Yeşilırmak Pirgo Kapısı

Bugün canım uzun bir süre araba kullanmak istedi. Etrafı kolaçan ederek, ağaçların bitkilerin güzelliğini, yeşilliğini, denizin maviliğini, radyodan yükselen şarkılar ziyafetinde arabamı Güzelyurt'tan ta Pirgo kapısına kadar sürdüm de sürdüm.
Bugün canım uzun bir süre araba kullanmak istedi. Etrafı kolaçan ederek, ağaçların bitkilerin güzelliğini, yeşilliğini, denizin maviliğini, radyodan yükselen şarkılar ziyafetinde arabamı Güzelyurt'tan ta Pirgo kapısına kadar sürdüm de sürdüm. Aydınköy, Gaziveren, Yeşilyurt, Cengizköy (adını Cengiz Topel şehidinden alan), Gemikonağı, Lefke... Ah Lefke hurmalarınla, dünyadaki en lezzetli apliş toprağında yetişen yafa portakallarınla, tarihi evlerinle, hanlarınla, geniş avlularınla, kendine has bahçelerinle kim bilir bu tarihi evlerde yıllar önce ne aşklar ne sevdalar yaşandı. Üç gün üç gece yapılan düğünler, giyilen bindallılar, sırma telden gelinlikler, takılan elmas taçlar, gerdanlıklar, ful küpeler, bilezikler, kolyeler ile hurma, ceviz macunlarıyla meşhurdur. Birbirine bağlı halkı ile Apliş kapısı gündemdedir. Gölün üst tepelerinde sadece Kıbrıs'a has muflonlar mevcuttur. Ah Lefke geçmişten günümüze o kadar güzelsin ki...
Yedidalga'nın üst tarafında Soli Tiyatrosu, geçmişten günümüze sayısız tiyatro konserleri ile tiyatronun güzelliği insanın başını döndürür. Ufka doğru baktığınızda uçsuz bucaksız deniz maviliği huzur verir insana. Zaman zaman Toros Dağları'nı görürsünüz sanki yanı başınızda. Sadece Kırkmil çok çok yakın görünür. Deniz kenarında uçsuz bucaksız güzellikler sıra sıra balık restaurantları... Birkaç virajdan sonra Bademliköy bir kaç metre gerisinde sağ üst tepede Vuni sarayı görünür. Güneşin doğuşunu ve batışını Vuni sarayından seyretmenin dünyada bir eşi benzeri daha yoktur. Bütün sahil ayaklarınızın altında bu ne güzellik, bu ne muhteşem bir manzara, Tanrım sana binlerce şükürler olsun. Yeşilırmak'a doğru bakıyorsunuz denizin ortasında duran kocaman bir taş. Yeşilırmak taşı, Allah'a yalvarıyorum bu güzellik bu doku hiçbir zaman bozulmasın, nesilden nesile yaşasın ve aynı görüşe sahip olan ve yüreği güzel olan Kıbrıs insanına miras olarak kalsın. Tekrar arabama biniyorum ve müzik ziyafetimin eşliğinde Yeşilırmak’doğru ilerliyorum. Bu nasıl bir tesadüftür bilmiyorum sözü ve müziği bana ait olan “Günaydın” isimli şarkım radyoda çalmaya başlamıştı. Şarkımın sözleri şöyleydi:
Güleryüzlü insanları özledim
Kazasız belasız günleri özledim
Sevgi dolu yürekleri özledim
Bir ananın çocuğuna sarıldığı gibi
Sarmaş dolaş insanlığı özledim
Gel sen de yüreğinde sevgiler açsın
Güneşin en güzel doğduğu ülkeden
Günaydın, günaydın, günaydın...
Arabamın hızını tamamen düşürdüm. Kendimi şarkıma kaptırdım. Yeşilırmak benim için büyük bir önem taşımaktadır. Bu köye milyonlarca kez de gelmiş olsam kalbim hızlı hızlı çarpar. O kadar çok anım var ki bu köyde... Bir ara arabamın arka koltuğunda duran çiçeklere baktım içim burkuldu. Kalbime sanki bir bıçak saplandı. Yavaş yavaş kabristanlığın yoluna girmiştim. Kucağımda çiçekler arabamdan indim. Her taraf sessiz ve soğuktu. Aşırı soğuk olmamasına rağmen kabristanın havası beni üşütmeye yetmişti. Gözlerimden yaşlar boşalmaya başladı. Ağır ağır adımlarla kabristanlığa girdim. Kucağımdaki çiçekleri bir kaç ay önce kaybettiğimiz çok değerli sevgili Göksel Baradan’ın kabrine koydum. Sevgili Göksel Baradan Yeşilırmak’taki Pirgo kapısının açılmasındaki temel taştır. Bu kapının açılması için çok büyük uğraşlar vermişti. Kapının açılıp açılmayacağı hususunda hiç ümitsizliğe kapılmamıştı. Bir yıl önce deniz kenarında editörümle birlikte oturduk ve “Yeşilırmak”isimli köşe yazımda kendisi ile röportaj yapmıştık. Yeşilırmak için çok büyük bir kayıp bu denli genç, azimli, çalışkan, faydalı fikir üreten bir değerli insanımızı kaybetmek hem benim için hem de ülkem için çok büyük bir acıdır. Şimdi burada bize düşen görevler vardır. Bizler sevgili Göksel Baradan için ne yapabiliriz bu kadar güzel bir insanımız için onun büstünü yapıp Yeşilırmak’a en çok sevdiği yere dikmemiz gerekir. Bu mükemmel insanın görülüp tanınması gerekir. Ben buradan Lefke Belediye Başkan’ı Mehmet Zafer’e sesleniyorum. Bu konu ile ilgili ayrıca kendisiyle de görüşeceğim. Değerlerimize tek tek sahip çıkmalıyız ki ayakta dik durabilelim. Sevgili Göksel Baradan’ın göçü beni o kadar çok üzdü ki resmen yıkıldım. Bu yaşanan çok büyük bir şanssızlık, bu kadar genç ve bir o kadar da yüreği güzel bir insanın aramızdan ayrılması ben dahil herkesi de üzdü. Sevgili Göksel Baradan seni her zaman seni kalbimizde taşıyacağız. Toprağın bol mekanın cennet olsun sevgili Göksel Baradan. Gözyaşlarımı sildim ve yeniden arabama bindim. Ara bölgede kalan Günebakan köyüne doğru ilerledim. Yolun akışı ve arabanın süzülüşü çok güzel, rengarenk bitki örtüleri, sıcacık toprak kokusu her şey muhteşemdi. Yıkık dökük evler 1974 öncesi korku içinde yaşayan insanlar şimdilerde kim bilir nasıl bir duygu ile evlerini ziyarete gelirler. Her bir anı, yaşananlar filmlere konu olacak tarzda o kadar gerçek konu var ki ne romanlar ne filmler bu yaşananları anlatamazlar. Mürekkepler, kameralar bu gerçekleri anlatmaya yetmez. Yol beni o kadar düşündürdü ki, kendi kendime sordum. Bizler de kendi yollarımızı be denli sağlıklı yapamaz mıyız? Bunu yapmak çok mu zordur? Sevgili Göksel Baradan sana çok teşekkür ediyoruz. Bu kapının açılmasının mimarı sensin. Çok güzel fikirleri vardı. Yedidalga’dan Yeşilırmak’a kadar çevre düzenlemesi ve yol kenarlarına upuzun süren renkli bitki örtüsünü halkla birlikte buluşturacağını söylüyordu. Yeşilırmak girişindeki o hurda yığınını kaldıracağını, Yeşilırmak’a adına yaraşır bir şekilde güzellik katacağını söyler söyler dururdu. Bizim yüreğimizde sen hep yaşayacaksın sevgili Göksel Baradan…Sizi seviyorum.

Bu haber 5593 defa okunmuştur

:

:

:

: