Borçlanmada yetki yapısı sözde tamam ama özde…

Geçtiğimiz günlerde piyasalarda güven ve istikrarı koruyarak, devletin iç ve dış borçlanmasına, hibe almasına, hibe ve borç vermesine ve nakit yönetiminin ...
Geçtiğimiz günlerde piyasalarda güven ve istikrarı koruyarak, devletin iç ve dış borçlanmasına, hibe almasına, hibe ve borç vermesine ve nakit yönetiminin maliye ve para politikalarıyla koordine edilmesine imkan sağlamak amacıyla hazırlanan “Kamu Finansmanı ve Borç Yönetimi Yasa Tasarısı” Resmi Gazete’de yayınlanarak halkın bilgisine getirildi. “Borç Yönetimi Komitesi” oluşturulmasını öngören tasarıya göre, bu komite “KKTC hazine bonosu veya devlet tahvili çıkaracak; devlet iç ve dış borcunu etkin bir şekilde yönetecek; verilecek garanti veya kefaletlerin miktar ve koşullarını belirleyecek, borçlanma ve garanti veya kefaletlerden doğan finansal alacakları izleyecek, devletin borç ve nakit yönetiminin maliye ve para politikalarıyla koordineli bir şekilde yürütecek” yetkiye sahip olacak.
Söz konusu tasarıya göre borçlanma yetkisi SÖZDE Merkez Bankası’na devredildi ve borçlanmaya sınırlama getirildi. Borçlanma ile ilgili kurulacak komitede 4 kişi olacak ve hükümet Maliye Bakanlığı Müsteşarı düzeyinde temsil edilecek. Diğer 3 üye Merkez Bankası Başkanı, Başkan Yardımcısı ve hazine işleriyle görevli dairenin müdüründen oluşacak.

BORÇ YÖNETİMİNİN ETKİNLİĞİ İLE İLGİLİ SADECE KOMİTE YAPISINA BAKARAK YORUM YAPMAK SALT ŞEKİLCİLİK OLUP İÇERİKLE BAĞDAŞMAZ. KALDI Kİ, BU KOMİTENİN SİYASETTEN ARINDIRILMIŞ OLACAĞINI İDDİA EDENLER, 4 KİŞİLİK KOMİTENİN İKİ TANESİNİN DOĞRUDAN SİYASİLERİN AĞZINA BAKTIĞINI, BİR TANESİNİN İSE SİYASİ KARARLA DEĞİŞTİRİLEBİLECEĞİNİ GÖRMEZLİKTEN Mİ GELİYORLAR. ÜSTÜNE ÜSTLÜK, PROFESYONELLİK GEREKTİREN BORÇ YÖNETİMİ KONUSUNDA İŞ BU 4 KİŞİLİK KOMİTE ÜYESİNİN ENAZ 4’DE 3’ÜNÜN BORÇ YÖNETİMİ İLE İLGİLİ UZMANLIK DÜZEYİNİ HERHALDE BU KONUDA AHKAM KESENLER BİLMEKTEDİR. DOLAYISIYLA, BORÇ YÖNETİMİYLE İLGİLİ ETKİNLİĞİN KURUMSAL VE PROFESYONEL YAPIYA BAĞLI OLDUĞU KONUSUNDAKİ AŞAĞIDAKİ YAZIMI TEKRAR BİLGİLERİNİZE GETİRMEK İSTİYORUM.

Kurum olarak hazinenin temel işlevleri arasında devlet adına borçlanmanın karar vericisi ve uygulayıcısı olma sorumluluğu da bulunmaktadır. Borç yönetimi ile ilgili Gürkan Ateş’e ait şu açıklamalar öne çıkmaktadır: “Borç yönetimi, devlet borçlarının etkin bir şekilde yönetilmesi için bir strateji geliştirilmesi ve yürütülmesi sürecidir. En basit tanımı ile etkin borç yönetimi, düşük maliyet ve asgari risk ile piyasalardan fon sağlanmasıdır. Etkin borç yönetimi genelde gelişmiş ülkelerde bağımsız bir bünyede veya Hazine ya da Maliye Bakanlığı gibi bir kurum bünyesinde kurulan borç ofisleri ile yürütülmektedir. Ülkelerin şartlarına göre ister bağımsız ister bir kurum bünyesi altında kurulsun, borç yönetiminin borç ofisleri aracılığı ile risk yönetiminde tam olarak uzmanlaşabileceği ve bu sayede verimli olarak çalışabileceği ortaya atılmaktadır. Çünkü risk yönetiminin farklı bir uzmanlık gerektirdiği ve bu birimlerde çalışan kişilerin tek bir konuda yoğunlaşmasının uygun olacağı savunulmaktadırlar. Borç yönetimi konusunda birçok OECD ülkesi ve gelişmekte olan ülkelerde yapılan reformlar sonucunda temel olarak üç önemli husus ortaya çıkmıştır. Bunlar borç yönetiminin politik baskılara maruz kalmaması, borç yönetimde çalışan kişilerin teknik bakımından yeterli olması ve teknik alt yapının sağlanmasıdır “. Buna ilaveten Nilgün Pehlivan tarafından yapılan şu açıklamada kayda değerdir: “Kamu borç yönetimi, temel olarak devletin gerek duyduğu finansmanın sağlanması amacıyla borç yönetim stratejilerinin oluşturulması ve uygulanması, maliyet ve risk hedeflerini yerine getirilmesinin yanı sıra, etkin ve likit tahvil piyasaların oluşturulması ve geliştirilmesi gibi diğer borç yönetim hedeflerinin de karşılanması olarak tanımlanmaktadır.”

2000 yılında yapılan bir ankete göre OECD ülkeleri arasında borç yöneticilerinin politika hedeflerine ilişkin olarak borç yönetimi hedefleri dört ana başlık altında toplanmaktadır: Bunlar sırasıyla 1)Devletin ihtiyaç duyduğu finansmanı karşılamak; 2) Borçlanma maliyetlerini en aza indirgemek; 3)Riskleri kabul edilebilir bir düzeyde tutmak; ve 4) Sermaye piyasalarını desteklemektir: Bu çerçevede, kamu borç yönetimi ilkelerinin kapsamı; Kamu borç yönetim ilke ve hedeflerinin açık bir şekilde belirlenmesi, Maliyetlerin yanı sıra kamu borç portföyünün taşıdığı mali risklerin analizi, Borç yönetimi hedefleri ile para politikası hedeflerinin ve sorumluluklarının birbirinden ayrıştırılması ve koordinasyonunun sağlanması, Borç düzeyinin artışına limit getirilmesi, Operasyonel riskin en aza indirgenmesi amacıyla borç yönetimi ile ilgili kurumsal yapılanmanın iyileştirilmesi ve etkinleştirilmesi, ve Kamu borç yönetimi ile ilgili kuruluşların sorumluluk ve yükümlülüklerinin açıkça tanımlanması hususlarını da içerek şekilde geliştirilmiştir.
Bu haber 1442 defa okunmuştur

:

:

:

: