Akel ve Hristofiyas’a inananlara şaşıyorum

Şaşıyorum bizim taraftaki Hristofiyas taraftarlarına. Onun kazanması ile adamızda çözüm sürecinin hızlanacağını sananlara. Bu adam değimliydi, 2004 deki referandum da barışın önünü tıkayan.

 

 

Dr.Bülent Dizdarlı

Tabipler Odası Eski Başkanı

 

 

Şaşıyorum bizim taraftaki Hristofiyas  taraftarlarına.  Onun kazanması ile adamızda çözüm sürecinin hızlanacağını sananlara. Bu adam değimliydi, 2004 deki referandum da barışın önünü tıkayan.

Biraz cesur olabilse en azından öyle davranabilse bugün,  Federal Kıbrıs Cumhuriyeti  dördüncü  yılında idi. Papadapulos’un göz yaşlarının arkasına geçip, bizi barış söylemleri ile oyalarken aniden “Oxi” çekip hayal kırıklığına uğratan AKEL   ve lideri değil miydi?  Güney  Kıbrıs, havai fişekler eşliğinde kutlamalarla Avrupa Birliği’ne girerken, kuzeyde başımıza balyoz düşmüş gibi kalakalmamızın nedenlerinin başında  bu sahte barış havarisi gelmiyor muydu?  Ne kadar da çabuk unuttuk.

Papadapulos en azından savunduğu doktrin çerçevesinde politikalar üretti.  Ne düşündü ise onu söyledi onu yaptı. Hoşumuza gitmese de tıpkı ilk başkanımız Denktaş Bey gibi düşündüklerini söyledi ve uyguladı. Bu nedenle ikisine de saygı duymak gerek.

Oysa Hristofiyas ve partisi,  başka şey söyledi, başka şey uyguladı. Düşüncelerini ise hiç anlamayamadık.  Bir gecede karar değiştirip, barışı sattılar. Bununla da kalmadılar. Bizim barış yanlısı Başkanımızı, eski başkanımız ile özdeşleştiren ve “Talat, Denktaşlaştı” argümanını ilk ortaya atan da onlar oldular.  Biz de  maalesef bunu bizim  tarafta  hemen yedik, hemen sahiplendik. Aslında kendi liderleri çoktan Papadopuloslaşmıştı.  Bunu farkındaydılar, ancak “çabuk hırsız ev sahibini bastırır” misali, kendi ayıplarını örtmeye çalıştılar.

Referandumdan sonra YeniDÜZEN gazetesinin internet sitesinde bir makaleye attığım yorumda “Bir daha kimse benden AKEL’e güvenmemi istemesin“ diye yazmıştım. Bu sözümün arkasındayım. İnsan bir kez affeder, ikinci kez ihtiyatla kabullenir ama üçüncüden sonra ayni tezgaha gelmek safdillik olur. Kaldı ki bu partinin bizi istismar etme sayısı üçü çoktan aştı.

Güya barış yanlısı olan bu parti,  bir zaman Enosis kararına ortak olarak Kıbrıs Halklarına ilk ihanetini yaptı. 1963’te önleyecek güçleri varken, sessiz kalarak Kıbrıslı Türklerin katliamlara uğramasına seyirci oldu. Son olarak Annan planına karşı tavır koydu ve referandumun olumsuz sonuçlanmasının baş sebebi oldu. Tarih iz düşümlerinde bu kadar sahte bir siyaset üreten parti var mı Allah aşkına… Birincisi hata idi ikincisi hata idi peki ya üçüncüsü. Bence AKEL’e inanmak kusura bakılmasın ama bundan sonrası için sadece ahmaklıktır.

Bazıları şimdi “Kasulidis sanki daha iyi” diye itiraz edecektir. Tabii ki bilemem, ama en azından diğerinden daha içten pazarlıklı olamaz diye düşünmekten de kendimi alamıyorum.  İnanmak değil belki ama umut ediyorum. Hem, madem herkes taraf tutuyor,  bende tarafımı seçmekte serbest değil miyim? Hani şu arenada boğa ile matador arasındaki gösteride olduğu gibi.

Matador boğayı savdıkça arena “Oley” sesleri ile çınlarmış, ama bir anda boğa boynuzlarını matadora geçirince herkesin şaşkın bakışları içinde cılız bir ses işitilmiş “Oley” diye. Herkesin meraklı ve kızgın bakışlarına maruz kalan adam kendini şu kelimeler ile savunmuş;

“Ne var? Neden şaşırdınız? Ben boğayı tutuyorum. O daha candan dövüşüyor.”

Bende Kasulidis’i tutuyorum ve oyum olsa ona verirdim. En azından “evet “ oyunu kullanmış tek başkan adayı olduğu için bunu hak ettiğine inanıyorum. Kendi düşündüklerini açık ve net ifade ettiği için hak ediyor. Bizim medyanın sentezlediğinin aksine Rum seçmen henüz  “HAYIR”cıları tasfiye etmedi. Unutmamak gerek ki AKEL ve Hrisyofiyas “OXİ” oylarının  en güçlü temsilcileridir. Bu konuda herhangi bir pişmanlıkları olduğuna dair herhangi bir ifadelerini de ben ne duydum ne de okudum.

Kasulidis ile bir yere varabilir miyiz bilemem, ama AKEL ile olamayacağını, Hristofiyas ın çoktan Papadopulloslaştığını söyleyebilirim. 

O nedenledir ki benim bir tane oyum olsa idi, bizim taraftaki Hristofiyascılar kızacak ama, kesinlikle referandumda “evet” oyu kullanarak kendini ispat etmiş Kasulidisin lehine kullanırdım.  

Klasik bir son olacak ama, Pazar günü hayırlısı neyse o olsun diyelim ve star kıbrıs’a yazdığım yazıyı bitirelim.

Bu haber 23 defa okunmuştur
  • kemalettin S - 21.02.2008 Al birini vur ötekine ..Ama haklı olduğunuz ikişey var." Beş parmaklar üzgün onları kurtarmak lazım" diyen adamın iyi niyetli olması mümkün değildir. Ayrıca bu yazıyı okurken Papadabulos un partisinin de AKEL e destek vereceğini açıkladığını öğrendim . Yani bir yerde Hristofiyas ın Papadabulos laşma süreci başlamış oldu

:

:

:

: