Kredi notları da yüksek borçları da

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Moody’s, Fitch Ratings ve Standart and Poor’s’un Avro Grubuna üye 16 ülkeye ilişkin aldığı kararların, ülkelerin borç sorunu ve ekonomik durumu ile küresel ekonomiye olası olumsuz sonuçları üzerindeki etkisi tartışmaların odağı haline geldi.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Moody’s, Fitch Ratings ve Standart and Poor’s’un Avro Grubuna üye 16 ülkeye ilişkin aldığı kararların, ülkelerin borç sorunu ve ekonomik durumu ile küresel ekonomiye olası olumsuz sonuçları üzerindeki etkisi tartışmaların odağı haline geldi.

Moody’s’in en son Portekiz’in notunu iki basamak birden indirmesi Anglo-Sakson kökenli üç uluslararası kredi derecelendirme kuruluşunun aldığı kararların tekrar sorgulanmasına neden oldu.

Söz konusu rating kuruluşları, 2008 yılında başlayan finansal kriz süresince ve Avro Bölgesi’nde yaşanan ekonomik krizde ülkelere verdiği notlar ve yaptığı açıklamaların piyasaları olumsuz yönde etkilediğine ilişkin eleştiri oklarına hedef oluyor.
Bu kuruluşların attıkları adımların finansal piyasalardaki yükseliş ve düşüşleri kuvvetlendirme eğiliminde olduğu belirtiliyor.
Avrupa Birliği ise Yunanistan gibi bölgenin zayıf halkalarına ilişkin ortaya atılan karanlık komplolarla avro’yu zayıflatmaya çalışan spekülasyonlara karşı kurtarma paketleri hazırlayarak ortak para birimi avro’yu korumaya çalışıyor.

AVRUPA, BERMUDA ŞEYTAN ÜÇGENİNDE

Son dönemde küresel ekonominin gidişatı konusunda yapılan tartışmaların odağında Avrupa’nın borç krizi ve ekonomik yapısı bulunuyor. Avrupa ekonomisinin küresel ekonomi üzerinde olası olumsuz etkileri sıkça dile getiriliyor.
Avro Bölgesi’nin, borç sorunu, ekonomik daralma ve azalan nüfus arasında “Bermuda şeytan üçgeni”nde sıkıştığı belirtiliyor.
Bölgedeki 16 üye ülkenin ortak para birimi avro’yu kullanıyor olmasının ise bölgeyi şiddetli bir ekonomik krizle karşı karşıya bıraktığı kaydediliyor.
Piyasaların, Avro Bölgesi ekonomisinin sağlam ve güçlü olduğu yönündeki güvenini kaybettiği ifade ediliyor.
Avro Bölgesi’ndeki ekonomik kriz hükümetler arasında birliğin ve ortak para birimi Avro’nun geleceği konusunda da fikir ayrılıkları yarattı.
Avrupa’nın baskın güçleri Almanya ve Fransa, Avro Bölgesi’nde güçlü bir uyum gerektiği yönünde fikir birliğine vardı ancak iki ülke arasında bu uyumun hangi konuda olması gerektiğine ilişkin fikir ayrılıkları bulunuyor.

Avrupa’nın en büyük ekonomisi Almanya, Avro Bölgesi’nde borçlanma, harcama ve rekabet edebilirlik konusunda daha sıkı tedbirler alınması gerektiğini savunuyor. Bu isteklerin Avrupa’nın mega projeleri ve yoksul bölgelere ayrılan fonları etkileyeceği ifade ediliyor.

Birliğin güney kanadını oluşturan Fransa ise “Avrupa Ekonomi Hükümeti” kurulmasını istiyor. Yani bunun anlamı, politikacıların para politikalarına müdahale etmesi anlamına geliyor.

Sonuç olarak, Avro Bölgesi ülkelerinin krizden çıkabilmesi için vergi ve sosyal konularda fikir birliğine varması gerekiyor.

KRİZ MAĞDURU KOMŞUNUN NOTU HALA TÜRKİYE’NİN ÜZERİNDE
Avro Bölgesi üyesi 16 ülkenin sadece 6’sının kredi notu uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Fitch, Moody’s ve Standart & Poor’s tarafından verilen en yüksek not olan ve güvenle yatırım yapılabilir anlamına gelen “AAA” düzeyinde bulunuyor.

Almanya, Avusturya, Finlandiya, Fransa, Lüksemburg ve Hollanda, üç kredi derecelendirme kuruluşundan daima en iyi not alarak kredibilitesi yüksek ülkeler arasına girmeyi başarıyor.

Bu ülkeler arasında en çok Almanya ve Fransa’nın yüksek borç miktarı, işsizlik oranı ve bütçe açığına rağmen notlarının “AAA” düzeyinde olması dikkat çekiyor.
Diğer taraftan Avro Bölgesi’nin en sorunlu ülkesi ilan edilen Yunanistan’ın kredi notu ise bir süre önce Raiting kuruluşu Moody’s tarafından Avrupa Birliği (AB) ve IMF yardım paketine ilişkin risklere bağlı olarak yatırım yapılabilir seviyenin altına indirildi, görünümü ise durağan olarak açıklandı.

Yunanistan’ın notunu dört kademe indirerek “A3”ten “Ba1” seviyesine çeken Moody’s’in kararı, Yunanistan’ın içinde bulunduğu borç krizinden çıkma kabiliyetiyle ilgili şüphelerin varlığını koruduğunu gösteriyor.

Yunanistan’ın not indirimine rağmen, halen notunun “Ba2” seviyesinde olan Türkiye’nin bir basamak üzerinde olmasının ise ülkenin yalnızca Avrupa Birliği üyesi olmasından kaynaklandığı belirtiliyor.

Bu haber 195 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER