“Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir”

Bu gün yine tarihi bir gün. Tarihi bir eylem ve yine tarihe tanıklık edecek, tarihi İnönü Meydanı.
Bu gün yine tarihi bir gün. Tarihi bir eylem ve yine tarihe tanıklık edecek, tarihi
İnönü Meydanı. 28 Ocak mitingi sonrasında yaşanan süreç, yaşanan tartışmalar,
polemikler ve “Besleme” krizi sonrası Kıbrıs Türkünün ilk kez bir araya geleceği, 2
Mart mitingi birçok yönden önem taşıyor. Ekonomik uygulamalar ve hükümetin kararları
yanında hiçte olmaması gereken bir olayda bugünkü mitingi önemli kılıyor. Bu önem,
günlerce konuşulan Türkiye hükümet yetkililerinin yaptıkları olumsuz açıklamalar, bu
açıklamalara KKTC hükümetinin sessiz kalması. Besleme suçlaması ile kırılan, üzülen,
kızgınlığı artan Kıbrıs Türk toplumu bir anlamda bugün tüm bu olaylara cevap
verecek.

Peki, bize yakışan nedir? Yıllar boyunca huzur bulmamış bu ülkenin bir yarısını
kendine vatan bilmiş, her şeye rağmen eğilmemiş, tepkisini yasalar, hakkını
demokratik teamüller ve olgunluk çerçevesinde, dile getirmiş bu halka bu gün nasıl
bir miting, nasıl bir eylem, nasıl bir ses vermek yaraşır. Tabi ki en başta hem KKTC
hem de Türkiye hükümetine bu mitingin sadece ekonomik önlemlerle ilgili olmadığı
anlatılmalı. Kıbrıs Türk Halkı artık her seçim dönemi, her siyasi gelişme öncesi
siyasilerin Ankara’ya gidip Ankara hükümetinden izin alınmasını istemiyor. Bu toplum
bu saatten sonra kendi iradesi ile kendi seçtiği seçilmişlerin sadece kendisinden
izin almasını istiyor. Atatürk’ün “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” sözünün
artık Kıbrıs’ın kuzeyinde gerçek anlamda, anlam bulmasını istiyor. Kıbrıslı
Türklerin ne istediğini anlamak için bu topraklarda yıllardır yaşananlara ve bu gün
Ortadoğu da halkların isteklerine bakınca anlamak aslında hiçte zor değil.
Demokrat Partinin başlattığı eylem ve “Kendi Evimizin Efendisi Olmak İstiyoruz”
söylemi bana göre bu günkü ortama en uygun söylemdir. Bu gün 28 Ocak’ı aratmayacak
bir kalabalığın olacağı kesin. Hatta besleme krizinin de etkisini düşünürsek bu gün
İnönü Meydanının daha da kalabalık bir halk kitlesine sahne olma olasılığı
yüksektir. Bu paragrafın ilk başında sorduğum soruyu bir kez daha soruyorum. Bu
gün bize yakışan nedir? Pankartlar, söylemler elbette olacaktır. Olağanüstü emniyet
tedbirleri mutlaka olacaktır. Karşıt gruplar ortamı germek için fırsat arayacaktır.
Provokatör amaçlı davranışlar meydanda kol gezecektir.

İşte bu noktada bize yakışan, bilinçli, ne söylediğinden, ne anlatmak istediğinden
emin, tahriklere kapılmadan eylemini yapan ve amacına ulaştığı zamanda sessiz ve
olaysız bir şekilde evine dönmeyi bilen bir olgunluk göstermektir. Bu gün elbette
önemli. Fakat bu günden daha önemli olan, verilecek mesajı iyi vermek. 3 Mart günü
tartışılmaya başlanması gereken, kavgalar, küfürler, pankartlar ve Türkiye
karşıtlığı değil. Bu halkın her anlamda özgürlük istediği olmalıdır. Tüm bunların
yanında, bu mitingin Türkiye ve Türk Halkına karşı olmadığının anlaşılması için de
azami gayret gösterilmelidir. Bu günün esas muhatapları olan KKTC hükümeti ile
Ankara hükümeti de gereken duyarlılığı bu noktadan sonra göstermelidir. İki ülke
arasında konuşulmaya, paylaşılmaya başlanan sorunlar gün yüzüne çıktıkça çözülmeli.
Biz bugün üstümüze düşeni yapıp, isteklerimizi ve kendimizi iyi ifade etmeliyiz.
Bugünkü tarihi miting, bize yakışır bir şekilde olmalıdır.
Bu haber 409 defa okunmuştur

:

:

:

: