Gaziset'in muhteşem konseri

Gaziset'in konser davetiyesini biz sanatçıların toplandığı bir akşamda Gaziset'in solisti olan sevgili Hüseyin Yücelten'in elinden aldık.
Gaziset'in konser davetiyesini biz sanatçıların toplandığı bir akşamda
Gaziset'in solisti olan sevgili Hüseyin Yücelten'in elinden aldık. Kendi
ülkemin sanatçısının konseri olur da ben o konsere gitmez miyim. Konsere
gittim. Yakın Doğu Kültür ve Kongre salonunda yerimi aldım. Fondan
Gaziset'in cdlerinin yer aldığı birbirinden güzel eserler çalıyordu. Farklı
bir tınıydı içimizi ısıtan, yüreğinizden akan farklı farklı duygular, bazen
hicaz bazen nihavent makamdan makama dolaşan rengarenk armoniler salonun
sessizliğini bölüyordu. Beklenen an gelmişti. Salondaki devasa bordo perde
yavaş yavaş açıldı. Yılların duayeni eşi bulunmaz çok çok saygı duyduğum
sevgili Hüseyin Kanatlı mikrofonun önüne geçti. Bu ne duruş,vizyon,diksiyon
koyu takım elbisenin içinde inanılmaz mükemmellere yaraşır şekilde
ağzından dökülen her bir kelime kulağınızı okşar gibi ruhunuza hitap
edercesine o birikmiş kelime hazinesi ile bilgi dağarcığınıza bir yığın
bilgi aktarıyorsunuz. Feyz alınacak yüce insan sevgili Hüseyin Kanatlı, orkestra sanatçılarını tek tek anons ettikten sonra Turizm ve
Çevre Bakanı Sayın Kemal Dürüst'ü sahneye davet etti. Sayın Bakan çok güzel bir
konuşma ile sözlerine başladı. İçeriği her ay kendi bünyesinde değişik değişik
sanatçılara konserler yaratacağının sözünü verdi. Bu tür düşünceler ve uygulamalar
son derece güzel.Sadece bu noktada üzüldüğüm bir konu vardır.Yapılacak bu tür
etkinliklerde sanatçılarımızın da kazanmaları gerekir. Yıllardır sanatla
uğraşıyorlar ama hiç bir şey kazanamıyorlar. Bundan sonra inşallah
sanatçılarımız hak ettikleri kazancı elde ederler. Anca o zaman sanatçılarımız
ürettikleri eserleri gerçek gün ışığına çıkarabilirler. İkinci konu ise yıllardan
beri süre gelen bir alışkanlık, bir çok insanımızın şuuruna yerleşen yerellik, yerel
sanatçı kavramlarının konuşulmasıdır. Bizler ülke sanatçısıyız.Yani Kıbrıslı
sanatçılar. Zaman geçtikçe de sanatta olmaması gereken bu kavramından ortadan
kalkacağına yürekten inanıyorum. Bugün çok değerli bir müzik adamı olan Turizm ve Çevre Bakanı Sayın Kemal Dürüst ve eşleri Meral Hanım'ın himayelerinde bu kadar güzel bir düşünce gerçekleştirildiyse
inanıyorum ki bir çok yürekleri güzel insan uyanacak ve bu tür güzelliklere imza
atacaklardır. Sevgili Hüseyin Kanatlı'nın sunuculuğunda plaketler orkestra
sanatçılarımıza takdim edildikten sonra konsere start verildi. Klavye gitarda Cemal
Özgürsel,tombaster basgitar Kazım Özalp,davul Sedat Avcan,saksafon ve keman İlker
Kaptanoğlu'dan oluşan orkestranın birbirinden güzel eserleriyle konser
başladı. Besteler Cemal Özgürsel ağırlıklı olup bin kişilik salonda yüz kadar seyirci
konseri izlemekteydi. Bu konu beni derinden yaralayan bir konudur. Yüz kadar
sanatçımızdan ise sadece üç dört kişi konseri izlemeye gelmişti. Her zaman her yerde
sanatçının yanında olan milletvekili sevgili Arif Albayrak,o gecede de konsere
katılmasıyla sanatın ve sanatçının yanında olduğu bir kez daha göstermişti. Geceye
katılanlar arasında Arif Üşgüzar,Mustafa Tozakı,Osman Cankoy ve ben Fahriye Özay
vardık. Sevgili sanatçı dostlar gelin hep elele gönül gönüle verelim ve sanat adına birlik olalım. Çünkü herkesçe de bilindiği üzere birlikten güç doğar. Senginin ve birliğin aşamayacağı güç yoktur. Herkesi her şeyi sevdiğimiz sürece çok çok başarılı oluruz. Konserde şarkılar birbirini kovaladı. Sevgili Hüseyin Kanatlı'nın anonsu ile sevgili Yıltan Taşçı Güney Kıbrıslı sanatçı Adamos ile Kıbrıs'ta sanatta ve her alanda ülkeler arası
barışı simgelemesi adına kırmızı gül diktiler. Sanatçının gür sesi ile sahnedeki
duruşu özellikle giyimi kırmızı kravatı ile resmen barışı simgeliyordu. Daha sonra
tekrar bir anonsla kulaklarıma inanamadım. Çok sevdiğim Ender Vangöl bir süre önce
sanatı bıraktığını söylediği günlerde ne çok üzüldüğümü anlatmıştım kendisine. Sevgili Ender çok şık çok güzeldin. Özlem isimli şarkı sana çok yakıştı çok güzel
söyledin. Seni orda kutlamıştım.Bir kez daha kutluyorum.Lütfen geri dön seni
seviyorum. Gaziset'in performansı on altı yıl sonra çok çok güzeldi. Eski
performansından hiçbir şey kaybetmemişti. Bizim sanatçılarımız her zaman görülmeye değer o kendilerine has yorumları ile eserleri ile içleri dışları bir, her zaman güler yüzlülerdir. Bu arada solist olan

sevgili Hüseyin Yücelten'den biraz bilgi topladım. Gaziset 1980 yılında Cemal
Özgürsel himayelerinde kuruldu. Tombaster basgitar Kazım Özalp, davul Hüseyin
Emel, nefesli sazlarda Tarık Aksal ve solist Hüseyin Yücelten zaman içerisinde büyük
bir değişime imza attı. On altı yıl önce sanata ara verdikten sonra Çevre ve Turizm
Bakanı Sayın Kemal Dürüst'ün girişimleri ile yeniden kaldıkları yerden devam
ettiler. Çok da iyi ettiler. Ön sıralarda Lefke Belediye Başkanı Mehmet Zafer kendi
sanatçılarını yalnız bırakmadı. Lefke Üniversitesi Rektörü ve daha birçok seçkin
insan sevgili Cemal Özgürsel'in elliye yakın bestelerinin ilham kaynağı vatanı, halkı
ve öğrencileriydi. Vatanını, insanını sevmek hele hele yetiştirdiği öğrenciyi sevmek
büyük ayrıcalıktır. Sevgili Cemal Özgürsel çok değerli bir müzik adamıdır. Sözlerinin
arasında şunu vurgulamaktadır. Keşke sanatçı dostlarımız ekmeklerini sadece sanattan

kazanabilseler o zaman çok daha başarılı olurlar. O güneş elbet biz sanatçılar için de bir gün

doğacaktır. Bestelerinin arasında seksenli yıllarda plak yarışında liste başı olan
ve halen dillerden düşmeyen Portakal Atışalım, Salamis, Gelkardeşim ve daha bir çok
eseri. Yüreğine sağlık sevgili Cemal Özgürsel. Bu kadar güzel bir geceyi bize
yaşattığınız için sizlere milyonlarca teşekkürler. Aramıza döndüğünüz için ayrıca
teşekürler. Cemal Özgürsel, İlker Kaptanoğlu, Sedat Avcan, Kazım Özalp ve Hüseyin
Yücelten yolunuz açık olsun sizi seviyorum.

Bu haber 5676 defa okunmuştur

:

:

:

: