Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde buzlar çözülüyor

Yıllardan beridir Ege’de sorunlar dinmek bilmiyor. Bu sorunlar karasuları, hava sahası, münhasır ekonomik bölge ve küçük adaçıklardır. Türkiye-Yunanistan ilişkileri bu çember içinde dönüp durmuştur. Yunanistan ve Rum tarafının AB (Avrupa Birliği)’ye üyelikleri ile sorunlar uluslararası bir hal kazanmıştır.

Yıllardan beridir Ege’de sorunlar
dinmek bilmiyor. Bu sorunlar karasuları, hava sahası, münhasır ekonomik bölge ve küçük adaçıklardır. Türkiye-Yunanistan ilişkileri bu çember içinde dönüp durmuştur. Yunanistan ve Rum tarafının AB (Avrupa Birliği)’ye üyelikleri ile sorunlar uluslararası bir hal kazanmıştır. (Örn; Kıbrıs sorununda olduğu gibi problem sadece Türkiye-Yunanistan-Güney
Kıbrıs-Kuzey Kıbrıs-İngiltere arasında iken Rum tarafının 2004’den sonra
AB’ye üyeliğinden sonra, sorunu tüm AB ‘ye taşıma isteği doğmuştur. Sorun
sadece dar anlamda değil uluslararası bir sorun haline getirttirilmeye
çalışılmıştır binaenaleyh Yunanistan-Türkiye arasında ki ege sorununuda bu
çerçevede değerlendirilmesi söz konusu olmuştur.Yani Ege Sorunları sadece
Türkiye-Yunanistan arasında ki bir sorun olmayıp AB’yi ilgilendiren sorun
olmuştur.)

Türkiye’nin AB ile müzakerelerin başlamasıyla Kıbrıs sorununda
Türkiye’nin yapıcı bir tavır alması ve Türk-Yunan yakınlaşması, öncelikle Ege sorunu ile Kıbrıs sorunu birbirinden ayrı tutma gayretlerini arttırdı. Ayrıca 2009’da Dünya’da ki Resesyon(Recession) ile uluslararası anlamda ülke ekonomilerinde gerileme daha da sonrasında kimi ülkelerde batmalar meydana geldi. Türkiye-Yunanistan arasında ki silahlanma yarışında her iki tarafta boşuna düşmanlık beslediklerini Yunanistan’da ekonominin iflası vesilesiyle anlamışlardır.

Bugün, Yunanistan’ın içinde bulunduğu durumu fırsat olarak görebilecek bir Türkiye’den bahsetmek yanlış olur. Maksimum işbirliği ve Sıfır Sorun(Maximum Co-operation Zero Problem) politikasından dolayı ile Ege’de ki sorunları çözmek için en uygun zamandır. Ayrıca, AB konusunda çıkış kapımızı yüzümüze kapatmak abes olacaktır.

Bugün Yunanistan-Türkiye arasında ki sorunların çözümü için gerekli olan siyasi iradenin ortaya çıktığından bahsedebiliriz. Erdoğan-Papandreu
görüşmelerinden sonra yapılan açıklamalarda, Yunanistan'ın kaçak göçmenlerin Türkiye ve Yunanistan üzerinden Orta Avrupa'ya sızmalarını önlemek amacıyla Türkiye ile işbirliği yapacağı ve bunun karşılığında AB'den, TC pasaportlarına vize kolaylıkları tanınmasını talep edeceği açıklanmıştı. Bu açıklamayı da bizzat Papandreu'nun yapması Türk tarafında memnuniyet yaratmıştı. Erdoğan'ın ise gerek büyük adadaki Yetimhanenin, Patrikhaneye iade edildiğini, Heybeli adadaki Ruhban okulunun da yeniden açılması için hukuki işlemlerin başlatıldığı yolundaki açıklamaları da Yunanistan’ı memnun etti. Ayrıca Kathimerini gazetesine göre Ege kıta sahanlığı, kara suları, hava sahası gibi iki ülkeyi zaman zaman savaşın eşiğine getiren konularda geçtiğimiz günlerde ki görüşmelerde çözümün eşiğine kadar gelindi açıkladı. Bu habere göre; Yunanistan bazı bölgelerde karasularını 12 mile çıkarırken, adalar civarında bunun geçerli olmayacağı ve daha azalıp artan bir plandan bahsediliyor. Bu yöntemle Yunanistan'ın Ege'deki denetimin payının yüzde 80'in altına iniyor. Bu senaryo gerçekleşirse Yunanistan, uluslararası deniz hukuku anlaşmasından kaynaklanan hakkını kullanarak, Ege, İyon ve Akdeniz'deki kara sularını 12 mile kadar çıkartabilecek. Ancak bu plana göre Türk kıyılarından uzakta kalan Girit adası ya da batısındaki İyon denizindeki kara sularını 12 mile çıkartabilecek.Türk kıyılarına yakın adaların etrafındaki kara sularını ise Türkiye ile anlaşmalı olarak 6 mil ile 10 millik hava sahası arasında azaltıp arttırarak, adaların kara sularıyla hava sahasını eşitleyebilecek.

Yunan gazetelerinden sızdırılan bilgiler siyasi iradelerin çözüm amaçlı bir vizyon ortaya koyduğunun ispatı niteliğindedir.

Bazı dönemlerde inişli- çıkışlı ilişkilere haiz olan iki ülke bu dönemde konjöktürel etkilerden de dolayı yakınlaşma içine girmişlerdir. Yunanistan silahlanmanın yararından daha çok zarar verdiğini yeni kavrayabilmiştir. Türkiye ise dış politika izlediği politikasını Yunanistan ile de sürdürme peşindedir. Bazen öyle zamanlar gelir ki yıllardan beri çözülemeyecek sorunlar bir günde çözülüverir işte bugün ki uluslararası konjönktür de buna müsait bir durumda. Umalım ki bu sefer siyasi irade sorunları biran evvel çözmeyi başarsın...
Bu haber 1417 defa okunmuştur

:

:

:

: