Rum polisin sözleri

Tam olarak hatırlamıyorum ama sanırım 1990’lı yılların başlarıydı, Girne 20 Temmuzstadyumunda Fenerbahçe ve Eskişehirspor futbol takımları arasında oynanacak olanfutbol maçını izlemeye gitmiştim.
Tam olarak hatırlamıyorum ama sanırım 1990’lı yılların başlarıydı, Girne 20 Temmuzstadyumunda Fenerbahçe ve Eskişehirspor futbol takımları arasında oynanacak olanfutbol maçını izlemeye gitmiştim. Daha sonraları da yanılmıyorsam, Atatürk Stadyumunun açılışında Fenerbahçe ile Sarıyer takımları karşılaşmış ve bu maçı daizleme şansı bulmuştum. O dönemlerde bu olay benim için çok önemliydi. Bu önem bugün içinde geçerlidir. Fakat ne yazık ki bu bile bize fazla görülüyor. VeFenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş gibi Türkiye’nin en önemli kulüplerinintakımlarını kendi ülkemizde, Kıbrıs’ta görmek mümkün değil. Hatta bu takımları biryana bırakın Türkiye’den herhangi bir branşta herhangi bir spor kulübünün bizimtakımlarımızla karşılaşması, tesislerimizde kamp yapması adeta yasaktır. Bununsebebi her fırsatta arkasına sığınılan, ambargolarsa yazık. Kıbrıs konusu, siyasibir konudur. Sporla bağlantısı olmamalıdır. Dünya bunu yapsa da Türkiyeyapmamalıdır. Kıbrıs’ın kuzeyi ile ilgilialınan hiçbir karar Türkiye’den onaysız alınmamıştır. Buna KKTC’nin kuruluşu dadâhildir. KKTC ve Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan insanları, görmezlikten gelerekKıbrıs’ın güneyine üstelik uluslararası karşılaşma yapmaya gitmeyi ben bu ülkeninbir vatandaşı olarak hiçbir zaman içime sindiremem. Geçtiğimiz Salı günü haber ajanslarından son dakika haberi olarak bir mesaj geldi. “Güney Kıbrıs’ta Türkiye’nin Pınar Karşıyaka takımı ile Rum Apoel basketbol takımlarıarasındaki maç sonrası olaylar çıktı. Türk takımı soyunma odasında mahsur kaldı.Olaylar soyunma odasında da devam etti. Gaz bombası atıldı ve taş sopalarla saldırıgirişimi yapıldı. Yaralılar var”. Evet, tüyler ürperten bir olay ve bu olayla ilgiligelen bir haber mesajı. Genelleme yapmak elbette doğru olmaz. Apoel takımınınfanatikliği, hatta kendi ülkesindeki rakipleri ile de zaman zaman olaylar,sıkıntılar yaşadığı bilinen bir gerçek. Peki, bu gerçek bu yaşanan olaylara kılıfolur mu? Asla olamaz. Bu olayın başka yönleri daha var. En başta Türkiye ve Türktakımları, Rum spor kulüpleri ile uluslararası müsabakalarda karşılaşabiliyorsa vede bu durum bir sıkıntı yaratmıyorsa, artık Kıbrıs cumhuriyetini tanımıyoruzdiyemez. Yani Türkiye Kıbrıs Cumhuriyetinin varlığını, limanlarını açmadan, birebir ilişkikurmadan da kabul ediyor ki bu KKTC’li spor kulüplerine bile sağlanmayan birayrıcalıktır. Eğer sporla siyaset karıştırılmamalı anlayışı ve spor evrenseldirilkesi ile bu ilişkiler kuruluyorsa, o zaman bu kural, Kıbrıslı Türkler için nedengeçerli değildir. Rum siyasi çevreler olayla ilgili yaptıkları açıklamalarda,olayı tasvip etmemekle birlikte Türk tarafının bunu kötü anlamda malzeme yaparakkullanacağını iddia ettiler. Olay sadece bu maçla alakalı değildir. Rum yönetimiyıllarca yapılan bir hatanın bedelini ödüyor. Bu olay ilk değil, güneyde saldırıyauğrayan insanlar var. Arabası taşlanan, rencide edilen Türklerin başına gelenlerizaman zaman görüyoruz. Rum toplumu, artık bu olayları ciddiye almalı ve cezayıöncelikle bu tür olayları hazmetmeyerek, dışlayarak kendisi vermeli. GüneyKıbrıs’ta yıllar içinde inşa edilen aşırı milliyetçiliğin sınırı kalmadı. Olaylımaçta görev yapan ve olay çıkmamasını sağlamak ve orada bulunan insanlarıkorumakla görevli bir polis bakın neler söylüyor “Bugün sizi burada koruyorum yarın ailemin, kapımın önüne gelecekler ve neden sizi koruduğumu bana soracaklar. Bunun hesabını vermekzorundayım”. İnanılmaz ama işin boyutu bu noktada.Olayın başka yönleri olduğundan bahsetmiştim. Bu noktada maalesef ki maalesefTürkiye’nin de kırmak istemediği, KKTC’ye uygulanan spor ambargosuna tekrar tekrardeğinmek istiyorum. Mesela, en çok ilgi gören spor dallarından olan futboldan yolaçıkarsak. Dünya futbolunun yönetim merkezi FIFA’dır. Ve FIFA’nın ayırımcılığakarşı 3. Maddesi şöyle demektedir; “Bir ülke, özel kişi veya gruplara yönelikolarak, etnik köken, cinsiyet, dil, din siyaset veya herhangi bir nedenleayırımcılık uygulanması kesinlikle yasak olup askıya alma veya ihraç yoluylacezalandırılır”. Bünyesinde bu maddeyi bulunduran bir yönetmenlikle dünya futbolunayön veren FIFA, 1998 Eylülünde ülkemizin köklü kulüplerinden Çetinkaya ile Almanfutbol takımı Bad Lippspinge’nin yaptığı bir futbol maçını gerekçe göstererek, Almantakımına para cezası vererek kendi kendi ile çelişkiye düştü. Olayın ilginç olantarafı ise Alman takımının ilgiliyi maddeyi öne sürerek bu cezayı kabul etmemesioldu. Kıbrıslı Türkler’in hiçbir mantıklı açıklaması olmayan spor ambargosuna maruz kalması noktasındaözellikle Türkiye tarafından bir lobi çalışması yapılmalıydı. Ambargoların, enkolay kırılabileni herhalde spor alanında olanıdır. Türkiye’nin uluslararası sporcamiasında yer alan önemli isimleri vardır. Mesela, Avrupa Futbol federasyonlarıBirliği yani, UEFA’nın ikinci isimi Şenes Erzik bu konuda koltuğunu düşünerek bugüne kadar olumlu bir adım atılması için ön ayak olmamıştır. Yanlışım varsa lütfendüzeltilsin. Son bir notla yazımı tamamlamak istiyorum. Lütfen kimse bu olayın çokbüyütüldüğünü birkaç kişinin yaptığı bir hata olduğunu söylemesin. Diğer örnekolaylarda göz önüne alınarak daha vahim olaylar yaşanmadan tedbir alınması içinbaskı yaratılsın.
Bu haber 572 defa okunmuştur

:

:

:

: