Soğuk bir kış günü esintili rüzgarın içinde kare kare, tını tını sanatı fısıldarcasına 29 Kasım günü Girne'de doğdu Rezzan Hadimoğlu. Sanata olan aşkı, sevdası, tutkusu, konservatuara kadar taşıdı. Elinde kalemi, boynunda asılı fotoğraf makinesi çantasında taşıdığı defteri satır satır, dize dize sayısız şiirler yazdı
Soğuk bir kış günü esintili rüzgarın içinde kare kare, tını tını sanatı fısıldarcasına 29 Kasım günü Girne'de doğdu Rezzan Hadimoğlu. Sanata olan aşkı, sevdası, tutkusu, konservatuara kadar taşıdı. Elinde kalemi, boynunda asılı fotoğraf makinesi çantasında taşıdığı defteri satır satır, dize dize sayısız şiirler yazdı. Objeler simge simge düştü objektifine, kare kare belgeledi duvarları süsledi. Her fotoğraf birşeyleri anlattı durdu. Doğaya olan hayranlığı kendi elleri ile yetiştirdiği bir çok bitkiyi objektifi ile belgeledi. Bütün bu becerilerin içerisinde bir dönem gazetede görev üstlendi sevgili Rezzan Hadimoğlu. Kıbrıs Gazetesi, Halkınsesi Gazetesi, Vatan Gazetesi, Yenigün Gazetesi, Pan Dergisi... Sayısız röporajlar, kültür sanat haberleri yazdı durdu gazetelerde.Birçok fotoğraf yarışmalarında sayısız dereceler aldı. Bellapais Manastırı'nda açmış olduğu fotoğraf sergisi ile gönüllerde taht kurdu. Sıcacık yüreği, samimiyeti ile sanat camiasından sayısız gerçek dostlarla dopdolu etrafı, misafirperverliği bambaşka her zaman, yüzünde tebessüm yediden yetmişe herkes ile dost. Evine ayaküstü uğramalarda bile kul kurban olur ağırlamalarında sevgili Rezzan Hadimoğlu. Yıllar önce biricik eşini kaybettikten sonra iki yavrusuna hem anne hem baba oldu. Büyük oğlu Fehim org çalarak bir çok konserler verirken küçük oğlu Erkin enstrümanların bir çoğunu bir kaç dersten sonra çalmaya başladı. Konservatuar sonrasında kendisini Yeni Türkü grubunun içinde klavye, gitar, keman çalarak buldu. Aslında önemli bir aranjör, bestekar, stüdyo sahibi yüreği sevgi ile yüklü çok iyi bir dost ve iyi bir arkadaş. Ekol olmuş bir grupta çalışması sevgili Erkin Hadimoğlu'nu hiç şımartmadı. Hani derler ya genler çok çok önemlidir. İnsanın genlerinde ne yatıyorsa nesilden nesile akar ve güçlenir.Zorluklar yaşansa bile insanın kendine olan özgüveni ile aşamayacağı hiç bir zorluk yoktur. Sevgili Rezzan Hadimoğlu'nun genlerinde olan yetenekler bir pınar gibi aktı ve akmaya devam edecek. Sanat öyle hassastır ki, nakış gibi ince ince işleyeceksin.Duygu duygu akacak yüreklerde tutuşacak. Bazen hüzün, bazen neşe ve keder. Şiirde ölümsüzleşecek, kitapta aydınlatacak, müzik evrende buluşacak. Sanatı, sanatın dallarını anlatmak, okyanusun kum taneciklerini saymak gibidir. Sanatın bir köşesinde yüzebilmek bile o insanın ne denli ayrıcalıklı olduğunun ispatıdır. Sevgili Erkin Hadimoğlu bugüne kadar grubu Yeni Türkü ile sayısız konserler verdi ve vermeye devam ediyor. Organizatörlüğü, menejerliği ayrı... Bunun yanısıra o küçük yüreği ile sevdiklerini sıkı sıkı kucakladı. Sevgili Emir Hadimoğlu aynı genleri taşıyan üçüncü kuşak sevgili Erkin Hadimoğlu'nun biricik oğlu. Onbir yaşına kadar hayatın tam anlamıyla monotondu. Haftaiçi okul, akşam ev. Annemle babamın ayrılmaları hafta içi annemde hafta sonu babamda kalıyordum. Babamla ve annemle geçirdiğim her an çok değerliydi. Ama onbir yaşımda konservatuara İ.Ü.D.K İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı flüt bölümüne girdikten sonra hayatım renklendi. Nota okumayı ve çalmayı bir yandan da yazmayı öğrendikçe haftada iki gün olan bu bilgelik hayatımın renk cümbüşü oldu. Her gün bu iki günün gelmesini nasıl iple çektiğimi anlatamam. Şu anda ondört yaşımdayım ve film müziği senfoni konçerto gibi benzeri orkestra partilerini incelemekten çok zevk alıyorum. Onları çözmek bir matematikçinin matematik sorusu çözdüğünde hissettiği zevki alıyorum. Fikrimi orkestra şefliği ve besteciliğine yani kompozisyona sürüyor.Babamla incelediğim her nota aklımdadır ve değeri paha biçilemez. Okul zor olmasına rağmen boş zamanlarımı masa tenisi oynayarak geçiriyorum. Sporla sanatın birleşiminde insana ne denli faydalı olduğunun bilincinde olduğum için sporu sanata kattım. Ayrıca tenis oynamayı çok severim. Şu an yarım konservatuarlıyım, zamanlı tamamı ile konservatuar okulunda eğitimimi sürdürüp kompozisyon okumayı, orkestra şefi ve besteci olmayı istiyorum. Ben kendimi çok şanslı hissediyorum. Çünkü annem, babam benim hep yanımdalar ve ikisini de çok seviyorum. Sevgili Emir Hadimoğlu anlatmaya devam ediyor. Babaannem burda Kıbrıs'ta yaşıyor. Yazın tatil günlerimi Kıbrıs'ta çok sevdiğim babaannemin yanında geçiriyorum. Birlikte eğlencenin dibine vuruyoruz. Çünkü damarlarımızdan müzik akar. Bunun yanı sıra nota yazmamda flüt çalmalarımda bana son derece destektir. Üç kuşak konservatuarlı ve sanat ruhlu, sanatın her dalını yürekten seven aynı genleri taşıyan canlar. Sevgili Erkin Hadimoğlu 8 Haziran 1972 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı'nda keman, armani ve kompozisyon eğitimi aldı. 1991 yılında Yeni Türkü grubuna katıldı. 1987, 1988, 1989 yılında Milliyet'in müzik yarışmasında üstüste birincilik alarak ödüllendirildi. 1997 yılında Derya Köroğlu ile birlikte 7 Deniz Stüdyo'sunu kurdu. Sevgili Erkin Hadimoğlu aynı zamanda benim şarkılarımın aranjörlüğünü yapan yukarıda da belirttiğim gibi çok iyi bir aranjör ve müzik adamı. Genlerinde yatan yetenek nesilden nedile akar ve altın taçlarla taçlandırılır... Sizi seviyorum.
Not: Sevgili Ferdi Özbeğeni kaybettik. Tanrı'dan rahmet dilerim. Mekanı cennet, toprağı bol olsun.