Bosna Hersek Anıları - 8( Gençlerle...)

16 Mayıs oldu bile... Dönüş 19 Mayıs’ta, kısacası geri sayım başladı. Artık günler ve saatler su gibi akıp gidecek, biliyorum. Mostar dönüşü yorucu geçtiğinden sabah zor uyanıyoruz.

16 Mayıs oldu bile... Dönüş 19 Mayıs’ta, kısacası geri sayım başladı. Artık günler ve saatler su gibi akıp gidecek, biliyorum. Mostar dönüşü yorucu geçtiğinden sabah zor uyanıyoruz. Neyse ki program bunlar düşünülerek yapıldığından dinlenmeye zaman buluyoruz.

Puslu bir Sarayevo sabahı... Geceden başlayan yağmur aralıksız sürüyor. Bugün hava hep böyle gidecek gibi... Ülkenin neden bu kadar yeşil olduğunu daha iyi anlıyorum. Bugün biraz tembellik yapmak niyetindeyiz. Kahvaltı sonrası odamıza çıkıyoruz. Leyla ile odalarımız yanyana. Kim önce uyanırsa diğerini uyandıracak. Günün etkinliği, akşam altıda, bir lisede.

Öğle yemeği için taramvaya binip Yazarlar Birliğine gitmeyi bile göze alamıyoruz. Tramvaydan inince de neredeyse bir kilometre yol yürümemiz gerekiyor. Yağmurda hiç çekilmez. Ya otele yakın pizacıda yeriz ya da otelde çorba içeriz diye düşünüyoruz. Hiç bizdeki binbir çeşit piza aklınıza gelmesin. Pizayı mükemmel hale getiren bence Türkler... İtalya’da bile beş para etmez... Tatsız, yavan ve sadece peynir - hamur...

Akşam liseye gidiyoruz. Yağmur şiddetini artırmış, sicim gibi yağıyor. Biraz üşüyoruz. Lisede bir salon. Dört kişilik okul orkestrası “ Hababam Sınıfı” nın müziğini çalıyor, arkasından da birkaç halk ezgisi... Gençler her yerde genç elbette, pırıl pırıl gülümsüyorlar. Küçük salon çiçeklerle süslü... Özellikle leylak buketlerinin görüntüsü gözalıcı... Hele kokuları...

Etkinliğin sunucusu Fadila Nura Haver... Güzel bir ses tonu var. Bir de gözleri çok güzel, sürekli gülümsüyor. Açış konuşmasını yapıyor. Tek tek şairleri tanıtıyor ve bu yılın “ Çağdaş Türk Şiiri”ne ayrıldığını da anlatıyor. Bizler için ne büyük onur... Salonda 50 kadar öğrenci var ve elbette on kadar da öğretmen. Duvarda Bosna bayrağı asılı. Çevresinde el sanatlarından örnekler olan küçük tablolar: kurumuş çiçekler, işleme, gümüş kabartma figürler ve resimler...

Bu oda öğretmen odası olmalı. Masada on bir şair var. Burada bizden Leyla ile Feyyaz Bey şiir okuyacak, elbette çevirileri de ardından okunacak.

Gençleri inceliyorum. Kot, spor ayakkabı ve renkli tişörtler... Bir de onlara çok yakışan atkıları... Hemen her genç kız ya da erkek farketmiyor, mutlaka atkılarını boyunlarına doluyorlar ve bu onlara çok yakışıyor. Sarışın mavi göz ya da kahverengi saçlar ve bal rengi gözler... Genellikle beyaz duru bir ten... İnce yapılı ve zarif gençler... Kızlar ve erkekler... Bakışıyor, gülüşüyor, işaretleşiyorlar.

Bir dili anlamamak gerçekten çok kötü, hatta işkence gibi... “ Fransız kalmak” deyimi kafama dank ediyor, tam da böyle durumlar için biçilmiş kaftan bir deyim... Onlar dinleyip gülümsüyor, gülüyor ama neye güldüklerini anlamıyorsunuz... Anladığınızda da gülmek için geç kalmış oluyorsunuz. Rahmetli Kemal Sunal’ın filmleri aklıma geliyor. Zavallı Cenane, elimden kurtulamıyor. Durmadan, ne dedi, diye soruyorum.

Zararı yok burada olmaktan, onları tanımaktan çok mutluyum. Zaten vücut dillerinden de bazı şeyleri anlayabiliyorum.

Yarın Teşan’a gideceğiz. Teşan Osmanlı Devletinin ilk kurduğu şehirlerden biri. Yazarlar Birliği Başkanı Amir Brka, Teşan’da doğmuş, oraya tam anlamıyla aşık ... Teşan adını duyduğunda gözleri büyük bir gururla parlıyor. Her fırsatta bize Teşan’ı anlatıyor.

Yemek sonrası oteldeyiz. Yağmur bütün gece yağacak anlaşılan. İnşallah sabaha açar da Teşan yolculuğu daha zevkli geçer. Teşan, ülkenin kuzeyinde kalıyor.

Odamda biraz televizyon izliyorum. Türkiye kanallarından bazılarını da alıyor. Bosnalılar, Türk dizilerinden çoğunu satın almışlar izliyorlar. Üçyıl önce Ürdün’de de bizim yerli dizileri izlendiğini görüp çok şaşırmış, bir o kadar da sevinmiştim. Asi, Yabancı Damat, Gümüş vs.

Teşan’da biz, beşimiz Türk şairler olarak, şiirlerimizi tanıtacağız. Amir Bey ve eşi bizden dün ayrıldı ve önden hazırlıklarını tamamlamak için Teşan’a gittiler.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber 192 defa okunmuştur

:

:

:

: