Çeke çeke referandum efsanesini kopardılar

Kıbrıs Türkünün tarihteki kötü tecrübeleri yanında dünyadan tecrit olması kavramsal bir gerçek olarak sağ politikaları ön plana çıkarmaktadır.
Kıbrıs Türkünün tarihteki kötü tecrübeleri yanında dünyadan tecrit olması kavramsal bir gerçek olarak sağ politikaları ön plana çıkarmaktadır. Bunun en bariz kanıtı ise rejime kızarak ülkeyi terk eden ve özellikle İngiltere’ye yerleşen Kıbrıs Türklerinin kısa zaman sonra sağcıdan daha sağcı kesilmiş olmasıdır.

Dışlanmışlığın etkisiyle hem ülkedeki hem de yurt dışındaki Kıbrıs Türkü doğal tepki göstermekte ve bunun sonucu olarak özüne sahip çıkmaktadır. Başka bir ifade ile Kıbrıs Türkü doğuştan edindiği etnik kimliği ön plana çıkararak kendini ifade etmektedir. Bu düşünsel yapı içerisinde ise Kıbrıs Türkü mili değerleri esas alan çözümsüzlüğün devamı halinde ise mülkiyet ve güvenlik gibi hassasiyetleri samimi olarak savunan partiye yönelmektedir. Bu partinin adı ise kuşkusuz “Ulusal Birlik Partisi” olmaktadır.
Yaşanan ekonomik sıkıntılara ve muhalafetin iddia ettiği tutulmamış sözlere rağmen çözümsüzlüğün ve dışlanmışlığın devamı halinde UBP iktidarının pek alternatifi yok gibi gözüküyor.

Dış Destekli olarak Annan Planı rüzgarıyla iktidara gelen CTP, hükümet etmeyi yüzüne gözüne bulaştırınca siyasetten vazgeçme üzere olan Sayın Dr. Derviş Eroğlu’nu Cumhurbaşkanlığına taşımıştır. Dolayısıyla, her türlü olası sıkıntıya rağmen mevcut statükoda UBP ehven-i şer olarak alternatifsiz bir parti konumuna gelmiştir. Uluslararası camia tarafından dışlanmışlık ve Kıbrıs sorununun devamı halinde iktidar olma ihtimallerinin kalmadığını anlayan sol partiler, iflas etmiş tüccarların veresiye defterini karıştırdığı gibi “REFERANDUM EFSANESİ”ni ihya etmeye kalktılar.

Ancak, söz konusu sol partiler “referandum efsanesi”ni ihya etmeye çalışırken iki temel yanılgı içine düştüler. Birincisi Annan Planı ve Referandum’da ‘evet’ rüzgarı siyasi partilerin yarattığı değil konjonktürün bir ürünüydü.

İkincisi ise referandumda ‘evet’ diyen Kıbrıs Türkü neredeyse cezalandırılırken Kıbrıs Rum’u mükafatlandırılmıştır. Şöyle ki, referandumda ‘evet’ demenin Kıbrıs Türküne ne sağladığının cevabını verme uğraşı içine giren kesimler komik duruma da düşebilmektedir.

Referandum rüzgarı sonrasında umduğunu bulmayan ve dış dünyaya ve mevcut liderliğe kızan Kıbrıs Türkü ağır bir şamar niteliğinde Annan Planı ve referandum ürünü olarak ortaya çıkan liderliği tasfiye etmiştir. Peki bu liderliğin suçu ne idi ki halk tarafından ağır bir şekilde cezalandırıldı. İşte bunu iyi tahlil edemeyen bazı sol partiler yanlış bir strateji olarak “REFERANDUM EFSANESİ”ni ihya etmeye çalıştı.

Öncelikle hükümette bulundukları sürece geçmiş iktidarlardan pek farklılaşmadıkları için halkı sukut-u hayala uğratmışlardır. Bunun yanında, ‘BİR EVETLE AB VE ÇÖZÜM VAADİ’ de boşa çıkmıştır. Bunların arasında ise halkın sol liderliğe KIRMIZI KART vermesinin en önemli nedeni Kıbrıs’ta çözümsüzlüğün müsebbibinin ne kurucu cumhurbaşkanı ne UBP iktidarı ne de TC olduğunun anlaşılmasına rağmen bunu açıkça beyan etmemeleri ve dış dünyaya şirin gözükmeye çalışmalarıdır. Aksine, işlerine geldiği noktada çözümsüzlükte dış dünyanın ve Güney Kıbrıs’ın sorumlu olduğunu haykırmak yerine Kurucu Cumhurbaşkanı ve UBP iktidarlarını suçlamayı tercih etmişlerdir. Oysa, bugün yaptıklarını o günlerde deneyip Kıbrıs Türkünün refendumda ‘evet’ demesinin karşılığını mitinglerle dünyaya sormaları gerekirdi.

Unutulmaması gerekir ki; Annan Planı rüzgarı ile yaratılan olumlu hava yalnız sol partilerin değil, sendikalar, sivil toplum ve hatta bazı UBP’lilerin katkısıyla mümkün olmuş ve bu şekilde referandumda evet efsanesi yaratılmıştı. Maalesef bazı sol partiler referandumun bayraktarlığını tekeline alma bencilliğine girmiştir. işte bu saplantı nihayette “ben” kaygısına giren sözde çözüm ve barış güçlerini parçalamış ve halkın gözünde düşürmüştür. Neticede sol partilerin destek vermediği 7 Nisan tarihli sendikal platform mitingi, akabinde ise Sendikal Platform’un destek vermediği 25 Nisan referandumda ‘evet’ mitingi fiyaskoyla sonuçlandı. Ve… maalesef sıkıştığımızda Rum’a ve dünyaya biz referandumda ‘evet’ demiştik şeklindeki iradeyle ortaya çıkan efsaneyi de çeke çeke kopardık.
Bu haber 1487 defa okunmuştur

:

:

:

: