Bilinçli olmak mı, olmamak mı?

Aslından geçen hafta çok yoğun geçti. Meclis Genel Kurulu’nun toplanamaması gibi muhalefetin güvensizlik önerisi ve daha birçok olay yaşandı.

Aslından geçen hafta çok yoğun geçti. Meclis Genel Kurulu’nun toplanamaması gibi muhalefetin güvensizlik önerisi ve daha birçok olay yaşandı. Meclisi veya diğer olayları tek tek anlatacak değilim. Ama o gün orada konuşulanlar ve basına yansımayanları dile getireceğim. Meclis toplantısı öncesi bir foto muhabiri ile aramda geçen diyaloğu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ben- Ne olacak bu durum?

Foto muhabir- Ne olsun be gardaş… Hepsi aynıdır.
B- Nasıl yani…
F- Görmüyor musun hükümet yanlısı değilim ama bu kadarı da olmaz…
B- Ne oldu da..
F- Ne olsun daha sanki ülkede sorunlar bitti. Biri koltuk sevdasında diğeri ise tekrardan iktidar olma sevdalısında.. hhhh bir diğeri de hükümet yıkılır ve güçlü muhalefet alırsa bende destekledim diye bir şeyler kaparım havasında… Yani sokaktaki insanlar neyin ne olduğunu bilmiyormuş gibi davranıyorlar.
B- Peki iktidar giderse ne olur?
F- Ne olacak geçen seferki gibi diğer parti gelir belki… Sorunlar biter mi bitmez… Ne olacak hepsi aynı…

Bu söylemlerin üzerine bizde Ada TV olarak sokağa çıktık ve vatandaşa sorduk…. Hükümet istifa etmeli mi? Aldığımız yanıtlar ise hiç de şaşırtmadı. Neler mi aldık işte…

SOKAĞIN NABZI…

1. Hükümet istifa etmeli. Derme çatma ile meclis toplanmaz. Biz bunları çok umutlarla getirdik. Ama hayallerimiz sular altında kaldı. Umduğumuz dağlara karlar yağdı. Diyecek bir şey yok…
2. Diğerleri geldiğinde ne yapacak. Diğerleri de bir şey yapamaz. Bence hükümet devam etmeli ve çözüm yolları bulmalı.
3. Bu yaşananlar hükümetin iç işleridir. Kimse iç işlerine karışmasın. Kendi sorunlarını kendi halletsin. Hükümet de bu sorundan dolayı istifa etmesin yani…
4. Hükümetin istifadan çok acil önlemler alması gerekiyor. Yaşanan kaostan kurtulmak için acil çözümler üretmesi gerekiyor. Şuan da esnaf kan ağlıyor. Nerdeyse esnaf kepenk kapatacak. Çözüm yolları istiyoruz. Koltuk kavgası değil…
5. Bu ülkede artık hiç bir şey yolunda gitmiyor. Cemil Çiçek’in dediği gibi…. Eylül, Ekim de tamamen biteceğiz. Artık Türkiye’nin de yardım etmesini istemiyorum. Çünkü yapılan yapıldı. Koltuk kavgasının bitmesini istiyorum ve çözüm yolları üşünülsün.

BİLİNÇLİ OLMAK
Aslında bunu yazmayacaktım ama yazmamda fayda var diye düşündüm. Cumartesi gecesi saat 23:00 sıralarında acil bir işim çıktı ve apartmandan indiğimde vatandaşın bir tanesi aracımın arkasına park etmiş. Yaklaşık 10 dakika kornaya bastım ama uyandırdığım kişilerin aracı değildi. Sonrasında kimin olduğunu öğrendim. Bu arada trafik polisini arıyorum. Ama kimseye ulaşamıyorum. Neyse kişinin kapısını 20 dakika çaldım. Ama yanıt veren yok. Artık umudumu polise yönlendirdim. 155’i aradığımda santral beni trafik şubesine yönlendiriyor. Ama orda kimse cevap vermiyor. Ben olduğundan fazla sinirlendim. Çünkü saat: 24:00’e doğru geliyordu. Daha sonrasında bir iki polis arkadaşı aradım… Onlar ulaşmaya çalışacağız dedi. Bu ara da tekrardan 155’i aradım. Artık santraldeki memurda bıktı ve bana Trafik Amiri ve Müfettişi Erkan Bey’in numarasını verdi. Erkan Bey’i aradım ve derdimi anlattı. Yaklaşık bir saattir burada kaldım ve kimse çıkmıyor. Polis gelmiyor dedim. Erkan Bey sağ olsun 5 dakikada polis gönderdi. Kişi yatağından uyandırıldı ve geç de olsa işimi yapabildim.

Demem şu ki; Girne Trafik Polis ekibine destek adam lazım. Çünkü yetişemiyorlar. Yani acil bir hastam olsa bilinçsiz bir kişi yüzünden aracımı çıkaramayacağım. Bir de trafik polisi Girne’de o kadar çok yoğun çalışıyor ki yetişemiyor.. Buradan bizde yetkililere seslenelim. Destek şart….

Siz siz olun hiçbir aracın arkasına park etmeyin. Herkes sakin olmayabilir…
Bu haber 1681 defa okunmuştur

:

:

:

: