YENİ VERSİYON KÜÇÜK PRENSLER

‘Küçük Prens’ Kitabı Küçük Prens, Fransız yazar ve pilot Antoine de Saint-Exupéry tarafından yazılan ve 1943'te yayımlanan masalsı bir kitaptır. Dünyanın en çok satan ve okunan kitaplarından bir tanesidir.


‘Küçük Prens’ Kitabı
Küçük Prens, Fransız yazar ve pilot Antoine de Saint-Exupéry tarafından yazılan ve 1943'te yayımlanan masalsı bir kitaptır. Dünyanın en çok satan ve okunan kitaplarından bir tanesidir. Eserde, bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyası anlatılır. Bu eseri çocukluğumda da okumuştum. Şimdi, orta yetişkinlikte, de okudum. Kitaptaki çocuk, tüm çocukları, çocukluğumuzu temsil ediyor. Büyüklere karşı bakış açımız, büyüklerin farklı, bir çocuğun dünyasından bakılırsa, anlamsız düşünceleri tanımlanıyor. Herkesin sadece çocukken değil de her döneminde okuyup yaşamı üzerinde değerlendirme yapması gerekir. Küçük Prens’i dinlersek, yaşamımıza daha farklı bir boyut getirebiliriz. Doğayı, doğanın içindeki tüm canlıları, çocuklarımızı daha iyi anlayabiliriz. Onlarla daha keyifli zamanlar geçirebilir; onlara anlamsız gelmeyebiliriz.
Küçük Prens ve Unutulmaz Sözleri
“Ve hiçbir büyük, bunun ne denli önemli olduğunu anlamayacaktır.”
“Gülünü bunca önemli kılan, uğruna harcadığın zamandır.”
“İnsanlar, bu gerçeği unuttular; sen, unutmamalısın. Evcilleştirdiğin şeyden her zaman sen, sorumlusun. Gülünden sen, sorumlusun.”
“Kimse, yerinden memnun değil.”
“Zaten yalnız çocuklar, ne aradıklarını bilirler.”
“İnsanlar, hızlı trenlere biniyorlar; ama ne aradıklarını bildikleri yok. Koşuyor, heyecanlanıyor, dönüp duruyorlar.”
“Büyükler, gerçekten çok tuhaf oluyor.”
Büyükler, tuhaf oluyor pek tabii ki. Yaşamda bir tek çocukların ve hayvanların anda kalabiliyor olduğunu hepimiz biliyoruz. Büyükler, bu konuda oldukça zorlanıyor. Çünkü, toplumun duruşuna karşı gelemiyorlar. Toplum içindeki genel geçer kurallara uyduğunu göstermeye çalışan, anne, baba rollerine gittikçe artan bir bağlılıkları olduğu için hemen yanı başlarındaki çocuklarını anlayamayabiliyorlar. Bir zamanlar kendilerinin de çocuk olduklarını unutabiliyorlar.
“Sizin Dünya’da insanlar, bir bahçede beş bin gül yetiştiriyorlar; yine de aradıklarını bulamıyorlar. Oysaki aradıkları tek bir gülde, bir damla suda bulunabilir.”
Bunu bir çocuk ruhu söylüyor. Ne acı ki genellikle büyükler, bunun farkında değiller. İstedikçe istiyorlar. Doyumsuzluk içerisinde bir yaşam sürüyorlar. Azın içinde çoğu bulabileceklerinin farkına varmaktan çoktan vazgeçmişler. Elimizde fazla olduğu sürece kıymet bilinmediğini aklımızdan çıkarmayalım.


Hayal Kurmayı Unuttuk
Yeni versiyon prenslerimizi anlamaya çalışalım. Unutmayalım ki bir zamanlar biz de çocuktuk. Bizi de anlamıyorlardı. Anlasınlar diye çırpınıp duruyorduk. Bugünlere anlaşılmazlıklardan geldik. Büyüdük, kendimizi ispat ettik, daha az konuşur olduk. Zamanla daha fazla anlaşılır olduk. Çünkü, Dünya oyununun kurallarını öğrendik. Oyunu kurallarına göre oynadık. Tabii en önemlisi de hayal kurmayı unuttuk. Hayal kurmak, çocuklara ( prens ve prensesler ) mahsus kaldı. Dünya döndükçe de böyle olmaya devam edecek.
Bana sorarsanız, hayal kurmayı hep tercih ettim ve ediyorum da. Varsın anlaşılmayım.

Bu haber 1100 defa okunmuştur

:

:

:

: