Merhaba

İlkyazımda sizlere biraz kendimden bahsetmek istedim. Açıkçası çok klişe olan şurada, şu yıllarda doğdum, bu okullarda okudum gibi bir giriş yapmak istemem.

İlkyazımda sizlere biraz kendimden bahsetmek istedim. Açıkçası çok klişe olan şurada, şu yıllarda doğdum, bu okullarda okudum gibi bir giriş yapmak istemem. Kısacası sanatçı bir anne ve babanın oğlu olarak, Almanya’nın Berlin kentinde dünyaya geldim.Ailemin işi gereği çocukluğumun büyük bir bölümü televizyon stüdyolarında ve teknik cihazların arasında geçti diyebilirim. Benim yaşımdaki çocukların top oynaması gerekirken, ben 5 yaşında video recoderin timer ayarını yapmasını biliyordum. En büyük zevkim, evdeki video kamerayla çekimler yapıp, daha sonra bunları montajlamaktı. Ukalalık yaptığımı düşünmeyin lütfen. Fakat ben bunları yaparken ise 8 yaşındaydım. Ortaokul çağlarımda yıllarda içimde kendimi ifade etme ihtiyacı olduğunu fark ettim. Topluma en kolay ulaşan aracın televizyon olduğunu anladığımda, kendimi ifade etme isteğini gerçekleştirmenin en iyi yolunun, görsel yayıncılık olduğuna inandım. Medya kuruluşlarına okul çıkışları gidip orada çalışmaları izlerdim.

Lisede ise okulumuzun medya bölümü bulunuyordu. Böylece büyük bir şans eseri önce Berlin Ofener Kanal’da daha sonra ZDF’de staj yapma şansını elde ettim. Aynı zamanda Berlin’de Radyo ve Görsel yayıncılık teknikleri okudum. Okul hayatım çok kolay oldu diyemem çünkü bir dönem eğitimime ara verip, Türkiye’ye vatani görevimi yapmak için gittim ve sonra Almanya’ya geri dönüp eğitimi tamamladım. Normal şartlarda bunu yapmam gerekmiyordu, ben de çift uyruklu olan Alamancı Türklerdenim. Buna rağmen gönüllü olarak Almanya’dan Türkiye’ye sırf 18 ay vatani görevimi yapmak için gittiğimi her seferinde gururla söylemeden yapamıyorum.
1998-2008 yıları arasında hem Almanya hem de Türkiye’de çeşitli kanallarda görev aldım. Görev aldığım bu zaman zarfında, teknikten kameraya, montajdan sunuculuğa kadar televizyon yayıncılığının birçok dalında bulundum. Şunu özellikle belirtmek isterim ki çok şeyi biraz biraz bilmek yerine, tek bir şeyi en iyi olarak bilmek elbette çok daha geçerlidir.

Günümüze baktığımızda bazen iş hayatında ukala gözükebilen fakat aslında ekipçe çalışmayı çok seven birisiyim. Bunu bilmek istiyor musunuz bilmiyorum ama yaşlanan ama büyümeyen bir çocuğum aynı zamanda. Ben çok iyi hayal kurarım. Hatta fazla hayalperest olduğum bile söylenebilir. Eğer hayalleriniz varsa, sınırları aşabilirsiniz. Görsel yayıncılığın, ister televizyon, ister sinema olsun, hayal gücü sayesinde sınırları olmadığına inanıyorum. O yüzden bu yönümü seviyorum. Bazen kendimde sevmediğim yönüm ise çok fazla detaycı olmam fakat başarının sırrı detayda gizli olduğunu düşünürsek bunun sevmediğim değil tam tersine hayatım boyunca uygulamam gereken bir ayrıntı olduğunu unutmamam gerekiyor. Elbette başarı göreceli bir kavramdır. Ben öncelikle kendime olan saygımdan dolayı, yaptığım işin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Bu mesleğe o kadar çok saygım ve sevgim var ki, ne kötü iş yapmayı kendime yakıştırırım nede çalıştığım kurumun ekranına yansımasına izin veririm. ADA TV’de olmamın en büyük sebebi ülke standartlarının üzerinde yayın yapmasıdır. Görevde bulunduğum sure içerisinde bu standardı ekipçe daha da yükselteceğim.
Bu haber 320 defa okunmuştur

:

:

:

: