Geçti Bor’un pazarı sür eşeği Niğde’ye

Rum lider Anastasiadis, Cumhurbaşkanı Tatar’ı 6 sayfalık bir mektupla müzakereye davet etmiş.

Rum lider Anastasiadis, Cumhurbaşkanı Tatar’ı 6 sayfalık bir mektupla müzakereye davet etmiş.
“İstenmeyen ve başarılması mümkün olmayanı değil mümkün ve gerçekçi olanı müzakere etmeliyiz” diyen Rum lider, iyice anlamamız için “elbette iki devlet çözüm ve egemen eşitlik gibi yeni fikirlerden söz ediyorum” diye eklemeyi de ihmal etmemiş.
Laf olsun torba dolsun anlayışıyla yazılan bu mektubun tek amacı, uluslararası camiaya karşı yine “çözümü isteyen taraf” rolü yapmaktan öte bir anlam ifade etmiyor.
11 Ocak 2014 tarihli Eroğlu-Anastasiadis anlaşması, kapalı Maraş merkezli Güven Yaratıcı Önlemler teklifini hatırlatan Anastasiadis, gevşek federasyon tezini mektupta yine gündeme getirmiş.
Gündeme getirmediği ise tüm bu verilerle gittiğimiz Crans Montana’da dönemin Cumurbaşkanı Mustafa Akıncı ile neden anlaşamadığı noktasıydı…
Üstelik kendisine terk edilecek vatan topraklarını içeren bir harita da verilmiş iken…
Tatar’a, 2014 tarihli anlaşmada varılan mutabakatları hatırlatan Rum lidere verilecek tek cevap, Türkçede güzel bir atasözüyle mevcuttur.
Ne diyor o atasözünde?
Geçti Bor’un pazarı, sür eşeği Niğde’ye…
Yani artık ne şartlar 2014’teki şartlarla aynıdır. Ne de Crans Montana’da olduğu gibi hiçbir anlaşmaya varmadan kendisine harita bile vermeye cüret edecek bir anlayış hakimdir.
Görülüyor ki Türkiye ile KKTC’nin birlikte oluşturduğu egemen eşitlik temelinde iki ayrı devlet modeli ve bunun dünyaca kabul edilmeye başlanma ihtimali, Rum lideri fevkalade korkutmuştur.
“Dünya bunu asla kabul etmez “ diyenlere de şunu hatırlatmakta fayda vardı.
Dünyanın ve de elbette AB’nin önceliği şu an Doğu Akdeniz’deki enerjinin güvenli bir şekilde Batı’ya ulaştırılmasıdır.
İsrail ve Mısır gazı dahil olmak üzere enerjinin Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştırılması hemen hemen tek seçenek olarak artık masadadır. Bunun kabul edilmeye başlanması KKTC’ye defacto da olsa bir tanınma sağlayacaktır.
Yani resmen olmasa bile KKTC’nin yetki alanlarından da geçecek gazın Avrupa’ya ulaştırılma ihtimali, Rumları çılgına çeviriyor.
O yüzden “Crans Montana’da kaldığımız yerden devam edelim” teziyle eski mevzilerine dönmek istiyorlar… Ama nafile…
Sahi Crans Montana’da kaldığımız yer neresiydi? Müzakerenin çöktüğü yer değil miydi?
Uykudan uyandık. Bir daha uyumamak için tuttuğumuz yoldan geri dönmemeliyiz. Bizden söylemesi…

Bu haber 7350 defa okunmuştur

:

:

:

: