Duyarsız kalMAYIN!

Kıbrıs’ta da diğer, savaşan toplumlar gibi, kara mayınları döşenmiş ve yıllarca gömülü oldukları yerlerde gelecekten beklenen bir ölüm çağrısı gibi sessizce yaşam sürmüşlerdir.

 Kıbrıs’ta da diğer, savaşan toplumlar gibi, kara mayınları döşenmiş ve yıllarca gömülü oldukları yerlerde gelecekten beklenen bir ölüm çağrısı gibi sessizce yaşam sürmüşlerdir.

Ne var ki, 2004’ten bu yana bu konuda hareketlilik var.

Ada’daki tampon bölgede, Birleşmiş Milletler bünyesindeki mayın temizleme faaliyetleri 2004 yılından bu yana yürütülüyor.

Hatırlayacağınız gibi, Avrupa Birliği Komisyonu, Kıbrıslı Türklerden izin ala gereği duymadan her altı ayda bir Kıbrıslı Türklerin temsil edilmediği Kıbrıs Cumhuriyeti’nin izinleri ile faaliyetlerini sürdüren Birleşmiş Milletler denetimindeki Yeşil Hat’ta mayın temizleme çalışmalarının tamamlanması için 4 milyon Euro’luk bir kontrata imza atmıştı. Medyadan aldığız haberlere göre de Ada’daki mayın temizleme çalışmalarını sürdüren BM, 2006 yılının Kasım ayında, Lefkoşa’daki mayın temizleme çalışmalarını tamamladığını belirtmişti.

Oysa Lokmacı’nın açılacağı günlerde kara mayınları yine gündeme geldi. Lefkoşa’daki mayın temizlemeler tamamlandı denmesine rağmen, 2008 yılının Mart ayı sonundaki bir habere göre Yeşil Hatta görev yapan Birleşmiş Milletler ekibi mayın temizleme çalışmalarını ‘yeniden’ tamamladı. Bu taramanın, Kasım 2006’daki haberden yola çıkarak, bölgedeki ikinci tarama olduğu söylenebilir.

Bu konuda şansa bırakılmamış olması ve ikinci defa tarama yapılması önlemli bir önlem olarak kabul edilebilir. Ancak, geçmişinden de bahsetmek istediğim kara mayınlarının döşenme düşüncesini düşündüğümde, hep irkilmişimdir. Bunu, insanın insana yapmış olması çok vahim… Şimdi düşünebilirsiniz ki, “bir savaşta insanları öldürmek de irkiltici eğil mi?” diye. Ona irkilmemek de mümkün değil elbette.

*

On üçüncü yüzyılda Çin’de kullanıldığı biliniyor mayının. Moğolistan kayıtlarında var. Ayrıca Avrupa’da Leonardo da Vinci’nin 1500 yılındaki tasarıları arasında bulunuyor. İcadından buyana hiçbir masumiyeti yok.

Ülke sınırlarının komşu ya da düşman ülkelere karşı korunması, kaçakçılığın önlenmesi, yasadışı sınır geçilmesini önlemek gibi gerekçelerle üretildi ve en yaygın anlamıyla dünyada ilk kez 1862 Amerikan iç savaşında kullanıldı. Sonrasında ise, I. Dünya Savaşı sürecinde aşırı yaygınlaştı. Bugün birçok ülkede can almaya, insanları sakat bırakmaya devam ediyor.

Dünyanın 64 ülkesinde 110 milyon civarında patlamamış mayın olduğu tahmin ediliyor. Teknoloji geliştikçe maliyeti düştü ve üretiminde büyük artış oldu. 60’lara kadar kontrollü biçimde yürütülen kara mayınlarının yerleştirilmesi işlemi daha sonra, haritaları çıkarılmadan ve kayıtları tutulmadan yapılmaya başlandı. Özellikle kayıt dışı üretim, yasal olmayan örgütlerin mayın elde ederek, terörist ve gerilla tipi etkinliklerde kullanmasına neden olurken bu da denetim altında bulunmasını olanaksızlaştırdı.

1996 yılında Birleşmiş Milletler kararlarıyla başlatılan ve 1997 yılında Oslo’da hazırlanıp Ottawa’da imzaya açılması nedeniyle 1997 Ottawa Antlaşması olarak anılan girişimle, mayınlara karşı ciddi bir hareket başlatıldı. Böylece, 21 ülke depolarını tamamen ortadan kaldırdı, 37 milyon mayın etkisizleştirildi. Bu alanda sivil bir gönüllü olan Prenses Diana’yı hepimiz hatırlarız.

Uluslararası Mayın Yasaklatma Girişimi’nin bir sonucu olarak Landmine Monitor (Uluslararası Mayın İzleme Komitesi) oluşturuldu. Türkiye’de de, “Mayınsız Bir Türkiye Girişimi” adı altında oluşturulan sivil toplum örgütü ile çeşitli etkinlikler düzenlenerek mayın sorununa dikkat çekildi.

*

Ne acıdır ki, Ottawa antlaşmasına “patronlar” katılmadı: ABD, Çin ve İsrail. Katılmayan bu ülkelerin depolarında toplam 250 milyon mayın olduğu tahmin ediliyor. En büyük üreticiler, kara mayınları yoluyla insan öldürme kararlılıklarına devam edip, bir yandan da bunları meşrulaştırmak için ellerinden geleni yapıyorlar.

Çin’in Tibet’e ve kendi halkına çektirdikleri, İsrail’in öldürdüğü onca Filistinli yüzünden BM tarafından kınama bile almaması ve hakkında örnek vermeye bile gerek olmayan Irak’ın demokrasi kahramanı ABD…

Tüm bunları yaşayarak tecrübe ettikçe, kara mayınları ile insan öldürme kararlılıklarında oldukça başarılı olduklarını söylememiz mümkün!

Bu haber 16 defa okunmuştur

:

:

:

: