Yeni Osmanlıcılık bu ise kabulümüz !

Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin tarihinde eşine az rastlanır bir şahsiyet.

Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin tarihinde eşine az rastlanır bir şahsiyet. Eski dönemlerdeki bakanlara nazaran daha ılımlı ve olayları iyi analiz eden yapıya sahip kişiliği vardır. Kısacası diplomasi oyununda pasif değil aktif bir aktördür. Dünyanın en saygın dergilerinden ‘’FOREIGN POLICY’’ dergisinde en önemli 100 küresel düşünür arasında bile gösterilecek kadar önemli işleri başarmıştır. Söylediği sözleri, yazdığı kitapları okurken bir kerede özümsenemeyecek kadar derin ve anlamlı bilgileri görmemek elde değil. Katıldığı sempozyum ve uluslararası toplantılarda üzerine ilgiyi çekmede ve çeşitli girişimlerde üstün başarısı gözler önünde. Wikileaks’in belgelerinde geçen ‘DELİ’ şahsiyetine büründürülen Davutoğlu bu işleri başardı diye mi çekilmiyor-kıskanılıyor? Bunun başka cevabı yoktur. ABD’li bazı diplomatların ‘’DELİ’’dir diye adlandırdığı Davutoğlu’nun ‘’Stratejik Derinlik’’ adlı kitabını okumayı kaçımız akla getirmiştir. Ülkemizde insanlar bir günde karalanabiliyor. Örneklerini şimdi saymaya çalışsam ne benim gücüm yeter ne de sizin okumaya zamanınız. Davutoğlu’nun söylemleri ile paralel sürdürülen dış politika ile komşularla ilişkiler stratejik noktalara taşınmıştır. Yalnızlaşan bir Türkiye yok, komşularıyla ittifak içinde ekonomik, askeri, siyasi noktalarda iyi noktalara getirilmiş ilişkiler mevcut. Aslında Davutoğlu’na göre; Selçuklu, Osmanlı’dan sonra bu topraklarda kurulan Türkiye’nin bir mirasçı olduğunun farkında olması gerektiğini söylemektedir. Buna göre de yaşanması gerektiğini de söylemektedir. Bugüne kadar buzdolabında bekletilen sorunların, çözümünün gelip geçtiğini, biran önce de bu yolda adımların atılması gerektiğini yazdığı kitabında açıkçada anlatmaktadır. Bölge ülkeleri ile soğuk savaş (1945’lerdan 1990’lara kadar) mantığının silinmesi gerektiğinin altını çizmektedir. İkili ve çok taraflı ilişkilerde ‘’Sevr’’ mantığının dışında ki yaklaşımlara açık olunması gerektiğini söylemektedir. Türkiye’de eski Dışişleri Bakanları’nın geçmişlerini çok iyi biliriz. Bunlardan çoğu bakanlıkta çalışan meslek memurları (diplomatlar) ile ilişkilerini belli bir rayına oturtturamadıklarından görevlerinden bir şekilde ayrılmışlardır. Dışişleri Bakanlığı’ndan çalışan diplomasi görevini sürdüren kişiler Davutoğlu’ndan memnunlar. Her seferinde Osmanlı ruhu canlanıyor, Eksen Kayıyor gibi söylemleri çıkardan ‘’Yahudi Lobileri’’nin söylemlerinin içi boştur. Terminolojik tabirle “BALONDUR’’. Yeni-Osmanlıcılık politikası iddiasında bulunanlara buradan bir çift lafım var. Eğer bu ülkenin komşularıyla sorunları, problemleri minimum seviyede seyrediyorsa, Uluslararası alanda Türkiye’nin konumu ve prestiji maksimum seviyede ilerliyorsa, gündemi belirlenen ülkeden çok, gündem belirleyen bir ülke olan Türkiye’de Yeni-Osmanlıcılık politikası varsa, biz bu vizyon ve politikalardan memnunuz. Wikileaks belgelerinde geçen bu iddialar BALON nitelikli söylemlerdir. Barış temelli politikaların ne Türkiye’ye zararı olacaktır ne de bölge coğrafyasına. Avrupa yıllardır birbirleriyle çekişip duruyor. 30 yıl savaşları, yüzyıl savaşları, dünya savaşlarını çıkaran güçler/ devletler/ulus devletler/ büyük güçlerdir. Yıllardır Orta Doğu coğrafyasında Osmanlı’nın yıkılmasından sonra barış gelmemiştir. Hoşgörü ve ılımlı politikalara aç/istekli coğrafyada insanlar barışa susamışlar. Silahların konuşulduğu bir coğrafyada yeni bir savaş dünyaya barış getirmez tam tersine kaosu getirecektir. Davutoğlu’ da bu yönde dış politika vizyonunu sürdürmektedir. Bu vizyon tüm ülkelere örnek olmalıdır. Yorum sizde…
Bu haber 1000 defa okunmuştur

:

:

:

: