İki dilli yaşam

Hafta içinde BDP’nin gündeme getirdiği ‘’İki dilli yaşam’’ konusunda TSK’nın sitesindeki açıklama tartışma konusunu farklı bir boyuta taşıdı. Söz konusu TSK’nın açıklaması ile Türkiye’nin gündemi eski günlere tekrardan dönerek ‘’Asker sivillerin işine karışmalı mı?’’ tartışmasını gündeme getirdi.

Hafta içinde BDP’nin gündeme getirdiği ‘’İki dilli yaşam’’ konusunda TSK’nın sitesindeki açıklama tartışma konusunu farklı bir boyuta taşıdı. Söz konusu TSK’nın açıklaması ile Türkiye’nin gündemi eski günlere tekrardan dönerek ‘’Asker sivillerin işine karışmalı mı?’’ tartışmasını gündeme getirdi. TSK’nın bu açıklaması siyasiler arasında görüş ayrılıklarını tekrardan gün yüzüne çıkarırken, akademisyen ve hukukçuları belli bir kutuplaşmaya çekti.

Tartışmaya sebep olan TSK’nın açıklamasına göre ‘’Dilimizin üzerine yapılan tartışmaların Cumhuriyetimizin temel kuruluş felsefesini kökten değiştirecek bir noktaya doğru hızla götürülmeye çalışıldığı endişe ile izlenmektedir’’ denilmiş ve Ulus devlet, üniter devlet, laik devlet noktalarınada vurgu yapılarak TSK dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Bu açıklamanın hemen peşi sırası ile her bir taraftan çeşitli yorum ve görüşler ekranlarda kamuoyu ile paylaşıldı. TSK’nın yaptığı açıklamayı ele alır ve yorumlarsak; Bu açıklama ile TSK halen Türkiye’nin güvenliğini tehdit edecek her türlü girişimleri bertaraf edebileceğini, halen söz sahibi olduklarını deklare etmiştir. Aslında Genelkurmay’dan gelen bu açıklama zamansız olmuştur. Üstü örtülü tehditkar ifadelerle dolu olsada, 12 Eylül 2010 tarihinden sonra bir anlam taşımamaktadır. Çünkü halk 12 Eylül referandumu ile ‘’Askeri Vesayete’’ ‘hayır’ diyerek TSK’nın açıklamasına en güzel cevabı vermiştir. Şimdi kendimize sormak lazım, 12 Eylül’de ki referandum sonucuna rağmen halen darbe mi yapacak? Yok böle bir şey.. ee o zaman bu gelen açıklama sadece polemik konusu olmanın ötesine geçemez. Türkiye’nin her bölgesinde, yöresinde kaç kişi Türkçe bilmektedir ya da kaç kişi Türkçe’yi konuşabilmektedir? Güneydoğu bölgesinde rastladığım birçok yaşlı nüfus Türkçe’yi iyi konuşamamakta hatta kimisi hiç bilmemektedir. Bilmemesi o vatandaşın sorunu mu? Burada sorun eğitimdir. Güneydoğu’da tabelaların çift dilli olması neyi etkiler. Bu üniter devlet modeline ters midir? Bu cumhuriyetin temel taşlarını yerinden mi oynatacak? Sanmıyorum.. Öyleyse bırakalım parlamenterler işlerini yapsınlar. Tartışılan iki dilli yaşam konusu siyasi bir polemik konusudur. Kısacası parlamenterlerin bileceği iştir. Onların materyalidir. Herkes üzerine düşen görevi yapmakla mükelleftir. Genelkurmay siyasi bir parti değildir. Siyasi bir partide olamaz. Genelkurmay her ne kadar siyasi partide yer alan parlamenterleri sıraya
getirmeye çalışmak istese de, siyasiler bu açıklamalara göre hizaya gelmeyeceklerdir. Aslında bu siyasi polemik konusu parlamenterler arasında sonuca varılacak bir tartışmadır. Hatırlarsak Sayın Devlet Bahçeli, BDP’nin bu açıklamasına çok sert şekilde açıklama yapmıştır. Sayın Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanlarda aynı konu hakkında konuyu ele almış ve tepkilerini dile getirmişlerdir. Kılıçdaroğlu’nun vaatleri; Kılıçdaroğlu CHP Kurultayı’nda ekonomi ile ilgili vaatleri dikkate değerdi. Özellikle Benim adım Recep Tayyip Erdoğan değil, Kemal Kılıçdaroğlu, parayı bulacağım diyorsam, ben parayı bulurum’’ demesi polemik konusu olmuş durumda. Kılıçdaroğlu’na sormak gerekiyor bu vaatleri ne ye dayanıp veriyorsunuz? Döneminizde SSK’da Başkanlık yaparken kurum batmıştı, Allah korusun seçim kazasıyla başa geçerseniz halimizi düşünemiyorum. Ayrıca Kılıçdaroğlu her daim dile getirdiği ‘Yeni CHP’yiz’ diyorken şimdi de ‘3.yoluz’ demeye başladı. Sayın Kılıçdaroğlu sanırım halen partisini bir yöne-tarafa oturtmuş değil. Rotasız gemi misali.. CHP Kurultayı’nda diğer önemli bir nokta daha vardı. O da Kılıçdaroğlu’nun Güneydoğu sorununu Lozan’la çözeceğiz! ‘’demesiydi. Güneydoğu sorunu derken neden Kürt sorunu demeyi tercih etmedi. Kurultay boyunca tek bir kere bile ‘’Kürt’’ kelimesini neden ağzına almayı denemedi? Merak ediyorum. Anlayacağımız Türkiye’nin gündemi doludizgin devam etmektedir. Konularla ilgili yorumları sizlere bırakıyorum.
Bu haber 984 defa okunmuştur

:

:

:

: