KITA SAHANLIĞI ANLAŞMASI OYÇOKLUĞUYLA

Uzunca süre tartışmalara neden olan Kıta Sahanlığı Anlaşması dün oy çokluğuyla Meclis’ten geçti

Uzunca süre tartışmalara neden olan Kıta Sahanlığı Anlaşması dün oy çokluğuyla Meclis’ten geçti

Kıta Sahanlığı Anlaşması dün oy çokluğuyla Meclis’te onaylandı. TDP Gazimağusa Milletvekili Hüseyin Angolemli, Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması’nın imzalanmasından Dışişleri Bakanlığı’nın bile haberi olmadığını savunarak, bakanın New York’a bile götürülmediğini ve “parayı biz veriyoruz, bizi dinleyeceksiniz” denildiğini öne sürdü. Hüseyin Angolemli, Türkiye, KKTC’yi bağımsız devlet olarak tanıyorsa gereğini yapması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garantörü olduğunu ve anlaşmalardan kaynaklanan haklarını kullanması gerektiğini söyledi.

“ENERJİ ORTADOĞU’DA SAVAŞ NEDENİ”: Meclis Başkan Yardımcısı, CTP Lefkoşa Milletvekili Mustafa Yektaoğlu da, enerjinin özellikle Ortadoğu’da birçok savaşın çıkma nedeni olduğunu hatırlattı. Yektaoğlu, halen petrol ve ihale kanunun çıkarılmadığını belirterek dünyanın bu işi 100 senedir yaptığını, bunların incelenmesi halinde kanunun çıkarılabileceğini söyledi. Kıta sahanlığı anlaşmasından hükümetin haberi olmadığını; Cumhurbaşkanı’nın da konuyu New York’ta öğrendiğini savunan Yektaoğlu, bu durumun da haklı olarak eleştirilere yol açtığını kaydetti. Mustafa Yektaoğlu, TPAO’yla yapılan anlaşmada KKTC’ye yüzde 12.5 oran verilmesinin çok düşük olduğunu belirtti. Böyle bir anlaşmanın hiçbir ülkede olmadığını ifade eden Yektaoğlu, benzer bazı anlaşmaları incelediğini, örneğin Suudi Arabistan’ın yüzde 95 pay aldığını bildirdi. Hükümeti kınadıklarını ve eleştirdiklerini ifade eden Yektaoğlu, yapılanların kabul edilemeyeceğini söyledi. Yektaoğlu, “Artık petrol ve ihale kanunu çıkmalı, kurumlaşmalı ve konuya hakim olmalıyız” diyerek, eğitimli kişilere de ihtiyaç olduğunu; meclisin de bu konularda yapması gereken çok şey bulunduğunu anlattı. Ekonomik aklın ve halkın çıkarlarının önde olması gerektiğini belirten Yektaoğlu, Kıbrıs’ta çözüm olmaz, istikrara kavuşulmazsa AB’nin umduğu faydayı nasıl alacağını ve AB’nin Kıbrıs’ın yarısına nasıl yardım yaptığını sordu. Boru hattının deniz altından Türkiye’ye bağlanmasının ekonomik akla uygun olduğunu belirten Mustafa Yektaoğlu, güneş enerjisinin de alternatif enerji kaynağı olabileceğini söyledi.

“GEÇ KALMIŞ BİR GÖRÜŞME”: ÖRP Genel Başkanı Turgay Avcı, Kıta Sahanlığı Anlaşması ilgili görüşmenin geç kalmış bir görüşme olduğunu belirtti.
Muhalefet ve parlamentonun daha sağlıklı bilgilendirilmesi sıkıntısı yaşanmasına rağmen anlaşmanın Eylül 2011’de New York’ta imzalanmasının önemine vurgu yapan Avcı, anlaşmayla ilgili tartışmaların, iç siyasetteki kısır durumunun dış politikaya yansımasından kaynaklandığını söyledi.

“KKTC DEVLETİ EDİLGEN KONUMDA”: CTP-BG Milletvekili Kadri Fellahoğlu ise konuşmasında, anlaşmanın öneminin bilincinde olduklarını ve bu gibi konularda Türkiye ile iş ve güç birliği yapılmasından yana olduklarını ancak böylesi önemli bir konuda KKTC devletinin edilgen konumda olduğunu söyledi. Fellahoğlu, Kıta Sahanlığı Anlaşması ve ona bağlı olarak Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile imzalanan anlaşmanın, içeriğini bilmeden onaylamalarının mümkün olmadığını kaydetti. Komite aşamasında istemelerine rağmen anlaşmanın kendilerine ulaştırılmadığını ve gizli tutulduğunu savunan Fellahoğlu, bu gizliliğinin nedenini merak ettiklerini belirtti. Türkiye ile ilişkilerin dayandığı çalışmaların belli yasalar çerçevesinde gerçekleşmesi gerektiğini kaydeden Fellahoğlu, Kıbrıs konusuyla ilişkilendirilmesi kaçınılmaz olan petrol ve gaz aramaları konusunun, müzakere sürecini olumsuz etkilediğini söyledi.

“ÇIKARLAR UĞRUNA HAKLAR GERİLETİYOR”: TDP Milletvekili Mustafa Emiroğulları konuşmasında, Kıbrıs Türk halkının haklarının, belirli kişilerin ve zümrelerin çıkarları uğruna geriletildiğini savundu.
Emiroğulları, Kıta Sahanlığı Anlaşması’nın, Rum tarafının yaptığı anlaşmalar gibi, 1960 Anlaşmasının ruhuna aykırı olduğunu ileri sürerek, çözüm olmadan yapılacak hiçbir uluslararası anlaşmanın geçerli olamayacağını savundu.

“FEDERAL DEVLETİ DİNAMİTLEYECEK”: CTP Milletvekili Ferdi Sabit Soyer de konuşmasında, iki liderin New York’ta gerçekleştireceği üçlü zirve öncesinde Rum tarafında çözüm istemeyen çeşitli kesimlerin, bulunacak doğal gaz ve petrolü, federal devleti dinamitleyeceği düşüncesiyle arzuladığına dikkat çekti. Soyer, Kıta Sahanlığı Sınırlandırılması Anlaşması’nın, ilan edilen ekonomik münhasır alandaki girişimi caydırmak amacıyla yapıldığını ancak amacın hasıl olmadığını savunarak, çalışmalarına devam eden Rum tarafının diğer parselleri ihaleye çıkarma aşamasına geldiğini söyledi. Petrol konusunun yanı sıra Rum tarafının AB Başkanlığı’nın müzakere sürecini geren bir diğer unsur olacağına dikkat çeken Soyer, Türk tarafının bu aşamada bütün siyasi parti başkanlarını çağırıp, petrol ve doğal gaz konusunu birlikte değerlendirmesi gerekirken, sonuçlar üzerine açıklamalar yapmaktan öteye gitmediğini iddia etti.
Soyer, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun seçim döneminde Türkiye’den boruyla gaz getirme öngörüsünde bulunduğuna dikkat çekerek, Kıbrıs Türkü’nün adanın tamamına yayılan haklarını güvence altına alacak formüller üzerinde çalışmak yerine, karşı tarafı suçlayıcı beyanatlardan öteye gidilmediğini savundu.

“ALTERNATİF BÜTÜN GÖRÜŞLERE AÇIK OLUNMALIDIR”: Tek ve ortak egemenliğe dayalı çözümde ısrar etmek gerektiğini kaydeden Soyer, olaylara geniş açıdan bakıp, alternatif bütün görüşlere açık olmak gerektiğini söyledi. Ferdi Sabit Soyer, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun New York’a giderken, “Başbakanlığı yedirmem” yönünde açıklama yaptığını ileri sürerek, müzakerelere odaklanması gerekirken, iç siyasetle uğraştığını iddia etti.
Soyer, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun New York’a gitmeden önce tüm siyasi parti başkanlarıyla bir araya gelmesi gerektiğini söyledi. Soyer, Türkiyeli bir müteahhidin '3 çocuklu aileye yüzde 33 indirim' sloganıyla Girne’de inşaat yapmaya başladığına işaret ederek, bunu onaylamadıklarını belirtti.
Soyer, onay tasarısına oylarının ret olacağını da söyledi.

“TÜRKİYE İLE EŞ ZAMANLI GEÇECEK”: Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün de konuşmasında, cevaptan çok anlaşmayla ilgili bir değerlendirmede bulunmayı amaçladığını söyledi. Özgürgün, TBMM’nin de gündeminde olan onay yasasının Türkiye ile eş zamanlı geçmesinin söz konusu olacağını belirtti.
Kıta Sahanlığı Sınırlandırılması Anlaşması’nın imzalanması sürecini ayrıntılı bir şekilde dile getiren Özgürgün, buradaki sıkıntının, metnin imzalanmasında geçen süre ve iletişim koordinasyonun sağlanamamasından kaynaklandığını söyledi. İmza prosedüründe yaşanan sıkıntı nedeniyle gecikme yaşandığını belirten Özgürgün, “Kıbrıs adasının jeopolitik konumu ve coğrafik yapısı dünyayı ilgilendiriyor. Farklı güç odakları ve bölgede bir çıkar çatışması içerisinde bulunulduğu biliniyor. Doğal kaynaklar üzerinde var olan hakların hassasiyetle korunması çok önemli .Kıyı şeridinin fazlası Türkiye’nindir. Bu doğal kaynakların adil bir şekilde paylaşılması için Türkiye de önemli bir rol oynuyor ve diğer ülkeler kadar hak sahibidir” dedi.

“ANLAŞMALAR KONUSUNDA UYARDIK”: Rum tarafının tek başına petrol ve doğal gaz arama girişimlerinde bulunmasının ardından Türk tarafının bunun sakıncalarına dikkat çektiğini kaydeden Özgürgün, BM Genel Sekreteri’ne de yazı yollayarak Rum tarafının imzalayacağı anlaşmalar konusunda uyardıklarını söyledi. Hüseyin Özgürgün, bütün uyarılara rağmen Rum tarafının tek taraflı girişimlerini sürdürdüğünü ve Eylül 2011’de fiilen sondaj çalışmalarına başladığını kaydetti. Özgürgün, Doğu Akdeniz ve adadaki bütün süreci berhava edecek bu girişimler karşısında bu anlaşma gibi güçlü bir mesaj vermenin kaçınılmaz olduğunu kaydetti. Özellikle İsrail’in adanın bu kadar yakınına sokulmasının, çok ciddi sonuçlar doğurabileceğine işaret eden Özgürgün, gerçekleştirilen üçlü zirvelerde de konuyu gündeme getirdiklerini ve yapıcı önerilerde bulunduklarını ancak Rum tarafının önerileri görmeden reddettiğini söyledi. Hristofyas’ın attığı adımın nelere yol açacağını henüz bilmediğini de kaydeden Özgürgün, “Siyasette öngörü yapılabilir. İsrail ile yapılan anlaşmaya bakıldığında, gelecekte Kıbrıs adası üzerinde, bu tip ülke ve anlaşmaların yaratacağı ciddi askeri ve ekonomik sorunları görebilmek zordur. Ama ciddi sonuçlar doğabilir” dedi… Konuşmaların ardından yasa tasarısı madde madde ele alındı ardından oy çokluğuyla kabul edildi.
Bu haber 266 defa okunmuştur
  • LONDRALI  U.K - 10.01.2012 KKTC DE HER SEY SUT , LIMAN , MAMUR IDI >> BIR KITA SAHANLIGI KALDIYDI , SIMDI O DA OLDU !!

:

:

:

:

DİĞER HABERLER