Belçika, Avrupa'nın merkezi gibi

Arabamız sanki bir nehir gibi yolda süzüldü. Yol boyu izlediğim manzara beni diyardan diyarlara sürükledi. Biricik ailemle birlikte Belçika'nın içinden birçok kez geçmiştik. Belçika'yı biraz değişmiş buldum. Sanki ülkeyi biraz yaşlanmış gibiydi.

Arabamız sanki bir nehir gibi yolda süzüldü. Yol boyu izlediğim manzara beni diyardan diyarlara sürükledi. Biricik ailemle birlikte Belçika'nın içinden birçok kez geçmiştik. Belçika'yı biraz değişmiş buldum. Sanki ülkeyi biraz yaşlanmış gibiydi.

Yolları çukur çukur tamire ihtiyaçları vardı. Yolların biraz bakımından sonra Belçika'nın eski imajına geri döneceğine inanıyorum. Yollardaki ve sokaktaki ışıklar bölgeyi sanki ışık cennetine çevirmişti. Bitki örtüsü sanki cennet bahçesini andırıyordu. Bölgenin mimari yapısında tüm Avrupa 'da olduğu gibi çevre faktörü ön plana alınmıştır. Batı Avrupa'da Kuzey denizinin kıyısında Fransa ile Hollanda yer almaktadır.

Sınır bölgesi toplam 1385 km olup ülkenin komşuları Fransa 620 km uzaklıkta, Almanya 167 km uzaklıkta, Luxemburg 148 km uzaklıkta, Hollanda 450 km uzaklıktadır. Bölgenin iklimi kışın ılık olup yazın serin ve de nemli geçmektedir. Ama ülkede hava ne yazık ki her zaman rutubetli olup yağmurlu ve de bulutlu geçmektedir. Belçika kaynak kömürü, doğal gazı ve de en çok pırlanta taşı ile meşhur bir ülkedir. Nüfusu 10 milyonun üstündedir. Her Avrupa ülkesinde olduğu gibi bu ülkede de ciddi rakamlarda mülteci sorunu vardır. Belçikalılar çocuk doğurma konusunda oldukça tembeldirler. Aileler bebek yapmak yerine evlerinde kedi, köpek beslemektedirler. Evlerinin bahçelerini güzelleştirmek için yarışır durumdadırlar. Ülke pek güneşli olmamasına rağmen en çok satın aldıkları mobilya bahçe mobilyalarıdır. Çevreye çok özen gösterirler. Evlerinin önüne hiçbir kimse kıyafet asmaz. Anında polise ihbar edilir. Hatta ve hatta çevreyi kirletenler, arabayı yanlış yere park edenler ihbar edilir. Hükümet ihbar edenler için prim ödemektedir. Sırf bu işten geçinenler bile vardır. Güzel bir duygudur çevreyi korumak ve yaşatmak.

Hollanda'da deniz kıyıları çok temizdir. Sanki denize hiç girilmemiş hissi uyanır sizde. Her an denize girilecekmiş gibi de deniz kıyıları ona göre ayarlanmıştır. Fransa'da olduğu gibi bu ülkede de caddelerde köpek pisliklerine rastlamak mümkündür. Belçika’da konuşulan diller sınırlara göre değişir. Hollandaca, Almanca, Fransızca gibi diller konuşulur. Belçika iki bölümden oluşur. Flams ve Vals hükümetleri birdir. Ülke çok sempatik bir hükümete sahiptir. Avrupa Birliği Bankası başkent Brüksel'de bulunmaktadır. Belçika kültüre ayrıca çok önem verir. Benim DVD’lerimi gönderdiğim ülkeler arasında ilk cevap yollayan ülke Belçika'ydı. Bunu ayrıca belirtme ihtiyacı hissettim. Brüksel aynı zamanda çok eski bir şehirmiş. Hollanda ve Belçika eskiden bir ülkeymiş. Çıkan savaşlar sonucu bölünerek bu hale gelmişlerdir. Hatta Hollandalılar, Belçikalılar için sürekli fıkra üretirlermiş. Tıpkı bizim laz fıkraları gibi. Manş Denizi, Belçika, İngiltere ve Fransa'dan geçer. Oldukça soğuk ve de derindir. Belçika'nın bisküvileri ve çikolataları ayrıca meşhurdur. Belçikalı artistlerin çoğu ne yazık ki Amerika’da Hollywood'da yaşamaktadırlar(Jean Claude Van Damme).Belçika insanları diğer Avrupa insanlarına benzerler. Çoğunlukla mimari yapıları keskin hatlara sahip
olup göz alıcı bir görünüme sahiptir.

Ülkenin yemek için çok sayıda restaurantları olmasına rağmen damak tatları pekiyi olmayıp dışarıda yemek yemeyi pek tercih etmezler. Yemek zenginliği ve damak tadı olarak ülkemiz çok ileridedir. Siz siz olun gezmek görmek konusunda önce kendi vatanınızı sonra başka ülkeleri geziniz.Kıyas yapmak konusunda kendinizi daha tecrübeli hissedersiniz. Restaurantçılık konusunda bence Avrupalı'ların bizden daha öğrenecek çok şeyleri vardır. Bizler çevre konusunda biraz daha duyarlı davranırsak ve de diğer olgularla bir bütünü sağlarsak bence biz diğer ülkeler için daha iyi örnek teşkil etmiş olacağız. Gelin diğer konularda da birlik olduğumuz gibi bu konuda da birlik olalım. Böylece o kötü zamanları geride bırakmış olacağız. Her batan günün sonunda karanlık yeni doğan güneşle aydınlanır.Düşünüyorum da bu iklim başka ülkelere ait olsaydı kim bilir ne mucizeler yaratırlardı.Belçika'nın yol boyu kenarlarında Hollanda'dan esinlenerek güneş enerjisi ile ilgili bir çok yel değirmenlerine rastlarsınız.
Bir de dikkatimi çeken bir husus daha vardı. Ağaçlara o kadar çok önem veriyorlar ki, Mazallah bir tane ağaç hastalanmış olsa tüm gövdeyi bembeyaz bantlarla sararlar ve tedavisi için yapılması gereken ne varsa o yapılır. Ağaç kesmenin cezası çok büyüktür. Ağaçları da kimse kesmez. İnsanların görevleri çevreyi, ağaçları, hayvanları, ülkelerini korumaktır. Hükümetin görevi de insanları korumaktır. Sizi seviyorum.

Bu haber 5182 defa okunmuştur

:

:

:

: