Gelin birlik olalım

Her geçen gün bir yığın anormal olaylarla uyanıyoruz. Eskiden yabancı kanalların haber bültenlerini dinlerken neler oluyor dış ülkelerde diyerekten televizyonu kapatıyorduk.
Her geçen gün bir yığın anormal olaylarla uyanıyoruz. Eskiden yabancı kanalların haber bültenlerini dinlerken neler oluyor dış ülkelerde diyerekten televizyonu kapatıyorduk. Duymak istemezdik, yaşananları yüreğimiz kaldırmazdı. Bu tür vahşet dolu anormallikler, idaresizlikler, yanlış alınan kararlarla adamız anormallikte tüm dünya ülkelerini geride bıraktı. Hayallerimiz, rüyalarımız akışını değiştirdi. Halk olarak endişe içerisindeyiz. Eskiden öyle miydi? Sokağa çıktığımızda Hasan, Hüseyin, Ayşe, Fatma tanıdık yüzler herkes herkesle selamlaşır, oturur sohbet eder, gelecekten konuşulur, bahsedilirdi. Şimdi haber bültenlerinin spikerleri isyanlarda, gazete muhabirleri acılarda her geçen gün korku yüklü, endişeli günler, çaresiz beklemeler… Dua etmeliyiz. Duadan başka artık yapacak bir şeyimiz kalmadı. Gelin birlik olalım ve dua edelim belki o zaman anormallikler son bulur. Can-ı gönülden aşk ile dua edelim. Belki o zaman kurtuluruz. Son zamanlarda çokça çalınan Serdar Ortaç'ın parçası sanki bizim Meclis Kabinesi’ne yazılmış gibi: Yapılan her şey normal. Yurtdışında aranan katil Kıbrıs'ta özgürce dolaşır normal, çevre kirletilir normal, dere yatakları kapatılır normal,
yağmur suları akışları değiştirilir evleri su basar normal, küçücük çocuklara tecavüz edilir normal, hırsızlar günden güne çoğalır normal, kavga gürültü normal, yollarda sürat yapıp ölmek normal, hayvanlara eziyet etmek normal, aile içi şiddet normal, kocanın karısını öldürürcesine dövmesi normal, arkadaş arkadaşını bıçaklar normal, herkes herkesi kullanır normal, herkes herkesten iyi bilir normal, meclis yani büyüklerimiz bizi yönetenler kavga ederler normal, ürettiklerimiz satılmaz normal, hormonlu sebze yemek normal, elektrik kesintileri normal, okullar kapatılır öğrenciler okula gidemez normal, sık sık grev yapılır normal, narenciye dalda çürür normal, adamız beton yığına döndü normal, kaçak işçiler her geçen gün çoğalır normal, kendi ülke insanımız işsizlikten kıvranır normal, Güney’e ağır şartlar altında iş bulup da çalışmaya giden insanımız için normal, üniversiteli gençlerimiz evde oturur normal, ekonomi çöktü normal, ağaçlarımız günden güne azalmakta acımasız eller tarafından kıyılmakta normal peki anormal olan ne kaldı? Üzülerek yazıyorum. Çok ama çok üzülüyorum. Dalıp dalıp gidiyorum. Bugün Meclis'imizde genç, dinamik insanımız olsaydı vatanımız çok daha iyi yönetilecekti. Sporu, sanatı sevmeyen bir idare bizleri nasıl yönetebilir. Bir anket yapalım bakalım kaç tane milletvekilimiz kitap okur, sanatçı, sporcu ile ilgilenir veya spor yapar? İnsan spor yapmadan zinde olabilir mi? Beyin çalışır mı? Hayat sadece yemek yemekten ibaret mi? Ah bir hayallerim gerçekleşse birbirimize sarılsak, yardımlaşsak, spor yapsak, şarkı söylesek, deniz kenarında balık avlasak, eskiden olduğu gibi topluca sinemaya, pikniklere gitsek, topluca ağaç diksek, çevremizi temizlesek, yurtiçinde, yurtdışında lobiler oluştursak, ülkemizi, vatanımızı, canımız Kıbrıs'ımızı dünya insanına duyursak. Güzelliğini, bereketini, tertemiz su gibi berrak duruluğunu bir duyurabilsek
dünyaya gelecek nesillerimize sadece güzellikleri bırakabilsek, gülen yüzleri mutlu
yürekleri aşılayabilsek, nesilden nesile aktarabilsek. Evet gelin hep birlikte dua edelim mutlu yüklü yarınlara, kurtuluşlara, aşkın sembolü aşk tanrıçası Afrodit'in vatanını bütün kötülüklerden arındıralım. Kuruyan dalları, çiçekleri yeşertelim. Gelin birlik olalım sevgi ile canımız Kıbrıs'ımızı kurtaralım. Hiçbir şey için geç değildir. Sizi seviyorum.

Bu haber 5381 defa okunmuştur

:

:

:

: