Hesaplayabilir misiniz?...

Günlerdir kafamı kurcalıyor, aklıma gelince uykularım kaçıyor. Neden mi? Arabama binip de radyoyu açtım mı, hemen bir anons duyuluyor: “ İnce av mevsimi açılmıştır... 8 FATSA (fassa) + 32 tane ( paşa gönlünüz hangisini vurmak isterse ) = 40 olmak üzere kuş avlayabilirsiniz...”
Günlerdir kafamı kurcalıyor, aklıma gelince uykularım kaçıyor. Neden mi? Arabama binip de radyoyu açtım mı, hemen bir anons duyuluyor:
“ İnce av mevsimi açılmıştır... 8 FATSA (fassa) + 32 tane ( paşa gönlünüz hangisini vurmak isterse ) = 40 olmak üzere kuş avlayabilirsiniz...”

Adama bak ya! Sanki babasının çiftliğinde kuş avlıyor. Baktın mı, besledin mi, nasıl büyür gördün mü? Zaten bunları yapsaydın onu öldürmeye kıyamazdın.
Benim matematiğim iyidir, diyenlerden misiniz? Öyleyse gelin bir hesaplayalım. Kıbrıs’ta kaç avcı var. Kayıtlı ve kayıtsız... Ben 2 bin diye düşündüm ama öğrendim ki 40 binmiş... Düşünebiliyor musunuz tam 40 bin kişi, her biri 40 tane kuş avlama hakkına sahip... Hesabı yapın ve o kadar kuşun yaşama alanımızdan çıktığını düşünün. Herhalde bu ölü kuşlar Dikmen çöplüğü kadar bir alanı kaplar değil mi? Koca bir KUŞ ÇÖPLÜĞÜ... Gözünüzde canlandırın haydi... Aman Tanrım bu tam bir facia... Katliam yani... KUŞ KATLİAMI...

Allah aşkına sizde hiç mi vicdan yok... Avuç içi kadar memleket, zaten doğada su yok, olan ormanlar ve ağaçlar dikkatsizliğimizden çatır çatır yanıyor. Zavallı hayvanlara saklanacak yer de yok... Yiyecek desen kurak arazide neredeyse kendilerini yiyecekler... Bir de siz üstüne üstlük acımadan vuruyorsunuz... Yandı gülüm keten helva...
Bir yerlerde konuşmaya çıkınca mangalda kül bırakmazsınız ama... Çevre bilinci, doğayı koruma, canlıya saygı... Nerde kaldı bunlar?... Anlamak mümkün değil gerçekten...
Geçenlerde bir sohbette, çocuğunu ava götürüp alıştırmaya çalışan bir babayı duydum; tüylerim ürperdi. Elbette kendinizi temize çıkarmak için “ Elalem elinde tüfek sokakta adam vuruyor...” da diyebilirsiniz, paçanızı kurtarmak için... Bence savunmasız bir kuşu öldürmenin de insan öldürmekten pek bir farkı yok... Biz güzel örnekler verelim, gösterelim derken, sınıfta çocuklarınıza bunların yanlışlığını anlatırken sizler de alıp ava götürüyorsunuz. Kocaman aferinler size...
Elbette avcılar kendilerini nasıl aklıyor bilemeyeceğim. Bu konuda hemen benim aklıma
Sait Faik Abasıyanık’ın okul kitaplarındaki “ Son Kuşlar “ isimli öyküsü geliyor. Günümüzden yıllar önce yazılmış öyküde, Konstantin Efendi’nin sonbahar gelince çocukları toplayıp Ada’da (Burgaz olmalı) kuş avına çıkışı anlatılır. İçimi acıtan yeri öykünün tam son cümlesidir.Şöyle der Sait Faik: “ Biz kuşları çok gördük... Sizin için kötü olacak çocuklar... Sizin için kötü olacak...”

Canımız isteyince, hemen “ Kolejlere/ akademiye bu yıl öğrenci alınmayacak...” deyip kestirip atıyoruz da neden Çevre Müdürlüğü “ Bu yıl hiç av yapılmayacaktır, kuşların avlanması yasaktır...” diyemiyor, ben anlamış değilim. Anlayan varsa beri gelsin. Anlayanlar bize de anlatsın lütfen...
Bu haber 322 defa okunmuştur
  • matematikci   - 25.08.2011 40 bin avci=40 bin oy= iktidar. kusun kopegin secimde ne sozu olacak ki?. :))

:

:

:

: