KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın dış ilişkilerde kurucu devletlerin her birinin veto hakkı olmasını talep ettiği ancak, Hristofyas’ın bunu reddettiği belirtildi.
Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm bulunması amacıyla yürütülmekte olan doğrudan müzakereler çerçevesinde Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın gerçekleştirdiği görüşmede, Kıbrıs Türk tarafının; dış ilişkiler konusunda kurucu devletlerin her birinin veto hakkı olmasını talep ettiği bildirildi.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın, “bir kurucu devletin, uluslararası bir anlaşmaya onay vermemesi durumunda, diğer kurucu devletin veya merkezi hükümetin kararına veto uygulamasının mümkün olması” görüşünü desteklediğini yazan Fileleftheros gazetesi, bunun; kurucu devletlerin herhangi bir anlaşmayı kabul etmemesi durumunda, merkezi hükümet için de geçerli olacağını belirtti.
Habere göre Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, Talat’ın bu önerilerine yönelik olarak, “bu tür düzenlemelerin kabul edilmesinin mümkün olmadığını” söyledi ve Cumhurbaşkanı Talat’tan görüşlerini yazılı olarak vermesini talep etti.
Gazete, Talat’ın bir sonraki görüşmede görüşlerini yazılı olarak vereceğini de ileri sürdü.
Türk tarafının, reddedilen Annan Planı’nın ötesinde görüşler ortaya koyduğu savunulan haberde, Türk tarafının “uluslararası ilişkilere ilişkin olarak, çözüm olması durumunda, uluslararası ilişkiler konusunda karar verecek olan üç tarafın (kurucu devletlerin ve merkezi hükümetin) katılımıyla bir komite kurulmasını” önerdiği, Kıbrıs Rum tarafının ise böyle bir komitenin, sadece koordinasyon rolü üstlendiği sürece kurulabileceğini düşünmekte olduğu belirtildi.
Alithia ise aldığı bilgilere dayanarak Cumhurbaşkanı Talat’ın uluslararası ilişkiler konusunun kurucu devletlerin yetkileri içinde olması gerektiği konusunda ısrarlı olduğunu yazdı
Gazete, yine aldığı bilgilere dayanarak Hristofyas’ın, “bunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını” belirterek, bu konunun Kıbrıs Rum tarafının kırmızıçizgilerini teşkil ettiğini, dış ilişkilerin federal hükümete ait olması gerektiğini kesin olarak dile getirdiğini söylediğini ifade etti.
HRİSTOFYAS-DOWNER GÖRÜŞMESİ
Bu arada Rum Yönetimi Başkanı Dimtris Hristofyas, Cumhurbaşkanı Talat ile görüşmesinin ardından, öğleden sonra da BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer ile görüştü.
Filelefthros’ta yer alan habere göre Downer görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, yılsonuna kadar bir momentum sağlanmasının çok zor olduğunu belirterek, ihtiyatlı iyimserliğini dile getirdi.
Alexander Downer, müzakerelerin zor olduğunu, hiç kimsenin bunun böyle olmamasını beklemediğini söyledi.
Downer, Temmuz ayında Kıbrıs’a ilk geldiğinde sorunun zorluğu konusunda yanılsamalara sahip olmadığını ifade etti ve “Zaten bu kadar zor olmasaydı uzun zaman önce çözülürdü” şeklinde konuştu.
İki liderin, Kıbrıs sorununa çözüm bulmada kararlı oldukları inancını dile getiren Downer, bu nedenden dolayı kendisinin her zaman süreç konusunda ihtiyatlı iyimser olduğunu söyledi.
Downer, gelecek iki gün içinde Atina ve Ankara’yı ziyaret ederek Türk ve Yunan hükümetleriyle görüşmelerde bulunacağını ifade etti. Alexander Downer, Ankara-Atina temaslarını tamamlamasının ardından 22 Aralık günü yapılacak Talat-Hristofyas görüşmesinde hazır bulunacağını belirtti.
Ankara ve Atina’ya bazı mesajlar taşıyıp taşımayacağı şeklindeki soru üzerine ise Downer, yeteri kadar mesaj taşıyacağını ifade etti.
Sürecin ilerlediği hızdan dolayı memnun olup olmadığı sorusuna ise Downer, hızın sabit olmayacağını söyledi.
DOWNER ENDİŞE DUYUYOR
Öte yandan POLİTİS, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer’in kamuoyu önünde ihtiyatlı iyimser olduğunu, ancak perde gerisinde ileriki adımlar konusunda endişe duyduğunu yazdı.
Gazete, Downer’in, doğrudan müzakerelerde ele alınan “Yönetim ve Güç Paylaşımı” konusundaki birçok başlıkta ciddi derecede görüş birliği eksikliği bulunması nedeniyle “derin düşünceler” içerisinde olduğunu belirtti.
Habere göre Downer, “ileriki günlerde Ankara’da yapacağı görüşmelerde Kıbrıs Türk tarafının “mümkün olmayan” (uygulanabilir görülmeyen) taleplerini ortaya koymayı hedefliyor.
Downer, görüşmeleri sırasında, “Kıbrıs Türk tarafının, dış ilişkiler ve merkezi hükümet gibi anahtar konulardaki tezlerinin federal hükümeti işlevsiz kılacağı, ayrıca Talat’ın önerdiği düzenlemeler ve yapıların AB tarafından kabul edilmeyeceği” görüşünü de ortaya koyacak.
Türkiye İçişleri Bakanı Çiftçi, KKTC'ye ziyarette bulunacak
'Ütopyada yaşayan bir Cumhurbaşkanımız var'
SOFA ANLAŞMASI BÖLGESEL GERİLİMİ DAHA DA ARTIRACAK
GÖREVİMİZ GENÇLERİN DÖNECEĞİ BİR ÜLKE
5+1 TOPLANTISI KESİN UZUN BİR YAZ OLACAK
ERHÜRMAN’IN TEK GÜNDEMİ SPOR AMBARGOSU OLMALI
Akansoy: 'Kıbrıs konusunda yeni bir sürece girme iradesi var'
ERHÜRMAN’IN ÖNERİLERİ KABUL EDİLECEK Mİ?
CTP, Adıyamanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği’ni kabul etti