Yine domuz gribi

Geçtiğimiz yıl dünyayı sarsan “Domuz gribi” tartışması yeniden alevlenmek üzere. Üstelik ülkemiz KKTC’de.
Geçtiğimiz yıl dünyayı sarsan “Domuz gribi” tartışması yeniden alevlenmek üzere.
Üstelik ülkemiz KKTC’de. Amacım kargaşa veya tedirginlik yaratmak değildir. Amaönlem alınması ve geçen yıl yaşanan kargaşanın yeniden yaşanmaması için bilmek,bilmemekten iyidir diyorum. Ülkemizde, hizmet veren bir özel hastanede genç birbayan domuz gribi teşhisi ile tedavi görüyor. Hatırlanacağı gibi geçtiğimiz yıl, hemdomuz gribi hem de bu gribin aşısıyla ilgili olarak tam anlamıyla bir belirsizlikyaşanmıştı. Okullar tatil olmuş, gribin aşısı konusunda tüm kesimler, yapılıpyapılmaması konusunda ikilem yaşamıştı. Ülkeye giriş noktalarında alınan önlemler vecihazlarla ilgili durumu şu an bilemiyorum ama yapılan kontrollerin her zaman içinyapılmasının da faydalı olacağı kesin.

Konuyla ilgili olarak 20.11.2009 tarihinde objektif köşesinde “Karmaşa” başlığıylayazdığım yazımda şunları kaleme almıştım “Domuz gribinin veya geçtiğimiz yıl ortayaçıkan kuş gribinin yıllar öncesinde çıkma olasılığına karşı uyarılar yapıldığınıbiliyor muydunuz? Elbette hiç birimiz bilmiyorduk. Dünya sağlık örgütü tarafındanyapılan bu uyarının sebebi, ABD’de ikinci dünya savaşı öncesine kadar, domuzyetiştiriliciliği küçük çiftliklerde yapılırken 1950’li yıllarda yüksek seviyedeüretim ve kazanç elde etme, adına bu çiftliklerin bir çatı altında toplanmakistenmesi. Bu kararla beraber, bir çiftlikte 70 olan kümes hayvanı sayısı, 30binlere kadar çıktı, tabi ki sonuç olarak sağlıksız ortamda yetiştirilen hayvanlardaçeşitli hastalıklar görüldü. Bu uyarının yapıldığı tarih 1999’dur. Yine bu tarihteyapılan uyarıda domuz gribinin ilk görüldüğü ülke olan Meksika da bulaşıcı hastalıkçıkma olasılığının yüksek olduğu da belirtilmiş. Evet, yine insanoğlu kendi eliyle,daha fazla kazanç elde etme hırsının sebep olduğu, bir felaketi yaşıyor. Bu konununavantajlar sağladığı başka kesimlerde var tabi ki, ilaç üreticileri, insansağlığından çok ticari kazanca önem vermek ve bu salgın hastalıktan rant eldeetmekle suçlanıyorlar. Kişisel görüşüm, ilaç firmalarını suçlayanların pek de haksızolmadığı yönündedir”. Domuz gribi ile ilgili bu hatırlatmayı yapmamın sebebi, buhastalığın dünyanın birçok yerinde ve ülkemizde gündem olması sebebi ile aynikarışıklıkların yaşanmaması içindir. Bu satırların yazıldığı günlerde domuz gribiile ilgili olarak hepimizde biraz bilgi yetersizliği, meydana gelen kötü sonuçlardandolayı biraz tedirginlik ve elbette doyurucu açıklama yapılmaması sebebi ile birazkorku hâkimdi.

Kış mevsimini tam olarak yaşamaya başladığımız bu günlerde, özellikle okullarda,sınır kapılarında ve elbette sağlık kurumlarında gerekli önlemler son dakikabeklenmeden alınmalıdır. Bu önlem sadece kontrol amaçlı değil, daha önce yaşanankargaşaya fırsat vermeyecek şekilde bir hazırlığı da kapsamalıdır. İçindebulunduğumuz mevsimsel süreçte daha önce yaşanan bu hastalığın yeniden ortayaçıkması normaldir. Bu durum sadece bizim ülkemizle ilgili değildir. Mesela,İngiltere de bu hastalık yeniden gündeme geldi. Hatta bu hastalıktan son haftalardaölümler olduğu bildiriliyor. İngiltere’de son dönemlerde domuz gribinden ölenlerinözellikle 65 yaş civarı ve başka rahatsızlıklarının olduğu da dikkat çeken bir başkanokta. Domuz gribinden hayatını kaybeden insanlar olduğu haberinin geldiği bir başkaülkede Almanya. Almanya’nın Bild gazetesinde çıkan habere göre 3 yaşındaki bir kızçocuğu ve 51 yaşındaki bir adam bu hastalıktan hayatını kaybetti. Bu örnekler tabii ki üzücü. Ve bunları işin ciddiyetini anlatmak amacıyla bu satırlara taşıdım.Ülkemizdeki durum şu an için endişe verici değildir. Ama tedbirsiz olmak kadar kötübir şey de yoktur.
Bu haber 433 defa okunmuştur

:

:

:

: