Osam: “Stres çağın vazgeçilmez parçası olarak bireyin baskı altında bulunmasıdır. ‘Baskı altındayım’ demek stresin kendisidir”
Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necdet Osam, stresin çağın vazgeçilmez bir parçası olduğuna, kontrol altına alınamayan stres ve öfke sonucunda aşırı şiddet ve cinnet yaşanabileceğine işaret ederek, “Bu nedenle toplumsal olaylarda stresle başa çıkmak kaçınılmazdır. Bu çok zor ama mümkündür” dedi. Polis Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Toplumsal Olaylarda Öfke ve Stres Yönetimi” konulu konferans bugün gerçekleştirildi. Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde yer alan konferans, Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necdet Osam tarafından verildi. Konferansta polis müdürlerinin yanısıra polis memurları da hazır bulundu. Prof. Dr. Necdet Osam konferansında, stresin bütün boyutları ve stresle nasıl başa çıkılacağı konusunda bilimsel verilere dayanarak ayrıntılı bilgiler verdi. Stresin kontrol altına alındığı dönemlerde insanın daha olumlu enerji üretebileceğinin, şevk ve idarede daha canlı olabileceğinin, olası problemleri daha önceden kestirebilip daha etkin, verimli ve güvenli kararlar üretebileceğinin altını çizen Prof. Dr. Necdet Osam, “Stres, çağın vazgeçilmez parçası olarak bireyin baskı altında bulunmasıdır. ‘Baskı altındayım’ demek stresin kendisidir” dedi.
“SIFIR STRES DİYE BİR ŞEY YOKTUR”: Stresin olgusal bir gerçek olarak hayatın bir parçası olduğunu ifade eden Osam, “Sıfır stres diye bir şey yoktur. Bir tek ölülerde sıfır stres olur. Aşırı stres de tehlikelidir, insanı öldürebilir. Önemli olan kaldırabilecek bir stres geliştirip dengeyi kurabilmektir” şeklinde konuştu. Stresi dengelemede genetik, düşünsel, duygusal, psikolojik ve toplumsal faktörler bulunduğunu, devlet ve toplum arasında sağlıklı dengeyi geliştirecek olan en önemli mekanizma olan polisin stres dengesinin öneminin de büyük olduğunun altını çizen Osam, “Stresle başa çıkamama diye bir konu yoktur. Stresle baş edemeyenlerin sonu ya intihardır ya da inanılmaz derecede şiddete yönelmektir. Bu nedenle stresle başa çıkmak kaçınılmazdır” dedi.
“TOPLUMSAL ŞİDDET POLİS İÇİN ÖNEMLİ”: Stres konusunda iki tür birey olduğunu, A tipi bireyin “aceleci, hırslı, rekabetçi” olduğunu, B tipi bireyin ise “planlı, düzenli, sakin ve özgüveni yüksek” kişiler olduğunu anlatan Necdet Osam, bu iki tipin “bilimsel olarak sarsılmaz bir gerçek olduğunu” kaydetti. Toplumsal stresin, polis için çok daha önemli olduğunu, çünkü olayların büyümemesi ve değerlerin zedelenmemesi için polisin kendini ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Necdet Osam şöyle konuştu: “Bu çok zor bir durumdur. Zorluk karşınızdaki grubun öfkesidir. Kırılma noktası da zaten burada yatmaktadır. Bunu olumlu yöne çekebilmek başarı, olumsuz yön ise kırılma noktası olur. Bu nedenle lütfen görevinizin ne kadar önem arz ettiğini algılayınız. Bir merkezdesiniz. Siz her şeysiniz, hiçbir şeysiniz. Toplumun önünü açmak, devleti yüceltme konusunda ne kadar başarılı olursanız toplumsal öfke ve stresle başa çıkmada o kadar başarılı olursunuz.” Stresin olumsuz etkilerini; özetle güven ve hafıza kaybı, karar vermede zorluk, umutsuzluk, kızgınlık, korku, endişe, panik ve depresyon olarak sıralayan Osam konuşmasını şöyle tamamladı: “Öfkeli ve panik olmamaya çok dikkat etmeliyiz. Bu durumlarda merkezi sinir sistemimiz devre dışı kalabilir. Kontrol altına alınamayan öfke sonucunda aşırı şiddet ve cinnet geçirme gelebilir. Stresle başa çıkmak için doğasını bilmek gerekiyor. Bu nedenle toplumsal olaylarda stresle başa çıkmak kaçınılmazdır. Bu çok zor ama mümkün. Adalet ve eşitlik mekanizması iyi çalışıyorsa motivasyon düşmez, stres yoğunluğu aşağılara çekilir. Böylelikle stres sorunu ortadan kalkar, örgütün başarısı da adım adım ilerler.”