13. maaş Anayasa’ya ve sosyal adalete uygun mu?

Aralarında bazı basın mensupları da dahil olmak üzere ülkemizde statükodan devamlı şikayet eden kesimler çıkarları biraz zedelendimi statükonun yılmaz bekçileri kesilmektedirler.
Aralarında bazı basın mensupları da dahil olmak üzere ülkemizde statükodan devamlı şikayet eden kesimler çıkarları biraz zedelendimi statükonun yılmaz bekçileri kesilmektedirler. Bunun için ise temel savunmaları hukuk devleti kisvesi altında anayasaya göre kazanılmış hakların geri alınmayacağıdır. Hukuk devleti ve anayasaya uygunluk mantığı ile hareket edersek, 13. Maaş hak olarak anayasa ve anayasanın öngördüğü sosyal devlet olgusuyla örtüşmekte midir acaba? Bunu net olarak cevaplayabilmek için KKTC anayasası ile sosyal devlet ve sosyal adalet kavramlarına atıfta bulunmamız gerekmektedir. KKTC anayasasına göre; Kıbrıs Türk Halkı egemenliğin kayıtsız, şartsız sahibi olarak; insan hak ve özgürlüklerini, hukukun üstünlüğünü, kişilerin ve toplumun huzur ve refahını korumayı içeren çok partili, demokratik, laik ve sosyal hukuk devletini gerçekleştirmeği hedef almaktadır. Şöyle ki, anayasanın 1. Maddesi, “ Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti, demokrasi, sosyal adalet ve hukukun üstünlüğü ilkelerine dayanan laik bir Cumhuriyettir” ifadesine yer vermektedir. Anayasaya göre KKTC devleti sosyal adalet ve hukukun üstünlüğüne dayanmaktadır. Hukuk ise sosyal adaletsizliği değil sosyal adaleti sağlamak için temel başvuru noktasıdır. Peki sosyal devlet ve sosyal adalet kavramlarından ne anlamalıyız? Sosyal adalet, sosyal devletin en temel ilkelerinden biridir. Şöyle ki, sosyal adaletin sağlanmadığı bir toplumda eşitlikten ve hakkaniyetten söz etmek de mümkün olmayacaktır. Sosyal adalet, toplumu oluşturan tüm kesimlerin yaratılan gelirden hakkaniyete uygun ölçüde pay almaları, sunulan sosyal hizmetlerden eşit şartlarda ve oranlarda yararlanabilmeleri anlamına gelmektedir. Sosyal devlet, devletin sosyal barışı ve sosyal adaleti sağlamak amacıyla sosyal ve ekonomik hayata aktif müdahalesini gerekli ve meşru gören bir anlayıştır. TC Anayasa Mahkemesi’nin 16-27 Eylül 1967 tarih ve K.1967/29 sayılı Kararında Sosyal Devlet kavramı şöyle açıklanır: '(Sosyal devlet) ... ferdin huzur ve refahını gerçekleştiren ve teminat altına alan, kişi ve toplum arasında denge kuran, emek ve sermaye ilişkilerini dengeli olarak düzenleyen, özel teşebbüsün güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayan, çalışanların insanca yaşaması ve çalışma hayatının kararlılık içinde gelişmesi için sosyal, iktisadî ve malî tedbirler alarak çalışanları koruyan, işsizliği önleyici ve millî gelirin adalete uygun biçimde dağılmasını sağlayıcı tedbirler alan adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu devam ettirmeye kendini yükümlü sayan, hukuka bağlı kararlılık içinde ve gerçekçi bir özgürlük rejimini uygulayan devlet demektir.” Yine Anayasa Mahkemesi bir başka kararında Sosyal Devlet kavramının şöyle anlaşılması gerektiğini belirtir: “Sosyal hukuk devleti, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak gerçek eşitliği yani sosyal adaleti ve toplumsal dengeyi sağlamakla yükümlü devlet demektir. Çağdaş devlet anlayışı, sosyal hukuk devletinin, tüm kurumlarıyla Anayasa’nın sözüne ve ruhuna uygun biçimde kurulmasını gerekli kılar. Hukuk devletinin amaç edindiği kişinin korunması, toplumda sosyal güvenliğin ve sosyal adaletin sağlanması yoluyla gerçekleştirilebilir. Anayasa’nın Cumhuriyetin nitelikleri arasında yer verdiği sosyal hukuk devletinin dayanaklarından birini oluşturan sosyal güvenlik kavramının içerdiği temel esas ve ilkeler uyarınca toplumda yoksul ve muhtaç insanlara devletçe yardım edilerek onlara insan onuruna yaraşır asgarî yaşam düzeyi sağlanması, böylece, sosyal adaletin ve sosyal devlet ilkelerinin gerçekleşmesine elverişli ortamın yaratılması gerekir.” Peki çıkarlarını korumak için sıkı sıkıya anayasaya sarılanlara sormak istiyorum: 1)Bütçesi Yunanistan’dan dahi kötü olan bir ülkede kamu sektörü dışındaki emekçi, çiftçi, esnaf, işadamı ve diğer kesimlerden topladığı vergilerle kamu sektörü çalışanına 13. Maaş vermek sosyal adalete ve anayasamıza uygun mudur? 2)Bütçesi iflas eden bir devletin en verimsiz sektörü olan kamu sektörü çalışanlarına hangi mantıkla 13. Maaş vermektedir? Bu maaş nasıl hak edilmektedir? ve bunun anayasadaki yeri nedir? 3)Ülkemizde 15 bine yakın işsiz ve binlerce kişi asgari ücretle yaşamak zorunda iken toplum genelinde en yüksek maaş alan kamu çalışanlarına bir maaş daha vermek sosyal adalete, sosyal devlete ve dolayısıyla anayasamıza uygun mudur? 4)Ülkedeki aşsızı, işsizi ve dar gelirliği dikkate almadan rahat yaşayanı daha da rahat yaşatmak için yapılan 13. Maaş ödemesi sosyal adalete, sosyal devlete ve dolayısıyla anayasamıza uygun mudur? 5) Kapatılan KTHY gibi kurum çalışanları yılbaşında evine belkide bir lokma ekmek getiremiyecek durumda iken yani bu kesim maaş bile almazken halen maaşlı kesime bir maaş daha vermek sosyal adalete, sosyal devlete ve dolayısıyla anayasamıza uygun mudur? 6)KKTC Anayasası’na göre Kıbrıs Türk Halkının geneline hizmet getirilmesi hedeflenirken kamuda çalışmayanı namerde muhtaç eden fakat kamuda çalışanı ihya eden bir devlet Sosyal Devlet olabilir mi? ve bu anayasamızın ruhuyla örtüşür mü? 7)Yoksa bu devlet yalnızca kamu çalışanının devleti midir?
Bu haber 1522 defa okunmuştur

:

:

:

: