Hadi canım sen de...

Bu sözü, yaşam yolculuğumuzda zaman zaman rastladığımız, ama o an bir türlü inanamadığımız olaylar ve durumlar için kullanırız. Bazen de bir şeyi abartılı bulduğumuzda “ Hadi canım sen de...” deriz.
Bu sözü, yaşam yolculuğumuzda zaman zaman rastladığımız, ama o an bir türlü inanamadığımız olaylar ve durumlar için kullanırız. Bazen de bir şeyi abartılı bulduğumuzda “ Hadi canım sen de...” deriz.

Düşünüyorum da bir şeyleri ifade etmek için ne kadar değişik yollar kullanıyoruz değil mi? Sözden önce gözler var mesela... Bakışlar yani... Ünlü ustanın dediği gibi:
“Bir bakış bir bakışa neler neler anlatır
Bir bakış bir aşığı saatlerce ağlatır...”

Bugün bunun örnekleri hala var mıdır, diye düşünmeden edemiyorum. En iyimser bir bakışla azaldığını, yok olduğunu düşünüyorum. Düşünüyorum da tam da o anda, bunun aksini kanıtlayan bir örneğe rastlıyorum. İşte o zaman çocuklar gibi seviniyorum. O kadar seviniyorum ki; o an deliler gibi el çırpmak, avaz avaz şarkı söylemek geçiyor içimden...
Geçenlerde yirmi sekiz yaşında bir gençten bir öykü dinliyorum.
“ Hocam, diyor,geçen akşam konserdeydim. Fotoğraf çeken bir genç kadın gördüm. Görür görmez aşık oldum... Vuruldum... Gözlerimi ondan alamadım, diyor... İlk kez böyle bir olay yaşıyorum, diye de ekliyor. Aşkı, aşk duygusunu inanın hep böyle bekledim, diyor. Nasıl yani,diyorum. İnanamıyorum... Gidip söyleseydin, diyorum. Evet evet, yanına gittim ve söyledim, diyor. Peki, tepkisi ne oldu, diye soruyorum. Çok şaşırdı,adını söyledi ama gerçek adı olmayabilir,diyor. Onu tekrar görmelisin, diyorum. Arayacağım, mutlaka karşılaşacağız, Ada küçük nasılsa, diyor... Aşkımı anlatmalıyım... Ona şans diliyorum...
Böyle bir duygu seline kim uzak durabilir ki! Eğer yüreği boşsa, cevap verecektir, diye de düşünüyorum.
Hadi canım sen de... Şu işe bak... En umutsuz olduğum anda AŞK karşımda duruyor işte... Harika bir öykü...
Aşk bizi, dünyamızı, gezegenimizi terketmemiş... Yaşasın!... Ben biliyordum zaten!.. Yürekten inanıyordum. Bir şeyi daha vurgulamak istiyorum ama AŞK, sadece gençlerin hakkı değil biliyorsunuz. Hangi yaşta olursak olalım aşık olmaya hakkımız var. Yeter ki yüreklerimizi bahar ateşi terketmemiş olsun. Bizim aşkımız daha durmuş, oturmuş olabilir ama olsun... Aşk olsun yeter ki!... Bence birini düşünmek, ona dokunan yemeği yemesine izin vermemektir aşk... Sağlığı için sigarasını azaltmasını istemek; hatta onun için önce sigarayı kendinizin bırakmasıdır aşk... Serinleyen havada üşüyebileceğini düşünüp şalını omuzlarına sarmak ve sıcacık kucaklamaktır aşk... Gözgöze bakarak onun ne düşündüğünü anlamaktır aşk...
Aşkı, aşka aşık olanlar yaşatacak biliyorum... Aşkın unutulmasına izin vermeyeceğiz. Aşkı, günü birlik ilişkilerden, vıcık vıcık laubaliliklerden, çıkara dayalı birlikteliklerden ayırmak gerek... Onu öyle bir yere koyalım ki, hep özel kalsın. Yaşatmak için de öğrenelim. Yeni baştan anlamaya, kavramaya çalışalım. Bir ders gibi yeni baştan, inceliklerini öğrene öğrene yol alırsanız siz kazançlı çıkarsınız. Sevmenin keyfi sevilmekten geçer. Sevilmek için de elbette sevmeniz gerek...
Aşk güzel şeydir, gençler!... Hem de çok güzel!.. Onun sizin ruhunuzun kıyılarını terketmesine, başka limanlar aramasına izin vermeyin emi...
Bu haber 538 defa okunmuştur
  • yasatmak icin de ogrenelim Rastgele   - 18.08.2011 Cok guzel soyluyorsunuz ama bazi seylerin degeri kaybetmeden ogrenilmiyor..

:

:

:

: