Bankalar için çalışıyoruz

Türkiye de yapılan bir araştırmada, Türk halkının %60’nın bankalara borçlu olduğu sonucu ortaya çıkmış. Böyle bir araştırma bizim ülkemizde yapılsa, acaba ortaya nasıl bir sonuç çıkar.
Türkiye de yapılan bir araştırmada, Türk halkının %60’nın bankalara borçlu olduğu
sonucu ortaya çıkmış. Böyle bir araştırma bizim ülkemizde yapılsa, acaba ortaya
nasıl bir sonuç çıkar. Bana göre ülkemizde böyle bir araştırma yapılsa, Türkiye de
çıkan sonuçtan çok daha vahim bir sonuç ortaya çıkar. Son yıllarda, Kıbrıs Türk
insanının alım gücünde önemli bir gerileme oldu. Çalışan kesim için elde edilen
kazanç, günlük harcamaları ancak karşılayacak durumda. Zaten istenende buydu.

Kıbrıs Türkünün kıt kanat geçinmesi. Yani artık, özelliklede orta halli insanlar başını
sokacak bir evi, ayağını yerden kesecek bir arabası varsa, Allah’a duacı olacak.

Bankacılık ve bankalarla ilgili mevzuatı tam olarak bilemiyorum. Konu ile ilgili
ülkemizde zaman zaman bazı sıkıntılar, tartışmalar gündeme geliyor. Özellikle ANNAN
planından sonra Kıbrıslı Türklerin evet kararı ile kabul edilmiş sayılan, kuzey
Kıbrıs’ın 1974 öncesi Rum toprakları, şu anki sahipleri için bankacılık sektöründe
bir güvensizlik unsuru kabul ediliyor. Yani, 1974 öncesi Rum malı olan her hangi bir
taşınmazı satın almak isterseniz, bir çok banka bu konuda bir kredi başvurusuna
olumlu bakmaz. Bu noktada devlet mi güvensiz, devletin verdiği koçanlar mı, yoksa
KKTC yasaları, kanunları, kurumları birer yalan mı? Bankadan alınan krediler,
aslında başka mevduat sahiplerinin belli bir kazanç karşılığında bankalara emanet
verdikleri paralarıdır. Bankalar bu paraların geri dönüşümünü elbette sağlama almak
zorundadır. Bankalarla ilgili olarak en çok şikayet gelen bir başka konuda verilen
kredilerden kesilen vergilerle ilgilidir. Bu bağlamda muhasebe harçları ve kişisel
sigorta adı altında kesilen paralarında önemli miktarda olduğu biliniyor. Ve, bu
kesilen paraların verilen krediden kesilip de borçlandırılan paranın tümü üzerinden
yapılmasıdır. Türkiye meşeli bir bankanın kendi şubeleri arasında yaptığı işlemlerde
muamele parası aldığı daha önceleri basına yansımıştı. Bunun mantığını ben hala daha
anlayamadım. KKTC’de önemli sorunlar yaşanıyor. Bu sorunlar gün ve gün zorlaşan
yaşam koşullarının, Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan insanların yaşam düzeyinde bir
geriye gidiş yaratmasıdır. Türkiye para vermezse KKTC’de çarklar dönmez anlayışı bu
ülkede kabul görmüşken, yine bu ülkeden Türkiye’ye Türkiye bankalarına önemli
miktarlarda paralar gidiyor. Bu paraların geri dönüşümünü ve bu piyasada kullanımını
sağlamak için herhangi bir devlet politikasının olmayışı da önemli bir eksikliktir.

Emekli olan veya bir şekilde maddi birikim sağlayan, yada şirket sahibi olan iş
adamları çoğunlukla yerel bankalar yerine, Türkiye kökenli bankalarla çalışmayı
tercih ediyor. Bunun elbette bir çok sebebi var. Türkiye bankalarının daha güvenli
kabul edilmesi, yerel bankların bir çoğunun teknolojik yönden yetersiz olması
başlıca sebepler olarak gösterilebilir. Banka kredileri ile ilişkilendirilebilecek
bir başka konuda kredi kartlarıdır. Kredi kartları borçlandırmanın en kolay yoludur.
Ve kredi kartı kullanımı ülkemizde oldukça yaygındır. Ekonomik olarak zor bir
dönemden geçtiğimiz bu günlerde kredi kartı kullanımı daha da artmıştır. Özellikle
13. maaşların ödenmemsi ile yeni yıl arifesinde yapılan bir çok alışverişte kredi
kartları tercih edildi. Bir araştırma şirketinin açıklamalarına göre, Kıbrıslı
Türkler geride bıraktığımız 2010 yılında güney Kıbrıs’tan kredi kartları ile 18.6
milyon Euro’luk alış veriş yapmış. Bir ülke ekonomisinin en hareketli sektörü olan
bankacılık sektörü, ülkemiz içinde büyük öneme sahip. Kamu bankalarının
özelleştirileceği söylentilerinin ayyuka çıktığı bu günlerde, bankacılık sektörümüz
bir kez daha gözden geçirilmelidir.
Bu haber 394 defa okunmuştur

:

:

:

: