Tavukgöğsünü kasapta değil pastanede aramak

İş çıkışı arkadaşımla canımız, tavukgöğsü üzeri dondurma çekti.Yanıtı çeşitlenmeyen bir soruyla ‘nereye gidelim’ dedik.

 İş çıkışı arkadaşımla canımız, tavukgöğsü üzeri dondurma çekti.

Yanıtı çeşitlenmeyen bir soruyla ‘nereye gidelim’ dedik. Cevap verecek fazla seçeneğim olmadığı gibi, belki onun aklına iyi bir fikir gelir hevesiyle, sırayı pas geçerek ‘Benim için fark etmez, sen söyle’ dedim.

‘Benim için de fark etmez’ diyince sıkıcı klasik manzara yine doğdu…

Sanki gidebilecek çok yer var. Şeye gidelim işte …. İyi, olur, hadi gidelim.

Girne’nin ‘Bağdatcaddesigillerden’ yol üstü güzide mekanlardan birindeyiz. Tatlı çekti ya canımız zafere ulaşmamıza az kaldı. Pastanenin kontes koltuklarına kurulduk. On dakika sonra bizi fark eden kıza hemen siparişi veriyoruz…

‘Mönüye gerek yok, iki az şekerli kahve, iki de tavukgöğsü üzerine beyaz dondurma’ diyemeden sevimli kıl garson, tavukgöğsü yok dedi. İşte karmakarışık olduğum, umutlarımın yıkıldığı anlardan biri daha. Yine bir şey istiyorum ve yine yok cevabını alıyorum.

Yaşamaktan bıktığım ‘çatlasan da patlasan da yok ve olmayacak’ hissi yine dünyamı o an için karartmış durumda.

Nasıl yok ya, burası pastane değil mi ya? Tavukgöğsü özlemimi kasaptan mı gidereceğim ben şimdi. İstemiyorum ya is-te-mi-yo-rum.

Hiç mi yok? Yani vardı da bitti mi? Yoksa zaten hiç yok muydu? Bir baksanız belki kalmıştır.

Yok hanımefendi yok olsa vermez miyiz?

Hale bak pastaneye gidiyorsun ve garson sana ‘olsa vermez miyiz’ diyor. Doğru, herhalde o kadarını da yapmazlar.

Çok zor bir tatlı çeşidi de istemiyorum, hint kumaşı değil ki ya. N’olur bir bakın mutfağa, yok demeyin hemen. Altı üstü tavukgöğsü, toz haline getirilmişleri bile satılıyor marketlerde, üstüne iki bardak süt döküp yapıyorsun. Neden yok diyorsun da beni üzüyorsun güzel kardeşim. Parasını vereceğiz, misafirliğe gelmedik ki.

Desek, ne değişecek ki...

O zaman ben browni alayım. Yanında da dondurma. Kız gülerek, ‘yani hanımefendi siz de hep olmayanları istiyorsunuz. Şanssız birisiniz galiba”

Yooo şanslı biriyimdir aslında. Sadece hizmet sektöründe sürekli yok kelimesini duymaya alışamadım hala o kadar.

Karşılaştığım muameleye bak, pastaneye gidip bir buçuk tereyağlı İskender söyledim sanki.

Neyse biz daha çok sorun çıkarmayalım en iyisi siz bize Ajda bardakta iki çay getirin içip kalkalım. İçimiz ısınır hem, neyimize bizim kış günü tavukgöğsü üzeri dondurma.

 

Memurlar Ve Diğerleri

Dışta bölündüğümüz yetmiyormuş gibi bir de içte bölünmüşüz.

‘Memurlar ve diğerleri’ şeklinde derin bir anlayış ve yaşam şekliyle ikiye ayrılıyoruz.  

Memurlarla özel sektörde çalışanlar arasındaki uçuruma yakın mesafe, hem göbek yapma hem de varlık edinebilme açısından oldukça fazla. Dünyadaki birçok ülkeye göre ne kadar özgür olduğumuzun ispatı niteliğindeki sendikalar, hafta içi halk adına siyah bir çelenk taktı aşınan gancelliye.

Halk dediği de sözlükteki hepimizi kapsayan halk değildi, sadece memurgillerdi. Hani şu maaşlarıyla bilmem kaç kilo kuzu etinin girebileceği villanın mutfağından görünen bilmem kaç model Mercedes’in sahipleri...

Bu haber 64 defa okunmuştur

:

:

:

: