Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, AKSA Enerji Üretim A.Ş. ile yapılması muhtemel kapasite artırımının KIB-TEK’i devre dışı bırakacağı yönündeki iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu belirterek, “kapasite artırımı olması durumunda bile KIB-TEK yıllık üretim seviyesini koruyacak ve hatta ileriki yıllarda artırabilecektir” dedi.
Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, AKSA Enerji Üretim A.Ş. ile yapılması muhtemel kapasite artırımının KIB-TEK’i devre dışı bırakacağı yönündeki iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu belirterek, “kapasite artırımı olması durumunda bile KIB-TEK yıllık üretim seviyesini koruyacak ve hatta ileriki yıllarda artırabilecektir” dedi.
Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, gündemdeki AKSA Elektrik Üretim A.Ş. ile ilgili iddiaları değerlendirdi. Konuyla ilgili olarak bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, enerji alım fiyatı ve süresinin CTP-ÖRP Hükümeti döneminde 10 Mart 2009 tarihinde KIB-TEK yönetimi ve dönemin enerjiden sorumlu bakanı Ahmet Uzun’un imzaları ile yapılan Kalecik II sözleşmesine göre 31 Mart 2024 tarihine kadar yürürlükte olduğu ifade edilerek, sözleşmedeki enerji alım fiyatında herhangi bir değişiklik söz konusu olmadığı kaydedildi.
EL-SEN YÖNETİMİNİN KAYGILARI 10 MART 2011’DE DE OLMALIYDI: “Ekonomi ve Enerji Bakanlığı tarafından AKSA Enerji Üretim A.Ş.’ye ödenmek üzere KIB-TEK’in 124 milyon TL taahhüt altına sokulmaya çalışıldığı” ifade edilerek, halka yanlış bilgiler aktarıldığı kaydedilen açıklamada, şunlar ifade edildi: “CTP-ÖRP hükümeti döneminde 10 Mart 2009 tarihinde yapılan sözleşme altında, AKSA’ya yıllık 700 milyon KW/saate kadar üretim hakkı ve bu üretimin alım garantisi verilmiş ve üretimde özel sektör ağırlığı modeli de bu şekilde meydana getirilmiştir. CTP-ÖRP Hükümeti döneminde 10 Mart 2009 tarihinde yapılan sözleşmenin sona erme tarihi de 31 Mart 2024 olarak belirlendiğinden, ve alım garantisinin yıllık ortalama ek 48 milyon KW/Saat artış yapılacak şekilde taahhüt verildiğinden, her yıl alım garantisinin arttığı bu modelden geriye dönülmesi de mümkün değildir. Dolayısıyla EL-Sen yönetiminin, bu durumla ilgili gerçekten kaygısı var iseydi, kaygılarını dile getirmesi için doğru zamanlamanın sözleşmenin yapılmış olduğu 10 Mart 2011 tarihi öncesinin olması gerektiği de aşikardır. Buna ilaveten, Kapasite ilavesine ilişkin olarak CTP-ÖRP Hükümeti döneminde 10 Mart 2009 tarihinde yapılan Kalecik II Sözleşmesi, firmaya 1 Haziran 2011 tarihine kadar 17 MW’lık bir ünitenin de zorunlu olarak kurulmasını öngörmektedir. Bundan sonra yapılacak olan muhtemel kapasite artırımı, mevcut sözleşmeye uygun olarak ve sözleşmede öngörülen fiyat ve koşulların geçerli olacağı çerçevede yapılacaktır. Muhtemel kapasite artırımı durumunda, İlave kapasiteye karşılık verilecek alım taahhüdü, 10 Mart 2009 tarihinde dönemin hükümeti tarafından yapılan sözleşmedeki oranlara göre %31,4 daha az olacaktır.”
‘GÜCÜN ARTIRILMASI ZORUNLU BİR İHTİYAÇ’: Açıklamada, ülkede her yıl artan enerji ihtiyacının karşılanabilmesi için santral kurulu gücünün artırılmasının zorunlu bir ihtiyaç olduğu vurgulanarak şöyle denildi: “Bugüne kadar yapılan her icraatımızda, ülkemizin ve bireylerimizin menfaatleri en üst düzeyde tutulmuş, tutulmaya da devam edilecektir. Ülkemizde her yıl artan enerji ihtiyacının karşılanabilmesi için santral kurulu gücünün artırılması zorunlu bir ihtiyaçtır. Bu amaçla çok çeşitli yatırım olanaklarının değerlendirilmesi kaçınılmazdır. Bununla birlikte bakanlığımız tarafından hazırlanan ve geçtiğimiz hafta Cumhuriyet Meclisinde yasalaşan Yenilenebilir Enerji Yasası altında yenilenebilir enerji kaynaklarından da faydalanacak, bu amaçla 2011 yılı içerisinde ihale düzenlenecektir.”