Esra TÜRKEL
Akademisyen Murat Özkaleli, konuk olduğu Ada TV’de devam eden müzakere süreci ve geçtiğimiz ay gerçekleştirilen Greentree Zirvesi’ne dair açıklamalarda bulundu. İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın müzarekere masasında kuvvetli bir miras bırakamadığını iddia eden Özkaleli; “Talat ve Hristofyas görüşmeleri son yılların en başarısız görüşmeleriydi”dedi. New York dönüşü Rum Lider Hristofyas’ın çarmıha gerildiğini de öne süren Özkaleli; “Çarmıha gerilmiştir Hristofyas, bir çivisini DİKO, EDEK bir çivisini de DİSİ çakmıştır”dedi.
‘BAN’IN KIBRIS ZİYARETİ SON DERECE BAŞARISIZDI’: Türk tarafının İkinci Cumhurbaşkanı Talat döneminde fazlasıyla tavizkar bir tutum sergilediğini öne süren Özkaleli, bu tutuma rağmen istenilen karşılığın alınamadığını da savundu. ‘Hem Türk tarafı fazlasıyla tavizkar bir tutum sergilemişti hem de tavizkar tutumun karşılığını da alamamıştı’ diyen Özkaleli sözlerini şu şekilde sürdürdü:‘Hristofyas yine ayak diretiyordu. Buna karşılık Sayın Talat’ın tasarladığı müzakere çerçevesi Sayın Talat’a ne kadar çok taviz verirsek onu masada tutabiliriz şeklinde özetlenebilecek bir tutumdu. Bu çok da başarılı bir strateji olmadı. BM genel sekreterinin Kıbrıs ziyareti oldu, fevkalade başarısız bir ziyaret oldu. Talat Hristofyas görüşmesi son yılların Kıbrıs müzakere süreci açısından en karanlık en başarısız görüşmelerinden bir tanesiydi. Türk tarafının masaya koymuş olduğu bütün açılımlar havada kaldı, Rum tarafı bunları kendine yonttu. Bir ivme yakalanması bekleniyordu, en azından yönetim ve güç paylaşımı başlığı kapatılamasa bile hiç değilse bir tespit yapılması gerekiyordu. İlerleme kelimesinin üstünü Hristofyas çizdi ve battal bıraktı.”
‘GÖRÜŞMELER EROĞLU’NUN İNSİYATİFİYLE GERÇEKLEŞTİRİLDİ’: Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun göreve geldiği zaman, devletin devamlılığı açısından sürecin kaldığı yerden devam ettirilmesi mecburiyetinde kaldığını belirten Özkaleli, bunun en somut göstergesinin fiili olarak Kudret Özersay’ın özel temsilci olması olduğunu da söyledi. BM Genel Sekreter’i Ban’a gönderilen mektupta Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun devamlılığı ortaya koyduğunu ifade eden Özkaleli; “Türk tarafının müzakereleri bir şekilde BM’nin sadece seyirci olarak kalmadığı, biraz daha olayı net gözlemleyebileceği platforma taşıması gerekiyordu. Bu da BM genel sekreteri ile yapılan toplantılardı. Tamamen Eroğlu’nun inisiyatifiyle gerçekleşmiş bir süreçtir. BM genel sekreterinin de katıldığı bu beş görüşmelerin hepsi, Derviş Eroğlu’nun inisiyatifiyle gerçekleştirildi”dedi.
‘GREENTREE’DEN TARİHLENDİRME ÇIKTI’: Liderlerin gerçekleştirdiği son üçlü görüşmeden sonra Genel Sekreter Ban’ın yapmış olduğu açıklamaları değerlendiren Özkaleli, ‘Benim gördüğüm kadarıyla içerden aslında bir tarihlendirme çıktı”dedi. Mart sonuna kadar bir değerlendirme yapılacağını ve Downer’ın Nisan ayında hazırlayacağı bir rapora göre Genel Sekreter’in çağrı yapacağını savunan Özkaleli, bu konuda Genel Sekreterin Rum tarafına; “Ben bu çağrıyı yapacağım, sen çağrıya uyarsın veya uymazsın” çağrısı yaptığını da savundu.
‘TÜRKİYE’NİN ZİYARETLERLERİ KOD İÇERİYOR’:Türkiye’nin Kıbrıs müzakerelerindeki rolüyle ilgili de yorum yapan Özkaleli, Türkiye’nin üst düzey temsilcileri tarafından yapılan ziyaretlerinin bazı kodlar içerdiğini savundu. Özkaleli görüşünü şu şekilde açıkladı: “Dış işleri bakanının, cumhurbaşkanının ziyaretinde bulunup, basın beyanatında Türk tarafının Türkiye ayağının hareket tarzının kodlarını açıklamıştır. Diyor ki Davutoğlu ve Türkiye, ‘bizim birincil talebimiz çok taraflı konferansın toplanması, 1 Temmuz’da yeni ortaklık devletinin AB dönem Başkanlığını alması’. Bu olmazsa ne olacak, Türkiye 6 ay boyunca AB ile ilişkilerini donduracak. Ekmelledin İhsanoğlu’nun Cumhurbaşkanını ziyaretinde, o ziyaretler başlı başına kod idiler. O da, ‘Kıbrıs Türklerine uygulanan izolasyonların insani, vicdani veya hukuki hiçbir temeli yoktur, biz bunu ortadan kaldıracak tedbirleri alırız’ dedi. BM genel sekreteri Ban, İhasanoğlu ile temas halinde. Sayın Davutoğlu, Gül Clinton ile temas halinde. Gül’ün İngiltere Kraliçe’sini ziyareti de başka önemli koddur. İki garantörün bir araya geldiği bir andır. Kıbrıs’ın geleceğiyle ilgili önemli şeyler konuşulmuştur.”
‘BAN, METNİ KIZGINLIKLA YAZDI’: Genel Sekreter’in yazdığı metni sinirli bir halde yazmış olduğunu öne süren Özkaleli, genel sekreterin çağrı yapmak istediğini ancak tarafların bir tanesinin buna müsaade etmediğini düşündüğünü belirtti. BM Genel Sekreteri’nin dilek ve temennilerden söz etmediğini belirten Özkaleli konuşmasını şöyle sürdürdü: “BMGenel sekreteri dilek ve temennilerden söz etmez. Bütün tarihi size veriyoruz yapma niyetindeyim ama yapamıyorum. Ertesi gün başka bir açıklama yapılıyor aslında ilerleme de vardı diyor. Hirstofyas’la müzakere etmiş kişiler bilir, dengeli bir müzakereci değil. Annan Plan’ına evet diyeceğim deyip bambaşka tavır sergilemiş bir müzakereci. Bu çağrı yapılır yapılmaz, yapıldıktan sonra top Rum sahasına düşecek. Türk tarafı hazırlığını da yapmıştır, Greentree’de eşler de oraya götürülmüşken al ver sürecine giriyoruz denilseydi Türk tarafı hazırlıklıydı. Rum tarafı orada kalırdı. Nitekim dönmüştür ve çarmıha gerilmiştir Hristofyas, bir çivisini DİKO, EDEK bir çivisini de DİSİ çakmıştır Hristofyas’ın müzakerecilikten alınması tartışılmaya başlanmıştır. Uluslararası konferans çağrısı yapılır, yapıldıktan sonra Rum tarafında ağırlık basan görüş o konferansa katılmaktansa Hristofyas’ı istifaya zorlamak olur. Rum tarafı süreci çökermek istiyor.”
‘KOSOVA SÜRECİ VE TAYVAN MODELİ AKADEMİK DÜZEYDE İNCELENDİ’: Kıbrıs sorunuyla, gerek Kosova süreci gerek Tayvan modeli gerekse daha başka modeller ve çatışma noktaları bunların hepsi akademik düzeyde ciddiyetle incelenmiş durumda olduğunu aktaran akademisyen, bu modellerin Kıbrıs sorunuyla benzeştiği, ayrıştığı noktalarla ilgili akademik çalışmaların da yapıldığını kaydetti. Downer’ın yazacağı raporun Güney’de bir paniğe neden olduğunu da savunan Özkaleli; Downer’ın pozisyonuna eş pozisyonda Kosova’daki bir BM görevlisinin; “Sırplarla Arnavutlar arasında Kosova sorununun müzakere edilerek çözülme ihtimali yoktur”dediğini de hatırlattı.