Böyle gelmiş ama böyle gitmeyecek!

Bir otel düşünün. Adeta kağıt gibi ortadan ikiye yırtılıyor. Bizim evlatlarımızın da içinde olduğu onlarca cana mezar oluyor.

Bir otel düşünün. Adeta kağıt gibi ortadan ikiye yırtılıyor. Bizim evlatlarımızın da içinde olduğu onlarca cana mezar oluyor.
Depremden önce dışarıdan baksanız son derece janjanlı bir bina. Ama yapı kalitesi açısından ne durumda olduğu yaşadığımız acıyla apaçık ortada.
Türkiye’de savcılar 10 kentte yıkılan tüm binaları tek tek mercek altına aldı. Ancak bu otelle ilgili soruşturmaya öncelik istendi.
Bizim hükümetin de baskısıyla enkazdan alınan numuneler doğrultusunda ceza soruşturması başlatıldı.
Otelde yitirdiğimiz evlatlarımızı, öğretmenlerimizi, velilerimizi geri getirmeyecek belki ama hiç olmazsa adalet duygusu tatmin edilecek. Yüreklere bir serinlik gelecek. Yapanın yanına kar kalmadığı görülecek.
Yaşanan acı Türkiye’yi yakıp kavurdu. Biz de yitirdiğimiz evlatlarımızla bu acının pençesinde kavrulmaya devam ediyoruz.
Spor müsabakaları dün alınan kararla bir hafta daha ertelendi. Böyle bir dönemde elimizi kolumuzu dahi kaldıracak durumda değilken alınan karar elbette doğaldı.
Normale dönmemiz çok uzun zaman alacak.
85 milyon Türkiye ile birlikte bizim de psikolojimiz alt üst oldu. Yaşanan moral bozukluğu ve travmanın atlatılması çok uzun zaman alacak.
Bu felaket bizim ülkemizde de çok şeyi değiştirecek. Daha önce yazdık. Ama yine söylemekten çekinmeyelim.
Hiçbir Kıbrıslı Türk, böyle bir dönemde Türkiye’den bütçemize gelecek herhangi bir yardımı vicdanen kabul edemez.
Peki ne olacak?
Hep söylediğimiz ama bir türlü hayata geçiremediğimiz, kendi ayakları üzerinden duran bir ülkeyi artık yaratmak zorundayız.
Çünkü böyle bir dönemde bırakın Türkiye’den herhangi bir alanda yardım kabul etmeyi, asıl bizim anavatanımıza yardım etmek zorunda olduğumuzu bilmek zorundayız.
Bunun için tüm ülke olarak fedakarlık yapmalıyız.
İlk adım olarak da kamuda ciddi bir tasarruf başlatmalıyız. Bütçedeki açığı kapatmak için bir defaya mahsus olmak üzere varlık vergisi dahil tüm seçenekleri gözden geçirmeliyiz.
Bugüne kadar yaşadığımız hoyrat hayatı bu felaketin ardından eskisi gibi devam ettiremeyiz.
Geçmişten beri hep böyle gelmiş böyle gider mantığıyla hareket ettik. Şimdi yeni bir dönem başlıyor.
Böyle gelmiş olabilir ama artık böyle gitmeyecek. Bizden söylemesi…

Bu haber 5083 defa okunmuştur

:

:

:

: