Askerlik yasası Resmi Gazetede yayımlandı.
Yayımlanmasının ardından da resmen yürürlüğe girdi.
Ama tartışma devam ediyor.
Özellikle konu İngiltere’de tartışılıyor.
Askerlik görevini yapma çağına giren ve bundan kaçanlar yeni yasada aradıklarını bulamadılar.
Kaçak konumuna düşenlerin ülkeye geri dönebilmeleri askerlik mükellefiyetlerini yerine getirmelerine bağlı. Yani erler için 15 aylık, yedek subay ya da çavuşlar için 12 aylık mecburi askerliklerini yapmalarına..
Yasada bu konuda bir değişiklik yapılmadı.
Ve yasada bu konuya ilişkin özetle şu ifadeler yer aldı:
1 ocak 1995 öncesi ülkeyi terk edenlere ( GKRY’ den kaçanlar hariç ) özel statüde askerlik yapma hakkı ( 14. maddenin verdiği bedelli hakkı ) vermektedir. Ancak bu durumda olanlara ömür boyu erteleme hakkı verilmemiştir. ( Örneğin 1980 de askerlik yapmasın diye kaçtıysa şimdi bedelli askerlik yapma hakkını kazanıyor ve müracaat ettiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde gerekli şartları yerine getiriyor. )
Bu durumda olanlar, yani 1 Ocak 1995 öncesi ülkeyi terk edenler, adaya dönüşlerinde girişlerde muhaceret polisi tarafından ikaz edilecekler. Asal şubeye başvurup işlemlerini yaptırmaları gerektiği, aksi takdirde çıkış işlemi yapamayacakları konusunda uyarılacaklar.
Tartışılan nokta 1 Ocak 1995 sonrası askerlikten kaçmak için yurt dışına gidip dönmeyenlerin durumu.
Bunlarla ilgili doğrudur yasada bir düzenleme yoktur.
Olmalı mıydı?
Bu sorunun yanıtı olaya nereden baktığınıza ve ne murat ettiğinize bağlı.
‘Vatandaşlar arasında eşitlik olmalı ve devlet vatandaşlarına adil davranmalı’ diye olaya yaklaşıldığında yeni yasada bir eksiklik yoktur.
Ama olayı kişiselliğe indirger ve ‘yapanın ya da kaçanın’ yanına kar kalması gerektiği görüşünden hareket edilirse, o zaman ‘kaçak’ durumuna düşmüş olanlar için af çıkarılmalıydı!..
*
Gelin bir durum tespiti yapalım.
Çok sayıda kişi lise sonrasında eğitimlerine devam etmek yerine askere gitti.
Bir kısım ise lise sonrasında eğitimlerine devam etmemelerine rağmen sırf askere gitmemek için adadan bir şekilde ayrıldı.
Bunlar ASAL şubeyle de ilişkilerini tamamen keserek ‘kaçak’ durumuna düştü.
Bu kişiler şimdi ‘af’ istiyor.
Bedellik hakkından yararlanmak ya da bir yılda toplam 90 günlük adada kalma hakkının kendilerine de verilmesini talep ediyor.
Tepkileri bu hakkın kendilerine verilmemesi..
Bundan dolayı yeni yasaya karşı çıkıyorlar...
*
Devlet adil olmak durumundadır.
Vatandaşları arasında eşitliği gözetmek durumundadır.
Ne olacak varsın bir af daha çıksın diyebilirsiniz.
Bu durumda ülkede kalıp askerlik görevini yapanlar ne durumuna düşer?.
Yapanlar ve yapmayanlar ayni kefeye konulursa bundan sonra adada kalıp askerlik yapmak saflık olur.
Neden kalınsın ki?
Yaşanılan topraklar üzerinde askerlik görevi yurttaşlığın bir gereği ise, bu görevi herkes eşit ve adil bir şekilde yapmalıdır.
Ülkenin nimetleri, yükümlülük ve zorlukları birlikte paylaşılmalıdır.
Sadece nimetlerden yararlanarak bir ülkenin vatandaşlık haklarını kullanamazsınız.
Yapanlarla kaçanların bir farkı olmalıdır.
Bu sadece askerlik konusunda değil her konuda böyle olmalıdır.
İşini doğru yapanlarla, işini doğru yapmaktan kaçınanlar arasında eşitlik olmamalıdır.
Ancak bu şekilde ülkede birşeyleri değiştirebiliriz.
Yoksa hiçbir şey değişmez.
Yasalara ve kurallara uymayanların sayısı her geçen gün daha çok artar.
Ve ne bir düzen ne de bir sistem kalır.
Tamam.. Keşke askerlik yapma zorunluluğu olmasa..
Keşke bunu zorunlu kılan nedenler ortadan kalksa..
Ama kalkmadığı sürece bu ülkenin topraklarını vatan bilen herkes hem nimetlerinden hem de yükümlülük ve zorluklarından adil ve eşit şekilde yararlanıp paylaşabilmelidir.
Yapanlara haksızlık etmeyelim.