“Yüksek Öğretim Adına Anlamlı Bir Çalıştay”

Geçtiğimiz günlerde (9 Haziran) T.C Elçiliği tarafından finanse edilen ve zamanlama açısından çok anlamlı bir çalıştay gerçekleştirildi.
Geçtiğimiz günlerde (9 Haziran) T.C Elçiliği tarafından finanse edilen ve zamanlama açısından çok anlamlı bir çalıştay gerçekleştirildi.

Çalıştay, Girne’nin Lüks otellerinin birinde çok leziz bir ortamda düzenlenirken YÖDAK temsilcileri, tüm üniversitelerin üst düzey yöneticileri ve seçkin öğrenciler aktif katılımcı olarak katkı koydu.

Çalıştaya verilen önem Protokolun eksiksiz katılımıyla ortaya kondu. Şöyle ki, Cumhurbaşkanı, Başbakan, TC Büyük Elçisi, Milli Eğitim Bakanı ve YÖDAK başkanı konuşmalarıyla çalıştaya dönük motivasyonun artmasına neden oldular.

Çalışmanın odak noktası, KKTC yüksek öğretim sektörünün SWOT analizini yapmaya yönelikti. Yani, sektöre özgü güçlü ve zayıf yönler yanında sektörün kontrolu altında olmayan dış çevrenin yarattığı fırsat ve tehditleri belirlemek çalıştayın temel amacını oluşturdu.

Çalıştayda SWOT analizi dışında üniversitelerin bilimsel etkinlikleri önündeki engeller ve eğitim dışı misyonları üzerinde duruldu.

Çalıştayda bana göre önem arzeden hususları aşağıdaki gibi kısaca sıralayabiliriz:

 Yüksek öğretimde rekabetin oldukça yoğunlaşması (Türkiye dışında diğer ülkelerde de rekabetin ortaya çıktığı ve sayıları günden güne artan T.C’de kurulan ücretsiz devlet üniversiteleri ile rekabetin mümkün olmadığı)
 YÖDAK’ın sektörü yönlendirme, denetleme ve temsiliyet açısından yetersiz kalması
 Üniversitelerimize dönük kasıtlı kötü imaj yaratma girişimleri
 Ülkedeki ulaşım ve dolaşımın yetersiz olması
 Yurt dışından gelen öğrencilere yeterince sosyal ve kültürel imkanların sunulamaması
 Üniversitelerin farklılaşmaları açısından bilimsel çalışmalara imkan verecek bütçelerinin olmaması
 Gelişmiş ülkelerdeki gerçeğin tam aksine ülkede iş güvenliğinden yoksun en dezavantajlı kesimin akademisyenlerin olması
 Genel olarak akademisyenlerin sahip olduğu düşük alım gücü nedeniyle bilimsel çalışma yapabilecek kaynak bulamaması
 Demokratik yapıyla ilişkili olarak akademisyenlerin fikri özgürlüğünün tam olmaması ve dolayısıyla ülke sorunları karşısında duyarsız gibi görünmeleri
 Üniversitelere karşı siyasi müdahaleler
 Türkiye’den gelen öğrencilere harç indirimi yanında burayı cazib kılacak bedelli askerlik gibi fırsatların sunulmaması
 Bilimsel çalışmaları motive edecek dinamizim ve vizyona göre akademik kadroların üniversitelerde yeniden şekillenmesi

Yukarıdaki liste elbetteki uzayıp gidebilir. Günün sonunda ümit ettiğimiz ve inandığımız olgu; TC Büyük Elçiliği ile hükümetimizin işbirliği ve eşgüdümü ile KKTC yüksek öğretim sorunlarının giderilmesi ve sektörün rekabet edebilirliğinin artırılması için gerekli önlemlerin alınacağıdır.
Bu haber 1569 defa okunmuştur

:

:

:

: