Sorunun özeti bir cümle

28 Ocak mitinginden sonra ortaya çıkan tabloya bakılınca, 2 Mart mitinginin önemidaha da arttı.
28 Ocak mitinginden sonra ortaya çıkan tabloya bakılınca, 2 Mart mitinginin önemidaha da arttı. Şimdi iş daha sıkı tutulacak. KKTC Başbakanı Sayın İrsen Küçük vebazı bakanlar geçtiğimiz hafta sonu, Ankara’ya bir ziyaret gerçekleştirip, TürkiyeBaşbakanı Sayın Erdoğan, bakanlardan Sayın Çiçek ve Sayın Egemen Bağışla görüşmeleryaptılar. Hatırlanacağı gibi, 15 Temmuz 2010 tarihinde yine bir Ankara ziyaretisırasında, gündeme gelen maaş konusu bu gün yaşanan olumsuzlukların habercisiolmuştu. Bu ziyarette ekonomik uygulamaların ve kamuda alınan maaşlarıntartışılması, ortak yapılan basın toplantısında gündeme getirilmişti. SayınErdoğan, KKTC Başbakanı ile bir banka müdürünün maaş yönünden karşılaştırmasınıyapmıştı. Bu konu 15 Temmuz 2010 tarihinden buyana tartışılıyor. Çünkü olaylarınarkası kesilmedi.

Yaşananları tekrarlamaya gerek yok. Üzücü olan bugün için, bu yaşananlardan bir dersalınmaması. Yine bir Ankara ziyareti ve yine bildik sözler. Yine bildik resimler.Bir tarafta gülen yüzler, bir tarafta kızgın bakan gözler. Bir taraf sanki suçlugibi mahcup. Bir taraf sanki tek haklı gibi güçlü. Ankara’nın tutumu ve söylemlerideğişmedi. Devlet Bakanı ve baş müzakereci, yani Türkiye’nin AB ile köprüsü SayınBağış “Bizim kültürümüzde anaya, öf bile denilmez” diyor. Aslında anlaşılmayan esassorun tam da bu cümlede saklı. Kıbrıs Türk Toplumunun, nasıl ki güneydeki RumToplumundan farkı vardır. Anadolu insanından da farkı vardır.28 Ocak mitingi farklıkesimlerde farklı şekillerde algılandı. Kıbrıslı Türklerle, Türkiye yönetimiarasında kırgınlığa ve de kızgınlığa yol açan olaylar mitingde açılan bazıpankartlara bağlandı. Yani İnönü meydanını dolduran binlerce insanın vermek istediğimesaj tam anlamıyla doğru şekilde anlaşılmadı. Bu olay bu gün itibarı ile neden halabu kadar tartışılmaya, konuşulmaya devam ediyor diye düşünürsek, bu miting butopraklarda bir milattır. Gün yüzüne çıkmamış, hasıraltı edilmiş, fakat toplumiçinde günden güne büyüyen ve yıllardır istismar edilen hayatsal sorunların, çözümüiçinde tarihi bir fırsat yaratmıştır. Bu fırsat kullanılmadı. Türkiye yönetimi bumitingi, tüm Türkiye halkına karşı yapılmış ve Türk halkına bir nankörlük gösterisiolarak bilinçli şekilde lanse etti. KKTC yönetimi de bu yanlış algılamayıgüçlendirecek açıklamalarla, sorumluluğun kendinde kalmaması için, mitingin Türkiyekarşıtlığına döndüğünün altını çizdi. Hükümet yetkililerinin son Ankara ziyareti,KKTC halkının beklentilerini maalesef karşılamadı.

KKTC hükümetlerinin de imza koyduğu paket uygulanacak. Üstelik görevi resmigazetede yayınlanan ve resmileşen yeni büyükelçi gözetiminde. KKTC hükümeti,Türkiye hükümet yetkililerinin tepkisini haklı buldu. 2 Mart mitinginin, 28 Ocakmitingi gibi olmaması için her türlü çalışma yapılacak. Güvenlik hat safhadaartırılacak. Fakat “Besleme” polemiğinin ve arkasından gelen talihsizaçıklamaların, Kıbrıs Türk Toplumunda nasıl bir etki bıraktığı, KKTC hükümetininAnkara hükümetini haklı bulmasının yarattığı hayal kırıklığı bu mitingin öneminiartırdı. Türkiye hükümeti son Ankara görüşmelerinde, KKTC hükümetini bu konudamutlaka uyarmıştır. Çünkü daha önceki mitingde, KKTC hükümeti üstüne düşeniyapmamakla suçlanmıştı. 2 Mart’ta güvenlik önlemleri daha ciddi ve güvenlikgörevlileri de sayısal olarak daha fazla olacaktır. Fakat dikkat edilmesi gerekenesas nokta karşıt gruplardır. Hiç adı duyulmamış bazı örgüt ve derneklerin 28 Ocakmitingine gösterdiği karşıt reaksiyonu göz önüne alırsak bu miting de istenmeyençok kötü olaylar yaşanabilir. Bu bir temenni değildir. Çok önemli bir uyarıdır.Daha önceleri, bu konular daha çok konuşulacak demiştim. Bu düşüncem hala devamediyor. Kıbrıs’ın kuzeyinde her anlamda büyük bir moral çöküntüsü, büyük birgüvensizlik var. Hiçbir söylem bu ortamı ortadan kaldıramaz. KKTC için Türkiye deaçılan ihaleler, KKTC de açılacakmış, yeni havayolu için yapılan çalışmalar varmış,Türkiye yardımları artacakmış bu yardımlar reel sektöre aktarılacakmış bunlarkimsenin umurunda değil. Çünkü bunlar yıllarca söylendi. Bu ülkede, partizanlık,adamcılık, yapılacak her iyi şeyi, yine belli bir kesime yönlendirir. Bu köşenin vebu satırların yazarı olarak, ne hükümet, nede hükümet partisini diğer siyasirenklerden ayırmadığımın altını bir kez daha çizmek isterim. İçinde bulunduğumuzsüreç şuan için topluma, ilerideki dönemlerde de iktidar partisine büyük zararlarverecektir.
Bu haber 439 defa okunmuştur

:

:

:

: