BİRİLERİ KRAL OLMAK MI İSTİYOR

Siyasal partiler , demokratik sistemin vazgeçilmez unsurlarıdır .

Siyasal partiler , demokratik sistemin vazgeçilmez unsurlarıdır .
Demokrasi varsa , siyasal partiler de vardır .
Siyasal partiler varsa , demokrasi de vardır .
Demokrasi , bir siyasi rejimdir . Çağdaş Demokrasiden önce , dünyada Klasik Demokrasi uygulanıyordu . Klasik Demokrasi , halkın katılımını ve iradesini , iktidara tam olarak yansıtmıyordu .
Eski Yunan ve Roma’da , bunun örneklerini görebiliriz .
Halk , demokrasi konusunda bilinçlendikçe , demokrasi de çağdaşlaşmaya başladı .
Bununla birlikte , 1789 Fransız İhtilali ile halkın iradesi , yönetime yansımasa bile . Demokrasinin bir uygulaması olan “ Temsili Demokrasiye “ geçilmiştir .
Aslında , Çağdaş Demokrasinin anlamı . Halk iradesinin , direkt olarak siyasal idareye yansımasıdır .
Çağdaş Demokrasiden kasıt bu .
Bu yöntem , dünyada uygulama alanı bulamadı .
Nedeni de pratik olmayışı .
Bunun yerine , Temsili Demokraside karar kılınarak , halk iradesinin , ne kadar yönetime etkin hale getirileceğinin çareleri de bir nebze olsun bulunmuştur .
Bu , tabii ülkeden ülkeye değişmektedir .
Buna en güzel uygulamadaki örnek .
Başkanlık sistemi ile parlamenter sistem gösterilebilir . Siyasal bilimcilere göre Çağdaş Demokrasi açısından , bunlar da yetersiz .
Halk iradesinin , yönetimde sürekliliğini , Çağdaş Demokrasinin vazgeçilmezi olarak görürler .
Buna , halk dilinde , yönetime direkt ve sürekli katılımcılık da denir .
Bizde uygulanan sistem , Temsili Demokrasidir .
Halk , her 4 veya 5 yılda , seçimlerle kendini yönetecek olanları seçer .
Seçilenlere , gelecek seçim tarihine kadar , ülkeyi yönetmek için temsil yetkisi verir .
Bu , genellikle siyasal partiler aracılığı ile olur .
Siyasal partiler , ülkelerdeki seçim yasalarına göre , kendilerini oluştururlar ve partinin ideolojisini benimseyip , parti kadrolarına gelen partililerle , yani yurttaşlarla , bu işi götürürler .
Bizde bu , iki yöntemle yapılmaktadır .
Üye ve delege sistemi .
76 ‘da çok partili demokratik sisteme geçtiğimiz zaman . Genellikle , siyasal partiler , delege sistemi ile halkın partilere katılımını sağlıyorlardı .
Yakın geçmişte bu değiştirilerek , üye sistemine geçilmiş ve tüm üyeler , parti yönetiminde , direkt olarak söz sahibi yapılmışlardı .
Bununla , bir anlamda , o partiye gönül verenlerin , partinin yönetimine birinci elden katılmaları sağlanmıştı .
Bu yöntem , partilerin üye sayısını artırmakla , sandığa giden yolda daha da güçlü olması sağlanmıştı .
Bu partilerimizden biri de UBP’ idi .
Şimdi bakıyoruz ki , parti yetkilileri , üye sisteminden vazgeçip , eski sistem olan delege sistemine geçmek için düğmeye bastı .
Mevcut uygulamada , direkt olarak , üyeler , Milletvekili adaylarını , Parti Genel Başkanlarını , Belediye Başkan adaylarını , İlçelerin yönetimlerini belirliyordu .
Getirilen değişiklikle , hem üyelik devam edecek , hem de delege sistemi tekrar geri gelecek .
Üyeler , delegeleri seçecek , delegeler de partinin yönetim kadrolarını belirleyecek .
Yani , parti içerisinde , seçim sistemi gibi , üyeler , delegeye yetki verecek ve delegeler de yetkili organ veya organları belirleyecek .
Üye , niye mevcut uygulamaya göre , direkt olarak parti yönetimine iradesini yansıtmasın ve endirekt olarak yansıtsın ?
Geçmişte delege sisteminde görülmüştür ki , seçim bölgelerinde parti menfaatini değil de kendi menfaatini düşünen simsarlar . Partinin yönetiminde etkin rol oynamışlar . Bloklar yaratılarak , kişisel çıkar sağlamanın yollarını aramışlardı .
Üyenin , partinin yönetimine direkt olarak katılım hakkı , elinden alınırsa . Partinin , yarışa başlama potansiyelinde düşüş olmayacak mı ?
Yoksa , delege sisteminin getirilmesinin arkasında başka hesaplar mı var ?
Üyenin , elindeki mevcut ve etkin hakkını , elinden almak , ancak üyenin iradesi ile mümkün olabilir .
Bu ise olası görülmüyor .
İskele UBP Milletvekili Sn. Yasemin Öztürk , konu ile yaptığı açıklamada özetle şunu dile getirdi :
“Delege sistemi , çok tehlikeli . Çünkü krallık getirir .”
Partide , bundan medet umarak , krallığını ilan etmek isteyenler mi var sorusu , akla gelmez mi ?
Bu haber 2430 defa okunmuştur

:

:

:

: