RMMO Deniz Üssü’nde meydana gelen patlamayı soruşturan tek kişilik Soruşturma Komitesi Başkanı Polis Poliviu’nun, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’a ciddi kişisel ve kurumsal sorumluluk yüklemesi, ancak Hristofyas’ın sorumluluklarını üstlenmeyi reddetmesi nedeniyle Güney Kıbrıs’ta siyasi kriz yaşanıyor. Rum siyasi partileri, siyasi krizi yönetmek için plan tatbikatları yapıyor, bu çerçevede; BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas arasında Ekim ayı sonunda New York’ta gerçekleşmesi planlanan üçlü görüşmenin ertelenmesi de önerildi. Simerini; “Muhalefet Partileri Plan Tatbikatları Yapıyor... Dimitris Hirstofyas’la İlgili Hangi Senaryoları Çalışıyorlar” başlıklı manşet haberinde, muhalefet partilerinin, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın başkanlıktan gerek istifa etmesi gerek istifa etmemesi ihtimaliyle alakalı senaryolar üzerinde çalıştıklarını yazdı.
DİKO: ÜÇLÜ GÖRÜŞME ERTELENSİN: Habere göre, siyasi partilerin perde önündeki çatışmaları önceki gün de devam etti. DİKO, Kıbrıs sorununa ilişkin, Ekim ayı sonunda yapılması planlanan üçlü görüşmenin ertelenmesini önerdi. DİKO Başkanı Marios Karoyan, Hristofyas’a; Kıbrıs müzakerelerinde bir pazarlık (al - ver) prosedürüne girmeyi kabul etmemeye ve BM’den; Ekim sonundaki üçlü görüşmenin ertelenmesini talep etmeye çağırdı. Ancak ilgi; Polis Poliviu’nun Hristofyas’ı sorumlu gösterdiği raporunun görüşüleceği ve partilerin Poliviu’nun bulgularıyla ilgili görüşlerini açıklayacağı önümüzdeki Perşembe günü Rum Meclisi Genel Kurulu’na yoğunlaşıyor.
2013’E KADAR BİRLİK SAĞLANMASI İÇİN YAPILMASI GEREKENLER: Gazete, Rum siyasi partilerinin siyasi krizden çıkmak ve 2013’te yapılacak başkanlık seçimlerine kadar birliği sağlamak maksadıyla tartıştıkları senaryolarla ilgili detayları özetle şöyle aktardı:
Senaryo 1. Hristofyas’ın İstifa Etmesi: Bütün muhalefet partileri, krizden çıkışın en iyi yolunun Dimitris Hristofyas’ın istifası olduğunda birleşiyor görünüyor. Aynı zamanda, AKEL ve hükümetin, böyle bir ihtimali tartışma konusu bile yapmaması ve Anayasa’da, başkanın koltuğundan indirilmesini engelleyecek emniyet sübapları içermesinden dolayı bu fikrin ete kemiğe bürünmesinin zor olduğunu anlıyorlar. Hukuki açıdan Başkan’ı koltuğundan sökecek bir ‘tornavida’ bulunur veya sürekli baskılar nedeniyle başkan kendisi böyle bir karar alırsa siyasi partiler 2013 seçimlerine kadar geçiş hükümetini üstlenecek, ortak bir aday bulmak niyetinde görünüyor. DİSİ, bu rolü merkez partilere verip kendisi de kendi adayıyla 2013 seçimlerine katılmaya niyetli görünüyor. Kısa süre önce, meclis başkanlığına seçilerek geniş bir güvenoyu alan Yannakis Omiru oldukça geniş rıza topluyor, Omiru’ya sadece, kendi adayını ortaya koymayı tercih eden DİKO’dan itiraz geliyor. Bu fikrin ana felsefesi; ekonomi, hidrokarbon ve AB dönem başkanlığı konularını içerecek bir hükümet programı belirlenmesidir. Kıbrıs sorunu kenara bırakılıyor, çünkü hem o zamana kadar konu ‘çıkmazın yönetilmesi’ haline gelebilir hem de DİSİ ve EUROKO’nun tezlerinin örtüşmesi zordur.
Senaryo 2. Meclis’te Çetin Poker: Dimitris Hristofyas’ın istifa etmemesi ihtimali kuvvetle muhtemeldir. Bu durumda, muhalefet mümkün olduğunca çok yönetme kabiliyeti edinmek istiyorsa, anayasaya uygun şekilde ve kurumsal düzeyde etki alanını; Dimitris Hristofyas’a ‘dar korse’ olacak şekilde genişletmek için gerekli formüleri bulması gerekiyor. Mecliste elinde bulundurduğu oyçokluğu muhalefetin elindeki en güçlü silahtır ancak metotların süreç içerisinde saptanması gerekiyor. Polis Poliviu’nun raporunun ele alınacağı önümüzdeki Perşembe günkü özel oturum bu açıdan bir ilk işaret olabilir çünkü Perşembe günü bir çeşit; Poliviu’nun raporu kadar ağır bir karar oylanması kuvvetle muhtemeldir. Böyle bir şeyin elbette pratik etkileri yoktur ancak siyaseten ve etkileyicilik açısından kazanç sağlar. Devlet bütçesinin görüşülmesi ve oylanması sırasında da çetin poker oynanacak çünkü meclisin, yürütme erkinin elini kolunu bağlama olanağı olacak. Ancak iyi bilgili bir kaynağın gazetemize söylediği üzere, ‘cerrah hassasiyeti’ gereklidir, çünkü bütçenin tamamen reddedilmesi devleti öyle bir felce sokar ki, muhalefet partilerine bumerang olarak geri dönmesi kuvvetle muhtemeldir.” Alithia; “Çıkmaz Sürüyor, Hükümetin Etrafındaki Çember Daralıyor” başlıklı haberinde, Rum muhalefet partilerinin siyasi krizden çıkmanın yollarını aradıklarını, ancak her adımın krizi derinleşmeye sürüklediğini yazdı. Bütün işaretlerin; AKEL’in önümüzdeki aylarda yaşayacaklarının benzersiz olduğunu gösterdiğini, AKEL’in; tarihinde belki ilk defa yerel seçimlere ittifaksız gireceğini yazan gazete, henüz resmi karar alınmamış olmasına rağmen EDEK ve DİKO içerisinde; AKEL’den gelen Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın istifasını isterken AKEL’le seçim ittifakına girmenin çılgınlık olacağı görüşünün zemin kazandığını belirtti.
‘POLİS HRİSTOFYAS’A ‘DOKUNABİLİR’: Simerini; “Polis Başkan’a ‘Dokunabilir’! ... Başsavcı Başkan’ın Dokunulmazlığı Konusunda Görüş İstediğini Teyit Etti” başlıklı haberinde, Rum Başsavcı Petros Kliridis’in; Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın dokunulmazlığının kaldırılması konusunda Hukuk Dairesi avukatlarından görüş istediğini doğruladığını yazdı.
KLİRİDİS: YÜKSEK MAHKEMEYE GİDECEK BİR SUÇ YOK: Fileleftheros; “Başkan’ı Beraat Ettiriyor... Petros Kliridis Fileleftheros’a: Raporlarda Cezai Suç Yok” başlıklı manşet haberinde, Rum Başsavcı Petros Kliridis’in, Polis Poliviu’nun Hristofyas’a açıkça sorumluluk yüklediği soruşturma raporundan sonra Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın dokunulmazlığının kaldırılması konusunu daha açılmadan kapattığını yazdı. Gazeteye göre, Rum Yüksek Mahkemesi’nin böyle bir talepte bulunmasını isteyenlerin senaryolarına da son noktayı koyan Kliridis, “Değerlendirmeme göre Başkan’ın dokunulmazlığının kaldırılması istemiyle Yüksek Mahkeme’ye gidilmesini haklı gösterecek ‘ayıp’ veya ‘ahlaka aykırılık’ olarak nitelendirilebilecek cezai suç yoktur” ifadesini kullandı.
PATLAMANIN ARDINDAN KEMİK PARÇALARI BULUNDU: Öte yandan Mari’de 11 Temmuz’da meydana gelen ve 13 kişinin ölümü, çok sayıda kişinin de yaralanmasına yol açan patlamanın ardından dün, Rum polisi tarafından patlamanın meydana geldiği “Evangelos Florakis Deniz Üssü”nde araştırma yapıldığı ve patlamadan arda kalan kemik parçaları bulunduğu belirtildi. Haravgi Gazetesi’nin haberine göre, Rum Polisi Basın Sözcüsü Mihalis Katsunotos, konuyla ilgili açıklamasında, buldukları kemikleri daha ileri analiz ve kimlik tespit çalışması yapılması için laboratuara gönderdiklerini söyledi. Katsunotos, ölen şahısların ailelerinin de araştırmalara katılmak üzere deniz üssüne gittiğini, ancak içeriye girmelerine izin verilmediğini belirtirken, polis ve askerlerle birlikte 6 uzman kişinin de bulunduğu yaklaşık 250 kişinin, patlamanın meydana geldiği bölgede araştırmalar yaptığını ifade etti. Gazete, DNA yöntemiyle yapılacak olan kimlik tespitlerinin ardından, kemik parçalarının ait olduğu şahıs veya şahısların ailelerinin haberdar edileceğini yazdı.