KKTC de sular duruluyor mu?

Haftalardır devam eden tartışmalar sonlanmaya doğru gidiyor.Ben böyle olmasını umut ediyorum çünkü gereksiz gerginliğin hiç de gereği yoktur diye düşünüyorum.
Haftalardır devam eden tartışmalar sonlanmaya doğru gidiyor.Ben böyle olmasını umut ediyorum çünkü gereksiz gerginliğin hiç de gereği yoktur diye düşünüyorum. Birkaç grup bazı pankartlar açtı tasvip etmiyorum çünkü sorun ne pankartlarda yazılı olanlar nede sokaklarda atılan bazı sloganlar. Bizler yaşadığımız ülkede önlem alma noktasında gereken duyarlılığı maalesef gösteremiyoruz ve sorunu başka yönlere çekiyoruz. KKTC nin sorunu gerçekte sokaklarda o eylem günü söylendiği gibi “işgal” sorunu mu.Bunu RUM tarafı iddia ediyor biz nasıl bu söylem tuzağına düşebiliyoruz. Ben hükümetin de bu konuda çok dik durduğuna katılmıyorum, sorun çözülmek için var çözüm yollarını tıkayacak önlemlerin alınması şart.

Bu eylemlerde daha da sorumlu düşünen sendikalar var ancak olmayan beklediğimiz diyalog.Bu bir kültür olmalı ve hükümet üyeleri tam bir kadro içerisinde bunu yürütmeli. Diyalog ile tansiyonun düşeceği bir gerçektir, başbakan sn KÜÇÜK bir heyet ile ANKARA’yı ve başta TC. BB sn ERDOĞAN’ı ziyaret etti ve Kıbrıs ta Türkiye aleyhine atılan sloganların değerlendirilmesi yapıldı ve havanın yumuşatıldığı ifade edildi. Neticede diyalog yolu ile bu sorun giderildi diye açıklandı, bu açıklanan kısım gerçekte böylemi bunu zaman gösterecek.Ben daha da ileride farklı tansiyon yükselmelerini beklemekteyim.

Ortada bir gerçek var ki o da bizlerin yani KKTC’deki tüm dengelerin kopuk olduğudur, mahkemeler de süren grevin gerçekte adaletin önünü tıkadığını ve devletin üç ayağından birinin aksadığını görmek istemeyenler var. Sendika bu eylemi yürütmede kararlı verilen zarar halkın boynuna kimin omurunda, hükümet yargıda devam eden grev için ne önlem aldı göremedim. Zarar büyük mevcut sistemde tıkanan yargı bu grevler ile de varın siz düşünün değerli okurlar.

Benim için en önemlisi devletin bir ayağının koparılmasıdır, KKTC anayasasına göre devlet üç temele dayalı çalışıyor YASAMA, YÜRÜTME ve YARGI bu üç kurum devletin temeli YARGI şu an görev yapamaz durumdadır, adaletin olmadığı bir yerde huzurdan bahsetmek güçtür bu sorunun bu kadar uzatılmaması gerekirdi. Ben halkı düşünen yoktur demek istemiyorum ancak halkımızın sesine kulak verdiğimiz zaman hükümet ve sendikaların tutumundan bıkmış usanmışlar. Demek ki sular durulmuyor TC hükümet yetkilileri ile sorun giderilse bile kendi içimizde devam eden bu sorunlar gölgesinde gerçekleştirilecek 2 Mart’taki toplumsal varoluş mitingi yine sorun yaratılmasına neden olacak gibi düşünüyorum. Halkımızın sesine kulak verirsek bence bu sorun giderilmiş değildir yine sloganlar atılacak pankart açma yasağı olmadığına göre açılacak pankartlar nasıl engellenecek. Bende ANAVATAN TÜRKİYE aleyhine atılan slogan ve açılan pankartlara karşıyım çünkü bizim sorunumuz o söylemler değildir.

Sorun varılacak bir anlaşma ise eğer anlaşma olmayacaksa ne olacağız daha da büyük sorun. Halkımızı daha çok geren belirsizlik nereye kadar devam edecek belirsizlik ortamı. Tanınmıyoruz beklenen açılımlar da olmuyor, işte halk buna isyan ediyor. Hükümet ile sendikalar bir arya gelmeli ve diyalog ile sorunlara çözüm aramalı ve bulmalı, benim görüşüm bu diyalog 2 Mart’tan önce gerçekleşmesi biraz güç gibi gözüküyor.

Bekleyip göreceğiz ne kadar ilerlemeler olacak şu tarihlerde ümitsiz olmak istemiyorum ancak var olan bu sıkıntıların giderilmesi konusunda da ciddi adımların atıldığını görmüyorum, başlıkta da dediğim gibi gerçekte KKTC de sular duruluyor mu? Yoksa yeni bir kriz yaratacak haftaya doğru mu gidiyoruz?

ERKAN EĞMEZ
Bu haber 571 defa okunmuştur

:

:

:

: