Aslında bugün ne kadar çok yazı yazsak, ne kadar çok program yapsak, ne kadar da ağzımızla kuş tutup parende atsak, bugünün önemini anlatabilmek için asla yeterli olmayacaktır. Bu günün ayrıca bir önemi ayrıca bir değeri var. Tabii ki annelerin değerlerine ne bir fiyat nede bir paha biçilebilir. Böyle bir şey yapmak hiç birimizin haddine düşmez!
Fakat biz çocuk olanlar, yani henüz anne olmamış olanlar, her anneler gününde mutlaka imkanlarımızın dahilinde bir sürpriz, bir hediye, veya bir şey yapmaya çalışıyoruz. Yanlış anlamayın... Hediyelerle annelerimizin değeri tabii ki ölçülemez ama biz yinede gönlümüzden ne kopuyorsa onu alıp anneler gününde büyük bir zevk ve sevgiyle bu aldığımız hediyeyi veriyoruz. Aslında annelerimizi kucaklayıp “anneciğim seni çok seviyorum” dahi desek de onlar için yeter... Sonuçta maksat annelerimize onları ne kadar çok sevdiğimizi ve bizim için ne kadar değerli olduklarını hatırlatan manevi değeri çok yüksek olan bir gün. Gerçi bana göre senede bir gün ASLA yeterli değil annelerimizin hakkını ödemeye!
Biz çocuklar farkında olmadan ve annelerimizin kırılıp incineceklerini düşünmeden, bazen bizim için normal ama annelerimiz için yanlış olan birtakım davranışlarda bulunabiliyoruz. Maksat art niyet tabiî ki değil ama insanlık işte... Bazen oluyor. Asla altında kasıt ya da art niyet yok ama o an bulunduğumuz davranışın doğurabileceği sonuçları düşünemiyoruz ne yazık ki. Çocukluk işte diyeceğim ama kiminiz bana katılmayabilir ki buna da saygım sonsuz.
Günlük hayatlarımızın yoğun tempoları nedeniyle bazı manevi değerlerimizi unutabiliyoruz. Örneğin, en son ne zaman annenizle alışverişe gittiniz? En son anneniz için ne zaman yemek yaptınız? En son annenizle kimsenin bilmediği bir sırrınızı paylaştınız? En son annenize seni seviyorum dediniz? Bu sorulan “en son” soruların aslında ucu bucağı ve sonu yok... Saysam bitmez ama herkesin “en son” sorusu kendince sorulmalı... Benim sormamın hiç bir faydası yok hatta anlamsız kalır!
Geçen sene anneler gününde annemle birlikte olamadım... İstanbul’da çekimim vardı bir kanalda... Ne kızmıştım... Tam gününü buldular diye ama annem Kıbrıs’tan beni canlı yayında izledi. Eminim ki son derece keyiflenmiştir... Ne kadar da yayından bütün annelerin anneler gününü kutlamış dahi olsam, yine buruk bir anneler günü geçti. Gerçi bir tomar masraf yapıp uçak biletimi değiştirdim ki hiç değilse o gece birlikte olalım diye ve gecenin bir vakti Kıbrıs’a geri döndüm. Bu sene, anneler gününden tam bir hafta öncesinden, annem bu sefer İstanbul’a dönmeye karar verdi. Bende yine bu Pazar gününü birlikte geçirebilmek annemle yine bir tomar masraf yaptım çünkü son dakika bilet bulabildim... Hiç önemli değil... Canım feda anneciğime! Yeter ki gönüllerimiz bir olsun ama bu sene anneler günü benim için daha farklı olacak çünkü bütün gün birlikte olacağız... Ama ben gece 23 uçağı ile Kıbrıs’a geri dönüyorum. Malum iş bekler, yoğun hayat temposuna geri dönmek zorundayım.
Demek istediğim şudur sevgili okurlarım... Anneler gününde, şartlarınız ve durumlarınız ne olursa olsun MUTLAKA annenizin yanında olun. Bir saatliğine dahi olsa sizi 9 ay karnında taşıyan, bu yaşa getirebilmek için bin bir zorluklarla büyüten, her anınızda kahrınızı çeken, iyi ve kötü gününüzde yanınızda olan, yeri geldiğinde seven ve yeri geldiğinde sizi bir posta güzelcene azarlayan anneciğinizle vakit geçirin. Bakın hediye alın demedim... VAKİT GEÇİRİN... Bugün var yarın yoklar... Gittiklerinde çooooooooook ararsınız çünkü...
Öncelikle biricik annemin ve sonra da bütün anneler ve anne olmak üzere olan bütün kadınların anneler gününü kutluyorum... Değeriniz, öneminiz ve yeriniz ASLA bir gün ile ölçülemez...