Cevabını duymak istemediğiniz sorular

Bir yılı daha geride bırakıyoruz.

Bir yılı daha geride bırakıyoruz. Bırakıyoruz ve aile bütçesinin muhasebesini yaptığımız zaman bu denkleştirmenin her yıl Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinindeki Bütçe görüşmeleri günleriyle eşleştiğini görüyoruz. Neşeli günlerin sayısının, üzüntülü günlerin sayısından az olduğu bir zamanda ilerliyoruz. Doğumlar ile ölümlerin arasındaki mesafedeyiz. Kimi zaman aramızdan ayrılan ne çok eş ve dost varmış diye; doğumlar için sevinen, ölümler için yas tutan bir ülke olmuşuz diyoruz. 'Takdiri ilahi' diyoruz, lakin vakitsiz dediğimiz trafik kazasında yitirdiklerimiz, amansız hastalık denen kanser illetinin acımasız ve yaşa başa bakmadan uğradığı duraklarda acı çekiyoruz. Sebepsiz kaza, sebepsiz hastalık ,olmadığını biliyoruz ama yukarıdan aşağıya ne denetim yapıyoruz, ne de sağlığımıza dikkat ediyoruz. Geçenlerde Türkiye’de bir okul kantininde satılan enjektör şeklindeki çikolata kapağının bir öğrencinin nefes borusunu tıkaması ile hayatını kaybettiği haberi üzerine çocuklarımıza aman küçük parçalı hiç bir plastiği, su şişesi kapağı dahil ağzınıza koymayın diyoruz. Dikkat için illa ki bir hadisenin olmasını mı bekliyoruz. Aklımıza gelen soru ülkemiz okul kantinleri acaba denetleniyor mu oluyor? Devlet laboratuvar yangını sonrası alınan önlemleri merak ediyoruz. Ülkemizdeki yaşlı bakım evlerinin kontrolünü ve devlet eli ile bu konuda neler yapılabileceği ve yaşlı bakımı önlemlerini merak ediyoruz. Daha bir çok konuda beklentiler her gün ifadelendirilirken 'acaba?' ile yaşayıp idare ediyoruz, mantalitesi ile yatıp kalkıyoruz. KKTC Meclis Genel Kurulundaki bütçe görüşmelerinde kürsüye çıkma yarışını izliyoruz. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken olması muhtemel adaylardan kim önce adaylığını açıklar diye konuşup vakit geçiriyoruz. 'Kimsenin kimseye muhtaç olmadığı bir hayat varmı?' diyoruz. Olmadığını da biliyoruz. Aralık ayında KKTC yaşayan ve girdiği Türkçe sınavında Dünya Birincisi olan kızımız 15 yaşındaki Berilsu’nun Güney Kıbrıs’ta düzenlenen tören için GKRY sınır engeline takıldığını görüyoruz. Türkiye kökenli ve Bülent Ecevit Lisesinde okuyan bir öğrenci kızımızın Metehan sınır kapısından Güney’e geçemediğini görüyoruz. Dışişleri Bakanı Sayın Kudret Özersay’ın açıklamalarını girişimlerini izliyoruz ama gerçeğin değiştirilemediğini de görüyoruz. Hala daha AKEL ile CTP‘nin yetkililerinin barış ve federasyon için gece tertiplediklerini Twitter hesaplarından okuyoruz. Bu arada Geçitkale Havaalanı için UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ersin Tatar’ın yaptığı bir açıklama ile Geçitkale Havaalanı’nın “Doğu Akdeniz’deki tehditler” sonlanana kadar Kıbrıs Barış Kuvvetleri Komutanlığına tahsis edildiğini ve bu hususta Bakanlar Kurulu kararı aldıklarını öğreniyoruz. Yerinde ve zamanında bir karar diyoruz. Öte yandan Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın gerçekleştirdiği basın toplantısında 1960’ın Cumhuriyet’in kuruluşuyla getirdiği rejimin artık varolmadığı bir biçimde, garantiler ve müdahale hakkı dahil yeniden birleşme müzakerelerinde her şeyin masada olduğunu ifadelendirdiğini okuyoruz. “2020'ye giriyoruz diyen Cumhurbaşkanı Akıncı’dan 1960'ta yaşamadığımızı öğreniyoruz! Sayın Akıncı konuları tartışmaktan korkmamalıyız derken ”bazı insanlar !!!” bunu tabu haline getirdiği ithamını Cumhurbaşkanının sözleri arasına sıkıştırdığını ve herşeyi tartışma için her şeyin hazır olduğunu en iyi sonucu elde etmek için çalışacağını da sözlerine eklediğine gazete sayfalarından okuyoruz. Anlıyoruz ki! Sayın Akıncının unuttuğu bu konuda “son sözün” kendisinde olmadığıdır. Hatırlatırken ise güne söz olsun diyoruz ”Akıllı lider cevabını duymak istemediği soruyu asla sormaz!”

Bu haber 2332 defa okunmuştur

:

:

:

: