Gerçekten iki kişi var mı?

1974 Barış Harekâtı ile ilgili olarak eğer size birileri daha önce “en solcusundan” bile duymadığınız bir şey söylese ne yaparsınız?
1974 Barış Harekâtı ile ilgili olarak eğer size birileri daha önce “en solcusundan” bile duymadığınız bir şey söylese ne yaparsınız?
“Böyle düşünen en fazla iki kişisiniz!” der çıkarsınız herhalde işin içinden.
Mesela Türkiye Cumhuriyeti’nin Büyükelçisi Sayın Halil İbrahim Akça, “Böyle düşünen en fazla iki kişisiniz” derken, hangi yoruma karşılık bunu söyledi!
Merak ediyor insan!

Gerçekten de öyle zamanlar yaşıyoruz.
“Söylediklerimiz” değil, “söyleneni” yazıyoruz sadece.
Bir de neden o söz söylendi diye yazsak, halk hangi söze ne cevap verilmiş öğrense.

Bu ülkede bir gerçeği saklamak için çaba içinde “bazı” çevreler.
1974 Barış Harekâtı ile Ada’da Rum katliamlarının engellendiğini görmezden gelmek için çaba var.
Türk askerinin adaya çıkmasıyla, Ada’ya barış geldiğini anlamak istemeyenler var.

Bakın geçende Rumlar tarafından katledilerek, kuyuya gömülen Kıbrıslı Türklerle ilgili cenaze töreni vardı.
Törende konuşan şehit Hasan Taşer’in oğlu Mehmet Erbil Taşer ne diyor,

“Yanılgı içinde olanlar kendine gelsin…”

Haklı değil mi?

Annan Planı’na bile “hayır” diyen Rumları hala “barış” meleği görenler, neden “gerçekler” karşısında birilerini “suçlama” peşinde koşmaktadır.
Ancak yanılgıları şudur, Rumlar, onların “her şeye rağmen evet”ini bile kabul etmemektedir!
Bu haber 311 defa okunmuştur

:

:

:

: