Kıbrıs tarihini gün yüzüne çıkarıyor

Uluslar arası Kıbrıs Üniversitei(UKÜ)’nün bir süredir Tatlısu/Çiftlikdüzü’nde gerçekleştirdiği arkeoloji çalışmaları Kıbrıs ve Yakın Doğu Neolitiği için büyük önem arz eden sorulara yanıt veriyor.
Uluslar arası Kıbrıs Üniversitei(UKÜ)’nün bir süredir Tatlısu/Çiftlikdüzü’nde gerçekleştirdiği arkeoloji çalışmaları Kıbrıs ve Yakın Doğu Neolitiği için büyük önem arz eden sorulara yanıt veriyor.

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Arkeoloji, Kültürel Miras ve Konservasyon Merkezi tarafından sürdürülen Tatlısu/Çiftlikdüzü kazı çalışmaları Kıbrıs prehistoryasının (tarihöncesinin) yeniden yazılmasını sağlayacak. UKÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Müge Şevketoğlu başkanlığında yürütülen kazı çalışmalarının, adanın yakın çevresiyle, özellikle de Anadolu ile ilişkilerinin tarihine ışık tutması ve Kıbrıs’ın en erken yerleşiklerinin Yakın Doğu kültürleriyle olan yoğun bağlarına açıklık getirmesi bekleniyor.

TÜBİTAK TARAFINDAN DESTEKLENEN TEK BİLİMSEL KAZI
Yrd. Doç. Dr. Müge Şevketoğlu’nun UKÜ Haber Ajansı’na yaptığı açıklamaya göre adada gerçekleştirilen ilk Kıbrıs Türk bilimsel kazısı olarak bilinen Tatlısu/Çiftlikdüzü kazıları ilk olarak 1931 yılında Kıbrıs Müzesi’nin yüzey araştırmaları sayesinde keşfedilmiş. Şevketoğlu tarafından yeniden yoğun yüzey araştırmalarına başlanan Tatlısu/Çiftlikdüzü bölgesinde 1999 yılında ilk kazılara başlandı ve bu tarihten itibaren aralıksız olarak 2005 yılına kadar sürdürüldü. Müge Şevketoğlu, açıklamasında kazılarda Kıbrıs’ta yerleşim sürecinin en erken evrelerine ait yeni ve önemli veriler ortaya konduğunu ve 2009 yılından itibaren de UKÜ Arkeoloji, Kültürel Miras ve Konservasyon Merkezi tarafından kazı ve yüzey araştırma çalışmalarının sürdürüldüğünü vurguladı. 2010 yılında KKTC’den TÜBİTAK’a yapılan başvurular arasında, bilimsel değeri kabul edilmiş ve TÜBİTAK tarafından desteklenmeye layık görülmüş tek arkeolojik projedir.

KAZILARDA ŞAŞIRTICI BULGULARA RASTLANIYOR
UKÜ Arkeoloji, Kültürel Miras ve Konservasyon Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Müge Şevketoğlu kazı çalışmaları ile ilgili yaptığı açıklamada Tatlısu/Çiftlikdüzü alanında bugüne kadar gerçekleştirilen kazılar sonucunda yerleşimin beş evreden oluştuğunu ortaya koyduklarını anlattı. Şevketoğlu, kullanılan mimari tekniklerin çeşitli olmasını çok şaşırtıcı bulduğunu belirterek günlük kullanıma yönelik inşa edilmiş ve bugüne kadar altısı araştırılmış evlerde kerpiç ve ahşap mimarinin bir arada kullanılmış olabilecegini gördüklerini kaydetti.

“Yakın Doğu coğrafyası ile teknolojik ilişkilere açıklık getirilecek” Gerekli olan analizler tamamlandığında kireç/alçıtaşı sıva üretimi hakkındaki bilgilerin yenileneceğine de vurgu yapan Şevketoğlu, böylelikle Kıbrıs’ın Yakın Doğu coğrafyası ile teknolojik ilişkilerine de açıklık getirilmiş olacağını savundu. Tatlısu/Çiftlikdüzü’nün en önemli buluntu grubunu obsidyen aletlerin oluşturduğunu belirten Müge Şevketoğlu, “Bugüne kadar Kıbrıs’ta ele geçirilen obsidyen aletlerin toplamı, Tatlısu/Çiftlikdüzü yerleşiminden ele geçen 5 bini aşkın obsidyen parçayla karşılaştırıldığında, Parekklisha-Shillourokambos’tan 400 civarında parça, Kalavassos-Tenta’dan ise sadece 35 parça şeklindedir. Sadece bu veri bile göz önünde bulundurulduğunda, yerleşimin önemi açıkça ortadadır” dedi.

ARAŞTIRMALAR KIBRIS’TA TARİH ÖNCESİ DENİZCİLİĞE IŞIK TUTUYOR
Yerleşimden ele geçen balık kemiklerinin çeşitliliğinin hem derin denizlerde, hem de kıyıya yakın bölgelerde balıkçılık yapıldığının kanıtı olduğunu belirten Şevketoğlu, kemik ve dişten yapılmış oltaların da balıkçılığın yerleşimdeki önemine işaret ettiğini ifade etti. 2004 – 2005 yıllarındaki çalışmalarında hendek içerisinde tamamı korunmuş bulunan Caretta caretta türüne ait deniz kaplumbağası kalıntılarının ise ünik bir buluntu grubunu oluşturduğunu aktaran Yrd. Doç. Dr. Müge Şevketoğlu, bunun da Tatlısu/Çiftlikdüzü sakinlerinin deniz ile olan yakın ilişkisini gösterdiğini kaydetti.
Bu haber 23 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER