Böyle giderse bizi bir erken seçim ancak temizler

Toplumcu Demokrasi Partisi ve Genel Başkanı Sayın Mehmet Çakıcı için özellikle Ulusal Birlik Partisi ile girilen koalisyon görüşmeleri sonrasında çok şey söylendi.
Toplumcu Demokrasi Partisi ve Genel Başkanı Sayın Mehmet Çakıcı için özellikle Ulusal Birlik Partisi ile girilen koalisyon görüşmeleri sonrasında çok şey söylendi. Halen daha söyleniyor. Bir siyasi partinin kuruluş amacı nedir? Elbette iktidar olmak, halka hizmet vermek. Tabi ki bunları gerçekleştirmek için ilk şart doğru zamanda doğru yerde olmaktır. Öncelikle şunu belirteyim, Sayın Çakıcının ve TDP’nin toplum önünde yükselen bir önemi ve değeri var. Bunun en büyük sebebi ise, halk tarafından denenmemiş olmak ve sivilleşmeden, ekonomik uygulamalara kadar net duruş ortaya koymaktır. Üstelik bu duruşu UBP ile koalisyon görüşmeleri sırasında da terk etmemek. Bu ortaklığı kabul etmeyen birçok kesim, mutlaka vardır. En büyük sebep, koalisyon hükümeti kurarak tek başına yıpranmanın önüne geçecek olan UBP’nin hükümet erkinin devamını sağlayacak olması ve tabi ki TDP’nin de hükümet ortağı olarak olumlu işlere imza atması sonucunda alacağı artı puanlar. Peki, bu noktada ülkenin ve ülke insanının refah düzeyinin artması, bugünkü gidişatın iyiye doğru kayması mı daha önemlidir. Yoksa hükümetin, yani UBP’nin tökezlemesini beklemek ve bundan siyasi çıkar sağlamak mı daha önemlidir. Bu soruyu değiştirmek ve beklentiler ile iktidar partisini değiştirmek, genel olarak iktidar ve muhalefet ilişkisi kıskancında düşünmekte mümkündür. Bu bağlamda doğru olan nedir? Muhalefetin, iktidar partisinin başarısızlığını sağlamak için her şeyi yapması mübah mı? Ya da iktidarda kalmak için yapılacakların sınırı yok mu? İşte bunları aştığımız zaman, toplum adına gerçek anlamda hizmet yarışı başlayacaktır. Bu düşüncenin sahibi olarak iktidarda olan veya muhalefette olan siyasi partileri eşit tuttuğumu belirtmek isterim. Örneğin, KTHY ile ilgili yüreğimiz hala daha sızlıyor. Ve bu ayıp uzun yıllar hafızalarda kalacak. Kurumla ilgili son darbe UBP hükümetinin üstüne kaldı. Peki, bu güne kadar hükümet eden diğer siyasi partilerin payı yok mu? Buna hayır diyecek bir kişinin var olduğunu dahi düşünemiyorum. Genel seçimler, Cumhurbaşkanlığı, yerel seçimler, kurultay derken yaşanan süreç aslında daha yeni başlıyor. Şimdi hükümet, kabine, bütçe ve koalisyon konuları gündeme oturacak. Bu tartışmalar yine memlekette biriken sorunların üstüne bir halı gibi serilecek. KKTC’de dünya yine siyasilerin etrafında dönecek. TDP lideri Sayın Çakıcıyı dün sabah sevgili Gökhan Altıner’in programında izledim. Önemli mesajlar verdi Sayın Çakıcı. UBP’nin 26 milletvekili ile yürümesinin zor olduğunu, beklentilerin kopmalara ve protestolara sebep olabileceğini ve bunları izlemek gerektiğini kaydetti. Özetle, yaşanacak gelişmelerin bir koalisyon veya erken seçimle sonuçlana bileceğinin de altını çizdi Sayın Çakıcı. Bu aşamada kurultayı atlatan UBP ve Başbakan Sayın Küçük’ün her ne olursa olsun bir erken seçime olumlu bakacağına kendi adıma pek ihtimal vermiyorum. Peki, erken seçim ihtimali doğsa bu gün için bu gelişme, ülkede neyi değiştirir. Hemen kendi cevabımı vereyim. Hiçbir şeyi. Belki iktidar partisi değişir. Meclis aritmetiği ve dengeleri değişir. Ama günlük yaşamda hiç bir şey değişmez. Yine yeni paketler gelir. Yine yeni uygulayıcılar, yeni paketleri uygulamaya koyar. Gerçek anlamda reform niteliğinde kararlar bekleyen yargı, eğitim, sağlık gibi yaşamsal önemi olan konular, gündeme dahi gelmez. Kısacası bir erken genel seçim bu günkü tablodan daha farklı hiç bir şeyi getirmez.
Bu haber 458 defa okunmuştur

:

:

:

: