KIBRIS SORUNUNDA ‘TÜRK YOLU’ ÖNERİSİ

Ada TV’ye konuk olan Cumhurbaşkanlığı Diplomasi ve Uluslararası İlişkiler Özel Danışmanı Prof. Dr. Hüseyin Işıksal, Kıbrıs sorununda “Türk yolu” olarak tanımladığı üçüncü yolun mümkün olabileceğini vurguladı.

Ada TV’ye konuk olan Cumhurbaşkanlığı Diplomasi ve Uluslararası İlişkiler Özel Danışmanı Prof. Dr. Hüseyin Işıksal, Kıbrıs sorununda “Türk yolu” olarak tanımladığı üçüncü yolun mümkün olabileceğini vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı Diplomasi ve Uluslararası İlişkiler Özel Danışmanı Prof. Dr. Hüseyin Işıksal, son yıllarda uluslararası arenada diplomasi dilinde “Türk yolu” diye bir terim türediğini belirterek, “Bu terimin içeriği ‘Türkler ne söylerse sonunda yapar’ anlamı taşıyor” dedi. Kıbrıs sorununda da bizim sunduğumuz ‘egemen eşitlik’ ya da Rumların direttiği federasyon tezinin dışında bir “Türk yolu” önerisi olduğunu kaydeden Prof. Işıksal, bunun Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından geçtiğimiz aylarda dile getirildiğini ifade etti.
Bu önerilerin ilk maddesinin bile tek başına harekete geçilmesi için önemli bir neden olduğunu aktaran Prof. Işıksal şunları söyledi:
“Birinci öneri, hem iki tarafın hem de Türkiye ve Yunanistan dahil olmak üzere ilgili paydaşların arasını bozan, hatta zaman zaman onları ciddi anlamda karşı karşıya getiren ada etrafındaki hidrokarbon kaynaklarına dair Kıbrıs Türk tarafının kapsamı genişletilmiş iş birliği önerisidir. Kıbrıs Türk tarafı, 17 Temmuz 2019 önerisi halen masada olmasına rağmen, bir açılım daha yapmak suretiyle Rum liderliğinin öne sürdüğü itiraz noktalarını ellerinden aldı. Tatar bu önerisinde, eşitlik zemininde kurulacak ortak komite çalışmalarının bir safhasında, halihazırda iki tarafın ayrı ayrı sözleşme imzalamış olduğu şirketlerin de yetkilendirilmesi suretiyle bu çalışmalara dahil edilmesini önerdi. Bu, büyük bir açılımdır. Bu yolla, mevcut ihtilaflar eşitlik zemininde kurulacak ve ortak rızayla karar alacak bir mekanizma sayesinde çözülebilecek.
Rum tarafının şunu kabullenmesi gerekiyor. 20 yıl sonra gelişen teknoloji ve yeşil enerjiyle birlikte hidrokarbon kaynaklarının önemi kalmayacak. Eğer bu enerjinin açığa çıkarılması için daha fazla beklersek kimseye yar olmayacak. BM’nin gözetiminde oluşturulacak bu ortak komitede AB de gözlemci olabilir. Ama Rumlar bu adımımız karşısında bile KKTC’nin tanınmasını çağrıştırıyor’ diyerek karşı duruyorlar. Karşımızda zihniyet böyle. Bunu iyi anlamamız lazım…”
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Kıbrıs sorunda bugüne kadar ne söylediyse dimdik arkasında durduğunu kaydeden Prof. Dr. Işıksal, “Seçildiği günden bu yana politikasında hiçbir sapma yok. Bu politikanın devamı 2025 seçimlerinde elde edilecek başarıya bağlıdır. Göreceğiz” ifadelerini kullandı. 
 

Bu haber 201 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER