Asil Nadir, Orhan Aslıtürk, Julian Assange

Başlığa bakınca, bu üç ismin aynı cümlede neden bir arada kullanıldığını merak edeceğinizi biliyorum. Üçü de kendi çapında isim yapmış, bir şekilde kanunla başları derde girmiş, yolları aynı yerde buluşmuş kişiler. Nasıl mı? Hepsi şu anda Londra’da.
Başlığa bakınca, bu üç ismin aynı cümlede neden bir arada kullanıldığını merak edeceğinizi biliyorum. Üçü de kendi çapında isim yapmış, bir şekilde kanunla başları derde girmiş, yolları aynı yerde buluşmuş kişiler. Nasıl mı? Hepsi şu anda Londra’da.
İkisi hapiste. Hem de aynı hapishanede. Birisi ev hapsinde. Üçünün yolu da aynı mahkemeden geçmiş. Hem de saatler arayla. Bu kadar rastlantı çok mu sizce. Önce bunların en muhteşeminden, Asil Nadir’den başlayalım. İçinizden biri, sizin toprakların mahsulü. 17 yıl aradan sonra kendi isteğiyle adını temize çıkartmak, hakkındaki 34 milyon sterlinlik, 66 ayrı suçlamayla yüzleşmek, mahkeme edilmek için Kıbrıs’taki krallar gibi hayatını bırakıp, Londra’ya gönüllü dönmüş bir işadamı. Tek şartı tutuklanmadan yargılanma isteği kabul edilince, ayağında elektronik kelepçe ile dolaşmayı göze alacak kadar kararlı. Her hafta en yakın polis karakoluna gidip imza veriyor. Polisin 250 bin sterlinlik kefalet şartı dışında, bir sürü maddeye de uyuyor. Geçen hafta 6 saatliğine apar topar, gözaltına alındı. Sokağa çıkma yasağını ihlal ettiği iddiasıyla. Sonra aslı olmadığı anlaşıldı, hem de Asil Nadir’in bir haftalık kendi evinde ne yaptığını tek tek gözler önüne seren video kayıtlarıyla. Polis, özür dileyip, bir zamanların “Midas Dokunuşlu” işadamını serbest bıraktı. Asil Nadir 69 yaşında. Döndükten sonra şu ana kadar iki defa Old Bailey Ağır Ceza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Önümüzdeki mahkemesi 20 Aralık’ta. Ancak kanunsuz şekilde gözaltına alınmasını kolay affedeceğe benzemiyor. Bu yanlışlığı yapanları dava edeceğini açıkladı. Şimdi hem davalı, hem davacı oldu Nadir. İkinci isim Orhan Aslıtürk. 1998 yılında Türkiye’den çıkmış. On yıldır Türkiye’nin “kaçakçılık” kanunundan aradığı, 7 aydır Londra’da Wandsworth Cezaevi’nde yatan bir işadamı. 12 yıldır Türkiye’ye adım atmamış. Türkiye tarafından kırmızı bültenle aranıyordu. Ve Nisan ayında Güney Kıbrıs’tan dönüşte Heathrow Havaalanı’nda gözaltına alındı. Hemen hapishaneye gönderildi. Bu hafta başı Türkiye’ye iade mahkemesi vardı. Aşırı kilo vermiş, beyazlaşmış saçlarıyla artık “yeter” der gibiydi. Ve o da kendi isteğiyle Türkiye’ye iadesini istedi. Hakkında “tutuklama” kararı yok, ancak “yargılanma” kararı var. En geç 2 hafta içinde, yılbaşından önce İstanbul’a giderek, hakkındaki tek mahkemeyle ilgili 1’inci Ağır Ceza’da yargılanacak. Şimdi kendisini İstanbul’a götürecek, Türkiye’den gelecek emniyet görevlilerini bekliyor. Julian Assange ise son ayların dünyada adı en çok işitilen ismi. Avustralyalı Assange, “Wikileaks”in kurucusu. ABD’ye ait gizli 250 binden fazla belgeyi sızdırmasıyla gündeme bomba gibi düşen bir kişi. Açıklanan gizli belgeler daha 400’ü bulmadı. Ancak her açıklamada yer yerinden oynuyor. Onun gözaltına alınması ise İsveç’te geçtiğimiz Ağustos ayında 2 kadına tecavüz ve cinsel taciz iddialarından, Isveç tarafından sorgulanma talebi nedeniyle. Assange’ın kefalet isteği yargıç tarafından reddedildi. Salı günü yeniden mahkemeye çıkartılacak. Wikileaks kurucusu İsveç’e iade edilmemek için elinden gelen her şeyi yapmaya niyetli. İsveç’teki suçlama iddiaları ne dereceye kadar doğru, bu kadınlar Julian Assange’le değil de başkasıyla olsalardı, işi hukuka yansıtırlar mıydı? Hepsinin yanıtı zamanla alınacak. Ancak Wikileaks’in açıklamaları susmadı. Son hızla devam ediyor. Nadir, Aslıtürk ve Assange. Ortak noktaları hepsinin şu anda yasal işleyen bir hukuk sürecinin bulunması. Londra’da oluşları. Haklarındaki suçlamaları kabul etmeyişleri. Ve Westminster Sulh Ceza Mahkemesi’nde buluşmaları. Hem Aslıtürk, ardından 24 saat sonra da Assange burada yargılandılar. Yurt dışına iadeleri burada görüşüldü. Asil Nadir’e gelince, Assange mahkemeye getirilmeden 2 saat önce Kıbrıslı işadamı buraya gelip, haftalık imzasını verdi. Aslıtürk ile Assange’ın bir başka ortak noktası aynı hapishanede olmaları. Yani hapishane komşuları. Biri Kıbrıs’tan Londra’ya geliyor adını temize çıkartmak için. Diğeri, tutuksuz yargılanmak üzere vatanına dönmeyi talep ediyor. Sonuncusu ise iade edilmemek için direniyor. Onun davası hepsinden daha çetrefilli. Kaderin garip cilveleri. Londra’daki meraklı bekleyiş böyle. Bakalım önümüzdeki günlerde neler göreceğiz.

Bu haber 1089 defa okunmuştur

:

:

:

: