Golan Tepeleri’ndeki sorun

Golan Tepeleri’nde evvelsi gün yapılan katliam Golan sorununa bir kez değinmemiz gerektiğini zorunlu kıldı.

Golan Tepeleri’nde evvelsi gün yapılan katliam Golan sorununa bir kez değinmemiz gerektiğini zorunlu kıldı. Golan Tepeleri Suriye’nin güneybatı ucunda bulunan bir bölge. Golan, İsrail Lübnan ve Ürdün üçgenindedir. Golan’ın bu kadar değerli olmasının sebebi, zengin su kaynaklarına sahip olmasındandır. Ayrıca İsrail topraklarını yüzeysel olarak görme imkânına haizdir. Golan Tepeleri 1967’de Haziran Savaşları’nda-altı gün savaşlarında (Six
Days War) soru işaretleriyle İsrail’in kontrolüne geçti. 1967’de altı gün savaşlarında İsrail, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü Ürdün’den Golan Tepeleri’ni Suriye’den ve Gazze Şeridi’ni de Mısır’dan almıştır.

1967’de yaşanan bu savaştan sonra İsrail bölgede demografik yapıyı bozmak için etrafta bulunan nüfus üzerine baskıyı arttırarak ve katliamlarını gerçekleştirerek bölgeyi boşaltmak istedi. Bu yazımızda İsrail’in Golan’da yapmak istediklerine kısaca değinmek istiyoruz.

1967’den sonra 125’e yakın Suriye’nin köyünü ve Suriye’de ki bazı şehirleri göçe zorladı. Tam sayısı bilinmese de 150 bin kişi civarında Suriyeli’yi göçe zorladılar. İsrail buradaki köyleri boşaltmasından sonra bölgedeki arazi ve yapıları Yahudi yerleşimcilere peşkeş çekmeye başladı. Fakat Yahudi yerleşimciler bu bölge yerine daha çok şehir merkezlerinde mülkler edinerek Golan Tepeleri civarında edindiği mülklerden uzaklaşıp merkezlere doğru harekete geçtiklerinden, İsrail’in Golan’da yürüttüğü politika’da tam olarak başarılı
olamamıştır.

İsrail’in bu bölgede yerleşim alanları inşa etme fikirlerinde tamamen başarılı olamasa da yapılanlar tamamen bugün bir meydan okuma yani siyasilerin bir oyunudur. İsrailli siyasiler burada ABD’nin Suriye üzerindeki baskılarından yararlanarak siyasi ve ideolojik oyunları devam ettirmeye çalışıyor. Bugün, Suriye’deki konjonktürden yararlananlar istediklerini ‘’vermeden alma’’ yoluyla gerçekleştiriyorlar. Uluslar arası hukuk bakımından halen
Suriye’ye ait olmasına rağmen de facto olarak İsrail’in kontrolündedir. Bölge coğrafyasının iklimden dolayı sıkıntılı olduğu bölgede Golan’ın yeşil ve sulu bir bölge olması ayrıca İsrail topraklarını tepeden görebilmesi bölgenin stratejik önemini arttırmaktadır. ‘’Mavi Marmara’’ baskınının ardından dünya’da İsrail’e karşı sivil tepkinin artmasından sonra evvelsi gün 22 kişinin Golan Tepeleri’nde öldürülmesi, 300 kişinin yaralanması ileriki günlerde sivil baskıların daha da artacağına işarettir. Yapılacak olan ‘’Filistin’e hoş geldiniz’’ eylemine Avrupa’dan Güney Amerika’dan, Asya’dan ve Afrika’dan İsrail’e aktivistlerin gitmesi sivillerin tepkisine bir örnektir. Bunların dışında dikkat çeken bir noktadan da söz etmek istiyoruz. ABD Başkanı Obama geçtiğimiz haftalarda ‘’yaşabilir bir Filistin ve güvenli bir İsrail için 1967 öncesi sınırların temel alınması gerektiğini ‘’söylemesi üzerine Netanyahu’nun cevabı ise ‘’Savunulamaz’’ olduğunu deklare etmişti. Bu yaşanan gelişme İsrail ve ABD arasında ki ilişkinin eski dönemlere göre biraz gerilediğinin göstergesidir. ABD’de ki başkanlık seçimleri öncesi Obama’nın İslam dünyasına karşı açılımı İsrail ile ilişkilerini daha da gerileteceğe benzese de. Obama, Yahudi lobilerinin desteğini tamamen de yitirmek istemiyor. Obama’nın Golan Tepeleri’nde yaşananlara ses çıkarmaması şu an için tepki vermemesi İsrail ilişkilerini daha da geriletmemesi içindir.
--
Bu haber 699 defa okunmuştur

:

:

:

: