Bölgemizde enerjinin rolü ve Nabukko

Gelişen ve değişen dünyamızın enerji gereksinimleri her gün daha da artmaktadır.

Gelişen ve değişen dünyamızın enerji gereksinimleri her gün daha da artmaktadır. Enerji faktörü son yıllarda devletlerarasında oluşturulan çıkar anlaşmalarında önemli role soyunmuştur. Enerji kaynakları haliyle Türkiye'nin de iç ve dış politikasının şekillenmesinde rol oynamaktadır. Türkiye bulunduğu coğrafyasındaki konumundan dolayı enerji kaynaklarına hem yakındır, birçok enerji çeşidine de sahiptir. Avrasya’nın büyük güçlerinden birisi olan Rusya’nın gaz rezerveleri çok fazladır. Rusya bu kozun uda Avrasya kıtası ve kıta ötesine karşı iyi kullanabilmektedir. Bu yazımızda ele alacağımız gaz yatakları ve bölgeye olası etkileri konusudur. Gaz yatakları genellikle Asya, Hazar bölgesi ve Orta Doğu bölgelerinde yoğunlukla çıkarılmaktadır. (İran, Azerbaycan, Türkmenistan, Mısır vb...) Enerji kaynakları bazen yumuşak güç(Soft Power) olarak da uluslararası ilişkilerin temel taşlarından biri olmuştur. Bunun sebebi de enerji kaynaklarına sahip olan devletlerin, olmayan ülkeler üzerinde etkide bulunduğuna birçok kez şahit olmuşuzdur. (2009 Ukrayna seçimlerinde Rusya’nın doğal gaz hamlesi ile işleri terse çevirmesi gibi..)Bilim adamlarımızın bazı araştırmalarına göre 2030’a doğru enerji kaynaklarının yetersiz kalacağı sorunu dünyanın başlıca problemlerinden birisi olacaktır. Bu yüzden insanoğlu enerji kaynaklarında alternatif yolları araştırmaya koyulmuştur. Avrupa Birliği de aynı sorundan şu anda muzdariptir. Çünkü gelişen endüstri ve nüfusu ile paralel olarak enerji gereksinimi artmış olan Avrupa Birliği, farklı kaynak ve yollara başvurmaktadır. Bu sebepten dolayı da çeşitli boru hatları projeleri günden güne artıyor, artmaya da devam edecektir. Bu projelerden birisi de Nabukko Projesidir(Nabucco Project). Nabukko Projesi 2002 yılında başlamış bir projedir. Bitirilme yılı 2013 olarak gözükmektedir. Birkaç firmanın bir araya gelip de oluşturduğu bu grupta;
Türkiye, Bulgaristan, Danimarka, Avusturalya, Macaristan ve Almanya gibi ülkeler vardır. 2002’in Eylül ayında başlayan proje’de artılar olduğu kadar eksilerde gözümüze çarpmaktadır. Bunlardan en önemlisi Avrupa’nın ihtiyacı olan 600 milyar metreküp(Yılda) ihtiyacın sadece 31 milyar metreküpünün şu an karşılanıyor olması kaynakların azlığını göstermektedir. (Avrupa ihtiyacının %5 ini sağlayabilecek şimdilik böyle görünüyor). Proje’nin başlıca amaçlarına bakarsak, bu proje ile Avrupa’ya gaz koridoru açmak, üye ülkeler arasında ilişkileri geliştirip arttırmak, Avrupa’nın tüm ülkelerine gaz arzını sağlayabilmektir. 2030’yılında Avrupa’nın gaz ihtiyacı %80(Yılda 600 milyar metreküp) artacaktır. Bu yüzden bu ve bunun benzeri projelere Avrupa gebe kalmıştır. Nabukko’nun dez avantajlarının başında gelen gaz rezervi sıkıntısının bir an önce giderilmesi gerekmektedir. Bu da gaz üreten ülkelerle ittifakın derinleştirilmesi ile aşılacak bir sorundur. Bu ortaklıklar Azerbaycan, Mısır, Türkmenistan, Kazakistan ve Rusya gibi devletlerle olabilir. Gelecekte Irak’ın bu gruba katılabileceğinden söz edenlerde vardır. Saydığımız ülkelerin gaz rezervleri yüksek ve kalitelidir. Rusya kendi coğrafyasında olduğu kadar coğrafya ötesinde de etkili olabilmektedir. Nabukko’ya rakip gösterilen ''Güney Akım Projesi'' Rusya tarafından gündeme alınmıştır. Rusya’nın bölgede gazı ''koz ''olarak kullanmasını burada da görebilmekteyiz. Örneğin; Türkmenistan Rusya’dan etkilendiğinden Çin’e enerji koridoru anlaşmasına girmiş ve bu yüzden gaz rezervini azalttığından Nabukko için cazipliğini yitirdiğini düşünebiliriz. Kısacası şunu söylersek Türkmenistan’nın ağa babası Rusya’dır. Bölgenin tekeli olan Rusya bu gücünü zaman zaman Azerbaycan üzerinde de göstermektedir. Rusya elinde bulundurduğu bu kozu Avrupa’ya karşı her gün kullanmaktadır. Avrupa’ya gaz ihraç eden Rusya’(Belarus ve Ukrayna üzerinden Avrupa’ya gaz akışı sağlanıyor) nın bu gücünden vazgeçeceği söylentileri birer ütopik düşüncenin ötesine geçememektedir. Son yıllarda ortaya çıkan Gürcistan krizinde Rusya Avrupa’ya karşı bu kozunu tekrar yenilemiştir. Avrupa bölgede çıkan olaylara seyirci kalmakla yetinmiştir. Şimdi size sormak istiyorum; Siz aslan olsaydınız, elinizde olan avınızı bırakır mıydınız? Sanmıyorum... Öyleyse şunu bir kere daha söylemek gerekmektedir; Dünya'da enerji ihtiyacı( wants/needs ) arttıkça gelişmekte olan ülkelerin, gelişmiş olan ülkelere bağımlılığı da buna paralel olarak artmaktadır. Dünya'da milletler arası ilişkilerin seyrine önemli etkisi olan ''ENERJİ'' başlığını Türkiye ve KKKTC olarak ciddi olarak değerlendirmemiz gerekmektedir. Akdeniz coğrafyasında yatan hazineden uzak durmak akıl işi değildir. Nabukko ve buna benzer projelerinin ortaya çıkmasına öncülük etme ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Çünkü Jeo-Stratejik konumu itibariyle Türkiye' nin çeşitli çıkarları da tam bu noktadan geçmesi söz konusudur. Günümüz dünya düzeninde ikili ve çoklu ilişkilerde bunları göz ardı edemeyiz. Asker, silah ve savaş yöntemlerinin sona ermeye başladığı bir sistem içinde yumuşak gücün(Soft power) kenara itilmesi söz konusu olamaz. Hele ki Orta doğu, Kafkasya, Asya, Avrupa ile Jeo-Stratejik ve Jeo- Politik ilişkileriniz varsa bu imkansızdır. Yorum sizde...
Bu haber 1452 defa okunmuştur

:

:

:

: