Bir yakalarsam...

Mart ayının güneşli, aydınlık harika bir günü... Beşparmaklar’a baktıkça yaşamın ne kadar gerçek ve güzel durduğunu düşünmeden edemiyorum. Tepesinde kar yığını bembeyaz bulutlar...
Mart ayının güneşli, aydınlık harika bir günü... Beşparmaklar’a baktıkça yaşamın ne kadar gerçek ve güzel durduğunu düşünmeden edemiyorum. Tepesinde kar yığını bembeyaz bulutlar... Yol kenarlarında kendiliğinden biten yemyeşil otlar, aralarında sarı sarı açmış çiçekler, kırmızı gelincikler... Kıvrılan yolda keyifle yavaş yavaş gidiyorum. Dönemeçte, belediye çalışanları yol kenarında büyümüş otları biçiyor ve siyah çöp torbalarına dolduruyor. Durup, ‘kolay gelsin’ diyorum. Bir derdim var, onlara mutlaka söylemeliyim. Şuraya, diyorum, şu direğin üstüne “ ÇÖP DÖKMEK YASAKTIR” yazılı bir tabela asabilir miyiz? ‘Ne var, ne oldu?’ diye soruyorlar. Tam sitenin giriş kapısının karşısına biri, durmadan çöp döküyor. Yanlış duymadınız, çöpü torbayla bırakmıyor, doğrudan doğruya yere döküyor.

Çevrecilik bilincinin tam olarak yerleşmediğinin farkındayım da bu kadar da olmaz. Belki de bir kasa ya da iki kasa limon sıkılmış ve kabukları olduğu gibi dökülmüş. Sinek yapar, mikrop saçar, pis kokular yayar... Dökenin umrunda bile değil... Zaman zaman kutu, bir torba çöp buldukça hemen bizim çöp kutusuna atıyorum, eldivenli ellerimle... Biliyorum, o dökecek ben de toplayacağım ve bu çözüm değil... En kısa zamanda bu soruna bir çözüm bulmam gerekiyor. Olacak iş değil...

Belediye çalışanlarından biri gelip bakıyor. ‘Haklısınız, içeriye bildirelim’ diyor. Yaşamda yasakların caydırıcılığı, belli kültüre erişememişler için yaptırım gücü taşıyor elbette. İster istemez bu yola başvuracaksınız. Başka çareniz yok. Bir ara radyolardan gönüllü çevreciler arandığı yayını yapıldı. Katılmayı istedim ama ben zaten çok yoğun tempoda işler yapıyorum. Ona zaman ayırıp da bekleneni yapabilecek miyim endişesini taşıdığımdan vazgeçtim. Öyle ya başlayınca bir şeyi tam yapmalısınız, ya da hiç başlamamalısınız. Doğası, havası ve insanları bu kadar güzel, cennet gibi bir ADA’da görülen böylesi manzaralar çok çirkin... Anlamadığım nokta: Her taraf tertemizken insanın bunu nasıl yapabildiği ve bu davranışı içine nasıl sindirebildiğidir. İçinizden, ‘Bu da bir şey mi? Daha ne manzaralar var bir görseniz... ÇÖP onların yanında en masumu kalır: tecavüzler, adam öldürmeler, hırsızlıklar...’ dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız hem de çooook... Duyarlı insanlar, her konuda rahatsız olan ve o durumu düzeltmeye kalkanlardır... Merak etmeyin, izlemeye aldım. Çöpü dökeni bir yakalarsam yandı...
Bu haber 308 defa okunmuştur

:

:

:

: