Kurultaydan sonra çok şey değişecek

Ulusal Birlik Partisi 11 Ekim 1975 yılından bu yana, Kıbrıs Türk Siyasi yaşamının içindedir. Ve bu tarihten buyana siyasi hayatımıza yön veren en önemli siyasi partilerden biridir.
Ulusal Birlik Partisi 11 Ekim 1975 yılından bu yana, Kıbrıs Türk Siyasi yaşamının içindedir. Ve bu tarihten buyana siyasi hayatımıza yön veren en önemli siyasi partilerden biridir.Önümüzdeki Cumartesi, yani 4 Aralık 2010 tarihinde UBP’nin
kurultayı var. Bu kurultay bana göre daha öncekilerden daha çok önem arz ediyor. Bu güne kadar Rauf Denktaş, Nejat Konuk, Osman Örek, Mustafa Çağatay, Derviş Eroğlu, Hüseyin Özgürgün, Tahsin Ertuğruloğlu ve son olarak da, Sayın İrsen Küçük UBP başkanlık koltuğuna oturmuşlardır. Sayın İrsen Küçük halen UBP genel başkanı ve başbakandır. Cumhurbaşkanı Sayın Eroğlu, UBP başkanlığını yıllarca sürdürmüş ve UBP ile özdeşleşmiş bir isimdir. KKTC de en uzun süre hükümette kalan siyasi partisi
olan UBP, Sayın Eroğlu’ndan sonraki ilk ciddi sınavını 4 Aralık kurultayında verecek.

Bu kurultay da başkan adayı olarak bu gün itibarı ile yani bu yazı yazılana kadar
üç isim var. Halen başkan olan Sayın Küçük, Sağlık bakanı Sayın Kâşif ve eski
bayındırlık bakanı Sayın Taçoy. İbreler Sayın Küçükten yana. Bu durum ortada. Şu
ana dek sadece UBP içinde değil, Bakanlar kurulunda, hükümet girişimlerinde, hatta
memlekette meydana gelecek tüm değişiklikler bu kurultaya endekslendi. Kimse bir
şeye dokunmuyor. Memleket sorunlar yumağı. Kaçakçılık, günlük olaylar haline gelen
asayiş bozukluğu, gün ve gün artan işsizlik her şey, her olay bu gün için görmezden
geliniyor. Bu gelişmelerle bu günlere kadar geldik. Peki, 4 Aralıktan sonra neler
yaşanacak. Hemen şunu belirteyim, memleketin bu günkü kara tablosunda hiçbir
değişiklik olmayacak. Bir koalisyon hükümeti olabilir. Bakanlar kurulu kabinesinde
değişiklikler olabilir. Ve tabi ki yarınki mahkeme kararına göre, UBP deki durumu
netlik kazanacak Sayın Tahsin Ertuğruloğlu’nun durumu da var. Yeni oluşumun daha
aktif biçimde çalışmalarını hızlandırması da söz konusu olacak. Hatta yeni isimlerin bu
saflara kayması her an olabilir. Sayın Taçoy ve Sayın Kâşif için yepyeni bir sayfa
açılabilir. UBP’li olarak veya başka saflarda. Ama bunların yanında daha önemli ve
köklü değişiklikler olacak.

Cumhurbaşkanı Sayın Derviş Eroğlu, UBP başkanı olarak yıllarca görev yaptı. Kendi
kadrolarını oluşturdu, hem UBP de hem de devlet kademelerinde. 4 Aralıkta UBP
başkanlığına seçilecek aday kim olursa olsun, öncelikle parti içinde ve devlet
kadrolarında kendi üst kademesini oluşturacaktır. Bu da Sayın Eroğlu’nun parti ile
olan bağının zayıflaması hatta kopması anlamına gelecektir. Şu an için kurultaydan
birinci olarak çıkma ihtimali yüksek olan, Sayın İrsen Küçük’ü düşünürsek mutlaka
kendi durumunu ileriye taşıyacak kadroları kurmak için çalışmalar yapacaktır. UBP,
KKTC’de en iyi örgütlenen, organize olan ve iktidar erkini en iyi kullanan partidir.
UBP, 2009 yılında toplumun tüm kesimleriyle ters düşen CTP’den iktidarı devralırken
gerçek anlamda toplum için umut olmuştu. Fakat bu gün yaşananlara ve toplumun
geneline baktığımızda önemli bir tepkinin var olduğunu ve beklentilerin
karşılanamadığını görüyoruz. 4 Aralık kurultayından sonra Türkiye hükümeti ile
imzalanan protokolün henüz uygulanmayan diğer maddeleri hayata geçirilecek. Bu noktada telefon dairesi ve elektrik kurumunun özelleştirilmesi, emeklilik ikramiyelerinden kesinti yapılması, 13. maaşın kaldırılması gibi ön plana çıkan konular daha da belirginleşecek.

Kıbrıs’ın kuzeyinde gerçek anlamda çok ilginç ve demokrasi ile bağlantılı olmayan
bir siyasi yapı vardır. Bu yapı tamamen sandığa, seçime ve oy kaygısına
endekslidir. Eğer oy kaygısı varsa, olması gereken hiçbir şey olmaz. Son iki yılını
seçimle harcayan bu toplum, bu kurultayı da atlatır. Önemli olan bu kurultaydan
sonra kimin kazanacağı değil, bu toplumun ne kazanacağıdır.
Bu haber 483 defa okunmuştur

:

:

:

: