Özel hayat nedir?

Her insan ayrı bir yaşamdır. Her insan bambaşka bir dünyadır.
Her insan ayrı bir yaşamdır. Her insan bambaşka bir dünyadır.
Herkesin kendine göre düşünceleri, değer yargıları, bir dünya görüşü vardır. Ve
herkes, kendinden başka herkesin hayatına, tercihlerine saygı duymak
zorundadır. Bu durumu yasalarla kanunlarla belki sınırlayabilir veya
etkileyebilirsiniz. Fakat olması gereken bunu bir yaşam şekli haline,
dönüştürmektir. Düşünsenize, kimse hiçbir kimsenin hayatına, yaşam şekline
karışmasa ne kadar iyi olurdu. Millet olarak, dedikoduya biraz meraklıyız. Bu
konuda pek sınırımız yok.


Mesela, bir olay oluyor. Konu henüz netleşmeden, hatta iddia
durumunda iken gazetelerde boy boy manşetler, söz konusu olayla bağlantısı
olduğu düşünülen insanlar isimleri ile deşifre edilmiş. Bu ne kadar doğru? Özel
hayat nedir? Diye sorduğum bir dostum çok kısa ve net bir cevap verdi “Ben
tansiyon hastasıyım, ilaç kullanıyorum. Ve bunu kimsenin bilmesini istemiyorum.
İşte bu tercihim özel hayattır”. Evet, özel hayat kısaca tercih demektir. Bu
tercih veya tercihler içerisine binlerce örnek sığdırabilirsiniz. Bu konudaki
yanlış nokta “Yargısız infaz” durumudur. Aslında her şeyin odağında olması
gereken unsur saygı. Herkes başkalarının istediği şekilde bir yaşamı sürdürme
mecburiyetinde değildir. Belli görevlere gelmiş, belli makamları işgal eden,
isimi toplum önünde olan insanlar elbette bu kimliklerini korumak durumundadır.
Bu insanların bu yönü tabi ki örnek teşkil edilmektedir. Aynen imam cemaat
ilişkisi gibi. Fakat işin özünde insan vardır. Herkes en başta insan olarak
değerlendirilmelidir. Tercihleri olan, düşünceleri, görüşleri olan, duyguları,
acıları, hataları, korkuları olan herkes gibi, hepimiz gibi konumu, görevi ne
olursa olsun herkes en başta insandır. Yani bir devlet, hükümet yetkilisi, bir siyasi,
sıradan bir insan gibi kendi imkânları elverdiği sürece kendi hayatını dilediği
şekilde yaşayabilmeli. Toplumun değer yargıları tabi ki önemli, ama özellikle
siyasi tercihlerde seçilecek olanların özel hayatları değil, toplumsal
hayatları göz önüne alınmalıdır.


Özel hayat sadece yaşam koşulları ile ilgili değildir. Özel
hayat içinde en önemli etkenin “Tercihler” olduğunu söylemiştim. Bana göre konu
ile ilgili en çok tartışılan din ve cinsel yöndeki tercihlerdir. Bu konuda önemli
olan çevrenin, ailenin,
toplumun düşüncesi değil, kişinin, ayrı bir hayatı olan bireyin tercihidir. Her
insan mutlu olduğu, huzur bulduğu yaşam koşullarında hayatını idame
ettirmelidir. 12 Haziran seçimi sürecinde Türkiye de en çok konuşulan konu,
MHP’li bazı önemli isimlerin özel hayata giren görüntülerinin deşifre olması
idi. Seçim bitti olaylar kapandı. Ülkemizde bir imamın aşkı ve bu aşkını ifade
ediş şekli günlerce konuşuldu. Yani aşk yaşayan bir erkeğin imam olması mı bu
konuyu ilgi çekici hale getirdi. Sonuçta bir insan, duygusal anlamda bir olay
yaşıyor. Peki, neden özel hayat hep merak
konusudur? Neden bu tür olaylar hep kritik zamanlarda gündeme gelir. Bana göre
bu sorunun cevabı, özel hayatın insanın en savunmasız, en yalın, en samimi
halini yansıttığı içindir. Konunun bir de yasal yönü var. Anayasamıza göre
herkes özel hayatının gizliliğini talep etme hakkına sahiptir. Özel hayat
insanın sığındığı evi, dünyasıdır. Merak edilip, sorgulanması haneye tecavüze
girer herhalde.
Bu haber 620 defa okunmuştur

:

:

:

: